Tüm Yönleriyle Tekafül (Katılım) Sigortacılığı

Tahmini Okuma Süresi: 5 dakika

Arapça bir kelime olan tekafül, ortak fayda – ortak sorumluluk anlamını taşımaktadır. Tekafül sigorta sistemi ülkemizde katılım sigortacılığı olarak adlandırılmaktadır. Geleneksel sigorta ürünlerinin bazı İslam alimleri tarafından uygun görülmemesi sonucu ilk olarak 1979 yılında Sudan‘da uygulanmaya başlayan sistem, 1985 yılında İslam Hukuku Akademisi Konseyi‘nin vermiş olduğu fetva ile diğer İslam ülkelerinde de yaygınlaşmıştır.

Tekafül Sigorta Sisteminin Tarihçesi

Tekafül sistemi ile ilgili ilk modern düşünceler 6-8 Mayıs 1981 yılında Batı Almanya Baden’de yapılan İslâm Bankaları ve Ekonomik İşbirliği Stratejileri Uluslararası Sempozyumu’nda ele alınmıştır. Bu sempozyumun amacı tüm dünyada yeni bir uygulama olan faizsiz bankacılık sistemi hakkında ortak bir akıl oluşturmak ve ülkeler arası uygulama farklılıklarını en aza indirmektir. Bu sempozyumda faizsiz çalışan banka, faizsiz çalışan yatırım şirketi ve faizsiz çalışan sigorta şirketi üçlüsünün bir arada hizmet vermesi ve bütün bu kuruluşların kâra ve zarara katılma sistemiyle çalışmasının, faizsiz finans sistemin gelişmesi açısından önemli olacağına karar verilmiştir.

1985 yılında İslam Hukuku Akademisi Konseyi; tekafül sisteminin işbirliği, risk paylaşımı ve karşılıklı yardımlaşma unsurlarından dolayı İslam hukukuna uygun olduğunu belirtmiştir. Suudi Arabistan merkezli saygın bir kurum olan bu akademinin vermiş olduğu onay pek çok ülke tarafından tekafül sisteminin benimsenmesi noktasında önemli bir referans olmuştur.

İlk tekafül sigorta şirketleri 1979’da Sudan’da The Islamic Insurance Co. adıyla kurulmuştur. Daha sonra başta Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Suudi Arabistan olmak üzere günümüzde Müslüman olan/olmayan pek çok ülkede çeşitli tekafül sigorta şirketleri kurulmuştur.

Tekafül Sigorta Sisteminin Geleneksel Sigortacılıktan Farkları

Tekafül sigorta sisteminin temelleri katılımcıların gönüllü katkı ve karşılıklı yardımlaşma amacıyla bir araya gelmesine dayanır. Bu sistem yardımlaşma, sorumluluk paylaşımı ve işbirliği ilkelerini içermektedir. Uygulamada her bir katılımcıdan, gruba dahil olan kişilerin uğrayabilecekleri hasarları karşılamak için bir katılım fonu toplanır. Sisteminin amacı muhtemel kayıpların bu fondan karşılanmasıdır.

Tekafül sistemini daha iyi anlayabilmek için geleneksel sigortacılığın İslam alimleri tarafından neden uygun görülmediğini anlamak gerekir. (Burada kastedilen Arap İslam alimleridir, ülkemiz Diyanet İşleri Başkanlığı geleneksel anlamdaki sigortacılığı uygun bulunmaktadır. Detaylı bilgi için tıklayınız)

İlgili kaynaklarda geleneksel sigortacılığın uygun bulunmamasına dört sebep gösterilmiştir;

Cehalet: İslam hukukuna göre kendisinde cehalet olan alış-veriş yasaktır. Sigorta sözleşmelerinde sigortalının ödediği prim karşılığında ne kadar tazminat alacağı ve rizikonun ne zaman gerçekleşeceği gibi konular meçhuldür. Bu yönüyle geleneksel sigortalar sonuçları talih ve tesadüfe bağlı sözleşmelerle kıyaslanarak uygun görülmemiştir.

Kumar: Geleneksel sigortada, sigortalının ödeyecek olduğu prim tutarı önceden belirlenmiş olmasına rağmen riziko gerçekleştiği takdirde elde edeceği kazanç ödediği primden daha yüksek bir meblağ olacağından sigortalı kazançlı, sigortacı zararlı çıkacaktır. Rizikonun gerçekleşmemesi durumunda ise sigortalının ödediği primler sigortacıya kalacağından sigortalı zararlı, sigortacı kazançlı olacaktır. Bu yönüyle geleneksel sigortalar, taraflardan biri için kazanç diğeri için kayıp şansı bulunan bir tür kumar olarak görülmüştür.

Ma’dumun Satışı: Sigorta sözleşmeleri konusundaki esas tartışma bu konuda yaşanmaktadır. Madum Arapçada “yok” anlamına gelmektedir. İslam hukukuna göre sözleşmenin yapıldığı anda mevcut olmayan, teslimi mümkün olmayan, müşteriyi zarara sokma ihtimali yüksek olan ma’dumun satışı caiz değildir. Sigortacının sigortalıya sağladığı güven ve teminat ma’dumun satışı olarak değerlendirilmiş ve uygun görülmemiştir.

Faiz: Özel sigorta şirketi sigortalılardan toplamış olduğu primleri faizli yatırım araçlarında değerlendirdiğinden bu şirketlerde prim ödemek ve şirketlerden tazminat almak uygun görülmemiştir.

Katılım sigortacılığında ise ana dayanak noktası yardımlaşma olduğundan ve sigortacıların yatırdıkları katkı payları hibe olarak ödendiğinden sigortalıların yatırdıkları katkı paylarının karşılığında bir bedel alamaması veya daha fazlasını alması cehalet veya kumar olarak değerlendirilmemektedir. Çünkü ortada ticari bir sözleşme yoktur, gönüllü katkı ve karşılıklı yardımlaşma vardır. Katılım sigortacılığında, tekafül şirketleri kendi öz kaynaklarını ve tekafül havuzunda biriken meblağı hiçbir faizli yatırımda kullanmamakta, katılımcıların lehine gelir elde etmek için faizsiz yatırım araçlarında değerlendirmektedirler.

Tekafül Sigorta Sistemi Modelleri

Günümüzde farklı ülkelerde mudarebe modeli, vekâlet modeli ve karma model olmak üzere üç ana uygulama vardır. Dünyada en fazla tercih edilen ve ülkemizde de uygulanan model karma (melez) modeldir.

Mudarebe Modeli

Bu modelde katılımcı, tekafül şirketine bir katkı (prim) ödemektedir. Katkı, birikim (katımcının hesabı) ve risk (katılımcının özel hesabı) olmak üzere iki kısıma ayrılır. Katılımcının birikim kısmında yer alan hesabındaki fonlar bireysel olarak katılımcıya aittir. Katılımcının risk kısmında yer alan özel hesabındaki fonlar, teminat altına alınan riskleri karşılayacak fonu ifade eden ortak havuzu oluşturur. Tekafül şirketi, katılımcıların fonu tarafından oluşan yükümlülük fazlasının ve yatırım faaliyetlerinden elde edilen kârın önceden üzerinde anlaşılmış bir kısmını almaktadır. Bu pay ile tekafül şirketi mevcut operasyonel giderleri karşılamaktadır.

Vekâlet Yöntemi

Bu uygulamada, tekafül şirketleri katılımcılar için sadece operasyonel acente gibi faaliyet göstermektedirler. Vekalet modeli yatırım ortaklığına benzemektedir. Tekafül şirketi, tekafül fonları ile yatırım yapmak ve tekafül faaliyetlerini poliçe sahipleri adına yürütmek için genellikle poliçe sahiplerinin yaptıkları katkıların sabit bir oranını önceden üzerinde anlaşılmış bir ücret şeklinde almaktadırlar, bu ücrete vekalet ücreti denilmektedir. Tekafül şirketi vekalet ücreti ile operasyonel giderleri karşılamaktadır. Şirket, aktif varlıkların yükümlülüklerden aşan kısmından ve yatırım kârlarından hiçbir pay almaz veya taahhüt ve yatırımlardan meydana gelecek zararları üstlenmez. Ancak, eğer tekafül fonu bir açık ile karşılaşırsa tekafül şirketi tekafül fonuna fon fazla verdiğinde geri ödenmek üzere bir faizsiz kredi temin etmek zorundadır.

Karma Yöntem

Bu modelde tekafül şirketi katılımcılar tarafından ödenen katkıların önceden üzerinde anlaşılmış bir oranı ve yatırım faaliyetlerinden edinilen kârdan bir pay almaktadır. Tekafül şirketi katkıların oranı ve aldığı kârdan bir pay ile mevcut operasyon giderlerini karşılamaktadır. Bazı finansal düzenleyiciler ve uluslararası organizasyonlar (örneğin İslami Finansal Kurumlar için Muhasebe ve Denetim Örgütü-AAOIFI) karma modelini tavsiye etmektedir. Çünkü bu model hem vekalet hem de mudarebe modellerinin güçlü yanlarını içinde barındırmaktadır. Yatırım faaliyetlerine mudarebe modelini uygulamak vekalet teorisi problemlerini azaltmaya yardım ederken, vekalet modelinin kullanımı tekafül şirketine sigortalanma işlemleri yönetim maliyetlerinin geri alınması olanağını sağlamaktadır.

Dünya’da Tekafül Sigorta Sistemi

Tekafül sigorta sistemi, özellikle Müslüman nüfusunun yoğun yaşadığı başta Arap bölgeleri olmak üzere Malezya, Endonezya gibi Uzak Doğu ülkelerinde de uygulanmaktadır. Aşağıdaki tabloda bazı ülkelerdeki tekafül uygulamalarının başlangıç tarihi ve kullanılan modeller yer almaktadır.

Temel Piyasalar Başlama Tarihi Kullanılan Model
Malezya 1985 Mudarebe/Karma
Bahreyn 1979 Karma
Birleşik Arap Emirlikleri 1995 Karma/Vekalet
Endonezya 1994 Mudarebe/ Vekalet
Kenya 2008 Karma
Sudan 1979 Karma/Vekalet
Pakistan 2003 Vekalet

İslami finans, global finans alanında gelişen ve yükselen bir sektör haline gelirken, sektör içerisinde yer alan tekafül sigorta sistemi de büyüme göstermektedir. 2015 yıl sonu verilerine göre tekafül sigorta sistemi Dünya genelinde 14,9 milyar dolarlık prim üretimine ulaşmıştır. Bir önceki yıla göre büyüme oranı %14 olarak gerçekleşmiştir. Toplam üretimin %83’ü hayat dışı branşlardan, %17’si ise hayat branşlarından gelmektedir.

 

Tekafül pazarındaki üretimin %77’lik kısmı körfez (GCC) ülkerinden gelmektedir. Bu grup içindeki en önemli oyuncu Suudi Arabistan’dır. Körfez ülkelerini %15’lik pazar payı ile Malezya ve Endonezya’nın başı çektiği doğu asya ülkeleri takip etmektedir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Asya-Ortadoğu ülkeleri ise sadece %3’lük bir pazar payına sahiptir.

Türkiye’de Tekafül Sigorta Sistemi

Tekafül sigorta sisteminin Türkiye’deki fikri temelleri 1-2 Mart 1999’da Daka’da yapılan D-8 (Gelişmekte olan 8 Ülke) konferansında atılmıştır. Bu toplantının sonuç bildirgesinin 29. maddesinde tekafül sigorta sisteminin Türkiye dahil üye ülkeler arasında geliştirilmesi için Malezya başkanlığında bir çalışma yapılması istenmiştir. Tekafül sisteminin kurumsal olarak hayata geçmesi ise 2009 yılında olmuş, ilk tekafül sigorta şirketi Kuwait Finance House tarafından Neova Sigorta A.Ş. adıyla kurulmuştur.

Her ne kadar ilk tekafül şirketi 2009 yılında kurulmuş olsa da, uygulamanın yasal altyapısı 2017 yılında hayata geçirilmiştir. 20 Eylül 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Katılım Sigortacılığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, Türkiye’de bu alandaki ilk yasal düzenlemedir. Yönetmelikte katılım sigortacılığı aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır;

Katılımcıların kendileri ile diğer katılımcıların tazminat ve/veya birikim ödemelerine ilişkin taleplerinin karşılanmasını teminen oluşturulan risk fonuna katkıda bulundukları, söz konusu fonun sigortacılık faaliyeti yapmasına izin verilmiş bir sigorta şirketi tarafından katılım finans ilkelerine uygun olarak yönetildiği ve ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan sigorta türüdür.

Prim Üretimleri

Türkiye’deki 2018 Mayıs ayı itibariyle katılım sigortacılığı alanında  4 hayat, 4 hayat dışı olmak üzere toplam 8 şirketin faaliyet göstermektedir. Toplam prim üretimi 2018 yılının ilk üç aylık bölümünde 400 milyon TL olarak gerçekleşmiştir, bunun 385 milyon TL’si hayat dışı, 15 milyon TL’si ise hayat branşından gelmektedir. Kaba bir hesapla yıl sonu itibariyle prim üretiminin 1,6 milyar TL seviyesinde olacağını söyleyebiliriz.  Bu rakamlarla katılım sigortacılığının toplam sigortacılıktaki pazar payı %2,7 oluyor. Katılım bankacılığının toplam bankacılık içindeki payının %5 olduğu düşünüldüğünde, sigortacılık alanında önemli bir büyüme potansiyeli olduğu söylenebilir.

Şirket Adı 2018-3 Prim Üretimi % Pay
Neova Sigorta AŞ 279.068.154 69,6%
Doga Sigorta AŞ 59.348.761 14,8%
Bereket Sigorta AŞ 42.918.414 10,7%
Katılım Emeklilik ve Hayat AŞ 13.929.834 3,5%
Ziraat Sigorta AŞ 2.705.835 0,7%
Vakıf Emeklilik ve Hayat AŞ 1.736.795 0,4%
Ziraat Hayat ve Emeklilik AŞ 845.388 0,2%
Bereket Emeklilik ve Hayat AŞ 464.417 0,1%
Toplam 401.017.598 100,0%

Burada sorulması gereken soru bu üretimin ne kadarının gerçek anlamda katılım sigortacılığı sistemi kaynaklı olduğudur. Diğer bir değişle katılım sigortacılığı olmasa da bu şirketler aynı üretimi yapabilirler miydi? Bununla birlikte ülkemizde dini hassasiyetlerinden dolayı sigorta yaptırmayan bir grubun olduğu da bir gerçek. Katılım sigortacılığı bu insanlar üzerinde ne kadar ikna edici olur, penetrasyon oranlarını nasıl arttırabiliriz, tartışılması gereken esas konu da bu.

Katılım sigortacılığının daha fazla tanıtılması ve yeni şirketlerinin pazara girmesiyle tekafül sistemi Türk sigortacılık pazarına yeni bir soluk getirebilir. Ülkemiz sigorta şirketlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında yeni pazarlara açılmasını sağlayabilir. İngiliz HSBC, Alman Allianz ve Amerikan AIG şirketleri dünya genelinde tekafül hizmeti sunarken Türk sigorta şirketleri bu pazardan neden mahrum kalsınlar?

Kaynaklar;

http://www.milliman.com/uploadedFiles/insight/2017/Takaful-2017-full-report.pdf

http://www.ey.com/my/en/industries/financial-services/insurance/ey-global-takaful-insights-2014

https://www.ifsb.org/docs/takaful_2006.pdf

http://www.iiic.com.sa/English.htm

http://www.neova.com.tr/hakkimizda/katilim-sigortaciligi

Paylaşmaya değer bulduysanız;
Hasan Meral

Hasan Meral

Finans sektöründe underwriting, kurumsal bankacılık ve ürün yönetimi alanlarında çalıştı. Halen Unico Sigorta'da Ürün ve Süreç Yönetimi Müdürü olarak çalışmakta ve Marmara Üniversitesi, Bankacılık Anabilim Dalında doktora tezi hazırlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir