Bir Sonraki Salgın: Yalnızlık

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

Yapılan bir araştırmaya göre ABD’nin önümüzdeki yıllarda sağlıkla ilgili en büyük problemlerinden biri yalnızlık ve yalnızlığın getirdiği psikolojik zorluklar olabilir. Bu konuda en büyük risk grubu ise yaşlılar değil tam aksine gençler.

Sağlık sigortacısı Cigna ve araştırma şirketi Ipsos tarafından yapılan araştırmaya göre en yalnız grup 18-22 yaş arası gençler. Yalnızlık zihinsel, fiziksel ve duygusal sağlığa büyük bir tehdit oluşturuyor ve uyuşturucu kullanımından kalp krizine uzanan bir skaladaki sağlık problemleriyle doğrudan ilişkili olduğu gözüküyor.

Araştırmada 20.100 adet yetişkin UCLA Yalnızlık Ölçeği denen 20 soruluk bir teste girdiler. Bu testte katılımcılar “Destek alabileceğim kimse yok.” ya da “Kendimi bir arkadaş grubunun parçası hissediyorum.” Gibi ifadelere ne derece katıldıklarını puanladılar ve bunlara göre yalnızlık puanları oluşturuldu. Araştırmaya göre 43 puanın üstü yalnız olarak kabul ediliyordu ve araştırmaya katılanların ortalaması 44 olarak çıktı. Bu sonuç yalnızlığın toplumda epidemik bir seviyeye ulaştığını göstermekte.

Katılımcıların neredeyse yarısı kendilerini bazen ya da her zaman yalnız ve dışlanmış hissetiklerini, %43’ü ilişkilerini anlamsız hissettiklerini söylerken sadece %53’ü günlük olarak anlamlı kişisel ilişki ve iletişime geçebildiklerini belirttiler.

18 – 22 yaş arası Z kuşağı katılımcıları ise 48.3 puanlık ortalama ile en yalnız grup olarak ortaya çıktı. Burada yoğun sosyal medya kullanımı suçlamak akla gelen ilk şey olsa da, sosyal medyayı sık kullanan ve kullanmayanlar arasında da ciddi bir fark gözükmüyor. Emekliler ve daha yaşlı nesiller ise araştırmaya göre kendini en az yaşlı hisseden grup olarak öne çıkıyor. 72 yaşından büyük katılımcıların ortalama puanı 38.6 ve tüm diğer gruplardan oldukça düşükler.

Öte yandan raporda yalnızlık bir sağlık risk faktörü olarak belirtilirken, buradaki ilişkinin çift yönlü olabileceği de vurgulanıyor. Yani kötüleşen sağlık koşulları, olası bir yalnızlığın göstergesi olabilir. Tam tersine iyi sağlık durumu ise yalnızlığı uzak tutabiliyor. Ayrıca yalnızlık denince ilk akla gelen çözüm olan sosyal hayatın geliştirilmesine ek olarak, yeterli uyku ve düzenli egzersiz, iş-hayat dengesi gibi faktörlerde düşük yalnızlık skoruyla ilişkili gözüküyor.

Öncelikle araştırma sonuçlarını incelerken kendi adımıza ders çıkarmak istiyorsak, Türkiye’de ki sosyal hayat ve ilişki yapılarının ABD’de olanlardan çok farklı olduğunu göz önünde bulundurmamız gerekli. Kültürümüz bireysellikten ziyade kolektif bir kültür, bu anlamda 18-22 yaş aralığındaki bir gencin ülkemizde kendini bu denli yalnız hissetmesi çok olası değil. Fakat tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bireysellik gittikçe güçleniyor. Bunu özellikle 25-35 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin zayıflayan aile/akraba ilişkilerinde görmek mümkün.

Bu bakımdan konu günümüzde büyük bir tehdit olarak gözükmese de, önlemleri şimdiden almak faydalı olabilir. Bu bağlamda sigorta şirketleri (özellikle sağlık ve hayat branşları) müşterilerine sunacakları ürün ve hizmetleri planlarken, yalnızlığın topluma olan kötü etkilerini dikkate almalılar. Böylece uzun vadede topluma yararlı olurken, sağlık anlamında önleyici bir etken olarak kendi karlılıklarını da koruyabilirler.

Sektörümüzde bu amaca yönelik uygulamalar da yok değil. Örneğin; Garanti Emeklilik ve Vakıf Emeklilik uzun süredir uyguladıkları hobi kulüpleri uygulaması ile müşterilerine hem bir uğraş kazandırırken hem de sosyal bir ortam sağlıyor. Uzun vadede ise bu uygulamadan memnun kalan müşterilerin firmaya olan sadakati artıyor. Müşteri sadakatinden daha önemlisi ise firmalar farkında olmasalar da, müşterilerinin sağlıklarına katkıda bulunuyorlar. Bu tür uygulamalar ufak bir uğraşla oldukça çeşitlendirilebilir ve genişletilebilir. Bu konuda başta en büyük faydayı görecek olan sağlık sigortacılarından başlayarak, tüm sektörün kafa yorması gerekli.

Kaynaklar;

https://www.cigna.com/newsroom/news-releases/2018/new-cigna-study-reveals-loneliness-at-epidemic-levels-in-america

https://www.forbes.com/sites/brucelee/2018/05/01/here-is-more-evidence-that-americans-are-lonely-and-what-should-be-done/#3495e2523194

Paylaşmaya değer bulduysanız;
Mehmet Can Vanlı

Mehmet Can Vanlı

Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra yazılım sektöründe çalıştı. Daha sonra ODTÜ MBA programını tamamlayarak, sigorta sektöründe pazarlama alanında çalışmaya başladı. Şu an Cigna Finans'da Stratejik Pazarlama Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir