Osmanlı’da Yangın Sigortası Underwriting Uygulamaları

Tahmini Okuma Süresi: 5 dakika

Bundan önceki yazılarımızda Osmanlı İmparatorluğu’nda sigortacılığın ve sigorta şirketlerinin ortaya çıkışını ve Sun Sigorta Şirketi özelinde sigorta acentelerinin yapılanmalarını  incelemiştik. Bu yazımızda ise Osmanlı İmparatorluğu’nda yangın sigortacılığında ilk underwriting uygulamalarını ve sigortalı yapıları anlatacağız. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nda sigorta şirketlerinin risklere bakış açısını uygulamalı örneklerle aydınlatmayı umuyoruz.

İzmir

Sun Sigorta, 1863 yılında İzmir’de acentelik açtıktan sonra şehre ilişkin risk analizi ve yapı sahipleri ile ilgili raporlar hazırlattı. Bu raporlardan biri 14 Aralık 1863’e aittir, rapora göre; faaliyetlere başlanacak ilk yıl sigorta yapılacak alanın dar tutulması önerilmiştir. İzmir Marinası’nda bulunan binaların bir kısmının sigorta açısından iyi risk olduğu, Frenk bölgesinde bulunan eski binalara dair sigorta talebi olması halinde ise mutlaka reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Rose Street’te yer alan az sayıdaki evin sigortası yapılabileceği ayrıca Frenk bölgesinin pazara kadar olan bölgesindeki evlerin neredeyse tamamının iyi risk olduğu savunulmuştur.

Sokaklar, Evler ve Hanlar

Sun çalışmasını daha da derinleştirmiş ve sokaklardaki yapıları tek tek belirleyerek o yapıların sigortaya uygun olup olmadığını, eğer uygunlarsa sigorta bedellerinin ve prim düzeylerinin ne olması gerektiği hakkında bir analiz yaptırmıştır. Dikkat çeken unsur ise sokakların isimlerinin yabancı olmasıdır, bu durum hedeflenen müşteri kitlesinin yabancı olduğuna dair düşünceleri desteklemektedir.

  • Bella Vista Sokağı: Sokaklardaki binaların yapısı genel olarak taş ve ahşaptan olup durumları çok iyi değildir. Prim oranı % 1,5 olarak uygun görülmüştür.
  • Dickson Sokağı: Numara 52’deki taş binanın primi %1, taş ve ahşap karışımı binaların primleri de % 1,5 ve %2 arasında uygun görülmüştür.
  • İngiliz Bölgesi: Frenk bölgesinde denize yakın en geniş sokaktır. Üst tarafları ahşap ve taş yapılar karışıktır. Prim %1 olarak belirlenmiştir.
  • Balık Pazarı: Birçok balık deposunun bulunduğu bölgede toplam sigorta bedeli 3.000 ile 5.000 pound arasında değişmektedir. Sun Sigorta İzmir acentesi olan Rose; bu bölge için prim olarak %2’yi önermiş diğer taraftan Royal Liverpool’un primi % 1,5 olup Sun Sigorta merkezinden alınan karar ile bu bölgedeki prim % 1,75 olarak belirlenmiştir.
  • Frenk Sokağı: Sokağın ön tarafı ahşap ve taş karışık arka tarafı ise briket ve taştan yapılmış yapılar yoğunluktadır, prim tutarı %1,25’tir. Bölgede yapılan evlerin bir kısmı 1846 yılında çıkan yangın sonrası yanmış olup bu yapıların yerine yapılmış olan evler için prim %1’dir.
  • Fransız Konsolosluk Sokağı: Royal Liverpool’in buradaki primi % 1,25‘tir. Genellikle yapılar taştan olup küçük bir kısmı taş ve ahşap karışıktır.
  • Moena Pervolis Sokağı (Cathrine Katedraline Yakın Olan Sokak): Imperial Ottoman Bank’ın verdiği konut kredisinin içinde yangın sigorta teminatı da olup prim %1,25’tir. Royal Liverpool bankadan ve krediden bağımsız olarak %1 prim ile yangın sigorta teminatı sunmaktadır.
  • St. Photoni Kilisesi Yakınları: Bu bölgede Zizecli olarak adlandırılan ve bir antrepo mevcuttur. Bu hanın Kilise pasajından bir, Wanoglow Han’dan da diğer girişi mevcuttur. 1.sınıf bir yapıda olan hanın kapı üstleri tonoz yapıda olup kuzey tarafında bir evle bitişiktir. Yapının güney tarafı taş diğer tarafları ise ahşap, taş ve ahşap karışık bir yapıda yapılmıştır. Toplam sigorta bedeli olarak 10.000 ile 40.000 pound arasında bir bedel ve Prim ise %0,75 şeklinde belirlenmiştir.
  • Rose Sokağı: Bu sokakta bulunan Skiffmann Evi sigorta için uygundur. Bazı kısımları taş diğer kısımları ise ahşap ve taş karışımı bir şekilde yapılmıştır. Riskli durum ise evin iki tarafında bulunan ahşap evlerdir. Rose burada %2, Royal Liverpool ise %0,5 olarak prim belirlemektedir. Rose bu prim düzeyinin kesinlikle altına inmemektedir. Yine bölgede yer alan Zipey evine ise Sun %2’i Royal Liverpool ise %1,5 prim belirlemiştir. Evin yapısı taş, taş ve ahşap karışımı olsa da yanındaki yapıların ahşap olması prim düzeyinin yüksek olmasına neden olmaktadır. Guardian adlı evde ise Sun % 1,75 , Royal Liverpool ise %1 prim belirlemiştir. Evin arka tarafı ahşap ve taş karışımı bir şekilde yapılmıştır.
  • Abdul Kadir Han: Hanın içinde yer alan kafeler, kervanların mal boşalttıktan sonra kaldığı alanlar ve depoların neredeyse tamamı taş malzemeden yapılmıştır. Belgelerden anladığımız kadarıyla mülk sahibi bir bankadır. Banka sigorta şirketlerine hanı sigortalatmak istemiş toplam sigorta bedelini de 40.000 pound olarak belirlemiştir.

Bunun üzerine dağılım şu şekilde olmuştur; Sun 10.000 pound, Phoenix 10.000 pound ve Royal Liverpool 20.000 poundluk kısmı almıştır. Sigorta şirketleri hanın sahibi olan bankaya eğer taş ve ahşaptan yapılmış bir odayı kullanıma kapatırsa ve belirlenen camları iptal ederse prim fiyatını %1,25’ten %0,75’e düşeceklerini belirtmişler, Banka da bu talepleri kabul edip uygulayarak indirimden faydalanmıştır.

Genel olarak bir değerlendirme yapıldığında Sun’ın prim oranları %0,75’ten başlayarak %2’ye kadar çıkmaktadır. Sun, sigortalayacağı riskler konusunda seçici olmuş ve özellikle Royal Liverpool’un rekabetçi prim tutarlarına göre daha tutucu bir politika izlemiştir.

İzmir-Aydın-Kasaba Demiryolu

Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en önemli demiryolu projelerinden birisi e İzmir-Kasaba-Aydın demiryoludur. İngilizlerin yaptığı bu demiryolu doğal olarak sigorta şirketleri için de önemli bir projeydi.

İzmir-Aydın İstasyonunun yangın sigortası için uzun bir görüşme süreci yaşanmıştır. Bu görüşmelerin sonucunda istasyonun sigortası Sun ve Royal Liverpool’a toplam sigorta bedeli sigorta şirketi başına 24.000 pound olmak üzere toplamda 48.000 pound olarak ve primi ise % 0,375 olacak şekilde verilmiştir. İlk olarak gelen yangın sigorta talebine kurumların verdiği prim teklifi % 0,5 olmuştur. Fakat projeyi yapan firma bu prim düzeyini yüksek bularak indirim istemiş ve % 0,375 üzerinden anlaşma sağlanmıştır. Poliçe direkt olarak Londra’daki ofiste kesilip İzmir’e gönderilmiştir. Sigorta kapsamında olan yapılar ise şöyledir; İstasyona bağlı olan tüm oturulan evler, Bankalar, Depolar ve Tamirhane.

İstanbul

İstanbul, İzmir’e göre çok daha büyük ve karmaşık bir yapısı vardı. Bu nedenle İzmir gibi kolaylıkla bölgelere ayrılıp analiz edilmesi de zordu. Buna ek olarak Sun’ın İstanbul’daki acentesi ilk başta kalıcı olmayacak kısa bir süre sonra görevden alınacaktı. Yerine atanan yeni acente de bu büyük şehri sigortacı olarak analiz etmesi kolay olmayacaktı. Nitekim yapılan analizler İzmir’e göre dağınık, amatör ve hedeften uzaktır. Sun’ın İzmir acentesi Rose; belirli bir düzeydeki prim büyüklüğü ve riski düşük olan işleri analiz edip kabul ederken İstanbul’da bunu söylemek mümkün değildir. Sun’ın merkezindeki defterlerinde Rose’un İzmir’de yapıları analiz etmek için kullandığı birçok teknik çizim ile karşılaşırken İstanbul’da bunlardan iz yoktur. Şehrin muazzam boyutlardaki büyüklüğü ve yayılışı da acentenin analiz yapmasının en büyük nedenlerinden birisiydi. Bunun sonucunda ise Sun İstanbul’da büyük zararlar yazmak zorunda kalmıştır.

İstanbul’da yabancılar ve finans piyasası genellikle Pera-Galata bölgesinde yoğunlaşmış diğer bölgeler ise Yahudiler, Ermeniler, Rumlar ve Türkler şeklinde birbirinden ayrılmıştır. Türklerin yaşadığı bölge yangın açısından en tehlikeli bölge idi. Zira depremden korunmak kaygısıyla evler genellikle ahşaptan yapılmış, sokaklar dar ve bitişik bir nizam olacak şekilde sıralanmıştır. Yangınlar kolaylıkla büyük felaket boyutunu alarak ciddi maddi ve can kayıplarına yol açıyordu. Öyle ki İstanbul halkı mal varlıkları olan takılarla yatıyor, yangın çıkması halinde hemen dışarıya kaçarak mal varlıklarının tamamını kaybetmekten kurtulmaya çalışıyordu.

Yangını tetikleyen bir başka faktör ise kışın ısınmak için kullanılan mangallardı. Bu mangalların devrilmesi ile evin ahşap yapısı birleştiğinde yangın bir anda tüm eve yayılarak evi kül ediyordu. Diğer yandan evlerin bitişik olması ve yangın duvarlarının olmaması nedeniyle yangın hemen yan eve sıçrayarak o bölgede etkili oluyordu.

Yandaki resimde de görüldüğü gibi özellikle Türkler’in yaşadığı bölgelerde sokaklar dar, evler ahşap ve bitişik nizamdaydı. Yangınların yoğunlaşması ve giderek felaket boyutuna dayanması ev yapım tekniklerinde de değişikliğe gidilmesine neden olmuştur. Yerden belirli bir yükseklikte ve taş üzerine yapılan evlerin duvarlarında briket kullanılmaya başlanmış ve ahşap dış cepheye gelmiştir.

Şehrin geneline bakıldığında sigorta şirketleri için Galata-Pera bölgesi hem yapıların durumu hem de sosyal açıdan sigortaya daha uygun görünürken diğer bölgeler için bunu söylemek pek mümkün değildir.

Özetle İstanbul, yangın sigorta şirketleri açısından olumsuz özellikler taşımasına rağmen büyüme potansiyeli açısından umut vericiydi. Bu nedenle şehre birçok sigorta şirketi 1865’ten sonra gelmeye ve yangın sigorta teminatı sunmaya başlamıştır. Sigorta şirketleri ilk yıllarda ciddi zararlar yazmış fakat özellikle 1870 Büyük Pera Yangınından sonra Belediye’nin yapılaşma atılımı onlara uzun vadede kar yapmalarına olanak sağlamıştır.

İstanbul’da İlk Sigortalanan Yapılar

  • Samatya: Tüccar olan Bay Motiadi evini sigortalatmak istemiştir. Evi için 2.000 pound içindeki mobilyalar için de 2.000 pound olmak üzere toplam da 4.000 poundluk bir toplam sigorta bedelli bir poliçe talep edilmiştir. Yapılan incelemede evinin 3 katlı ve 30 yıllık bir bina olduğu tespit edilmiş çevresindeki ahşap evler nedeniyle talep reddedilmiştir.
  • İstanbul Balık Pazarı: Koasürans olarak 3.000 poundluk toplam sigorta bedeli olarak % 0,75 prim alınmıştır.
  • Mahmutpaşa: Hammaddelerin depolandığı bir han birçok sigorta şirketinin koasürans yapması sonucu Sun’da 1.500 poundluk toplam sigorta bedelli ve %1 prim ile bir pay almıştır.
  • Ticaret Ev İçindeki Dükkân: Yeni Camii karşısında yer alan dükkânın yangın sigortası için koasürans şeklinde toplam sigorta bedeli 4.000 pound olan ve % 0,75 prim ile pay alınmıştır.
  • Kasım Paşa: Numara 9’da olan yeni yapılmış taş bir bina 3.500 poundluk toplam sigorta bedeli ve % 0,75 prim ile koasürans şeklinde pay alınmıştır. Royal % 0,5 prim üzerinden pay almıştır.
  • Ticaret Hane: Sahibi Türk’tür. Yapı ahşap olduğu için reddedilmiştir.
  • Şekerci Han: Asmaaltı caddesinde bulunan han için koasürans şeklinde 2.727 poundluk bir sigorta bedeli kabul edilmiştir.
  • Agopyan Han: % 0,5 prim seviyesi ve toplam sigorta bedeli 4.000 pound olacak şekilde sigortalanmıştır.
  • Büyük Yeni Han: % 0,375 prim seviyesi ve 2.500 pound toplam sigorta bedeli ile sigortalanmıştır.

Sonuç olarak, Osmanlı İmparatorluğu’nda 1863 yılında sigorta acentelerinin  kurulmasıyla birlikte, o dönemdeki modern yangın sigortacılığı prensipleri kullanılarak underwriting uygulamalarının yapıldığını söyleyebiliriz. Bu durum da bize Osmanlı’daki sigortacılık uygulamalarının tahmin edilenden çok daha kapsamlı ve komplike olduğunu göstermektedir.

Kaynaklar;

LMA CLC/B/192/019/31522/259
LMA CLC/B/192/019/31522/267

LMA=London Metropolitan Archive

Paylaşmaya değer bulduysanız;
Hüseyin Akbulut

Hüseyin Akbulut

İstanbul Üniversitesi, İktisat Ana Bilim Dalında, Osmanlı İmparatorluğu'nda Sigortacılık konulu doktora çalışmasını tamamladı. Halen Standard Partners firmasinda İş Ortağı (Partner) olarak calismaktadir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir