Büyük Veri Sigortacılığı Nasıl Değiştirecek

Tahmini Okuma Süresi: 3 dakika

Sigorta sektörüne bilgi yağdıracak bir fırtına geliyor. Sigorta şirketleri rekabetçi kalabilmek için bu bilgileri yenilikçi yollarla işleyip tahminler çıkartabilmelidir. Bu veriler, hasarları azaltmak, müşteriler için değer yaratmak, müşteri kayıplarını azaltmak gibi konularda proaktif davranmak için sigorta şirketlerine giderek daha fazla güven verecektir.

Geçmişte, bir sigorta şirketi gelecekteki tazminat taleplerinin maliyetini tahmin etmek için tarihsel veriyi kullanırdı. Şimdi ise, gerçek zamanlı hava durumu ve sensör verileri sigorta şirketlerini yaklaşan bir fırtınaya karşı uyarabilir. Bu bilgiler 72 saat içinde coğrafi verilerle eşleştirilebilir, bu da alçak bölgelerde bulunan kar, buz veya su baskını olasılığını belirler. Şirketler, riskli bölgeler olarak tanımlanmış yerlerde yaşayan müşterini tespit edebilir ve dijital kanalları kullanarak onları uyarabilir. Halkla ilişkiler departmanları, kamu bilincini daha fazla arttırmak için yerel haber istasyonları ile proaktif olarak görüşmeler yapabilir. Bu sayede, sigorta şirketleri bu bölgedeki müşterilerden gelebilecek sigorta hasarının büyük bir kısmını önleyebilir. Bu, yüz binlerce dolar tasarruf ettirecek, müşterileri daha güvenli hale getirecek ve müşteri sadakatini artıracaktır. Büyük veri tam da bu işe yarar!

Peki, sigorta şirketleri eski düşünce tarzının ötesine nasıl geçer ve bu yeni zihniyeti nasıl kucaklar? Her şey bağlantıyı kurmak ve veriyi işlemekte bitiyor. Mal ve kaza sigortası şirketleri, teknoloji geliştikçe önemli bir fırsatla karşı karşıya geliyor; artık risk değerlendirmesi yapabilmek için çok daha fazla veriye sahipler. İnternet bağlantılı cihazlar, mülkün durumu ve çevresi hakkında şimdiye kadar olduğundan daha fazla bilgi toplamayı mümkün hale getiriyor.

Gerçek Zamanlı Risk Analizi

Sigorta şirketleri ve brokerler bir zamanlar aktüeryal hesaplamalar için geçmiş verilere güvenirken, şimdi saniyeler içinde güncellenen veri kaynaklarından yararlanabilirler. Bu onların gittikçe dengesiz hale gelen risk ortamında daha duyarlı olmalarını sağlar. Eskiden iklim verileri nispeten istikrarlıydı, bu nedenle onu düzenli bir şekilde izlemeyi daha az önemliydi. Bugün, iklim değişimi sigorta şirketleri için açık ve net bir risktir ve şirketler gelecek eğilimleri tahmin edebilmek için iklimdeki değişiklikleri izlenmelidir. Büyük veri sayesinde, sigorta şirketleri sayısız çevresel sensörden gelen bilgileri rüzgar hızı, barometrik basınç, sıcaklık ve jet akımındaki değişiklikleri anlamak gibi alanlarda kullanabilir ve hava durumu bilgisini daha değerli kılabilir.

Diğer bir açıdan, bağlantılı arabalar (connected cars) şirketlerin araç sigortasına bakışını değiştiriyor. Bugün araçlar, konumlarından frenlemelerine ve hızlarına kadar herşeyi detaylandırarak, sunuculara her saniye binlerce veri gönderiyorlar. Gelecekte, araçtan altyapıya (vehicle-to-infrastructure) çözümleri yüksek çözünürlüklü yol şartlarını –çukurdan su birikintisine kadar- gerçek zamanlı olarak iletecektir. Sigorta şirketleri bu verileri, riski gerçek zamanlı yönetmek için kullanabilirler, belki de telematik ve otomatik sürüş teknolojisini kullanarak, sürücülere en az tehlikeli yoldan gitme konusunda tavsiyelerde bulunabilirler.

Sigortacılıkta büyük veri kullanımı daha şimdiden sektörü dönüştürmektedir. Örneğin Ford, DriverScore uygulama geliştiricisi IOVX ile ortak oldu. Bu uygulama, sürücülerin nasıl performans gösterdiğini primlerini düşürmek amacıyla sigorta şirketlerine gönderiyor, bunun yaparken de yüksek gizlilikli bir teknoloji kullanıyor. Benzer biçimde, bağlantılı evler (connected-home) çevresel koşullarını iletmekte giderek daha iyi oluyorlar. Su baskını risklerine karşı daha akılcı bir önlem için ek nem sensörleri kullanılabilir mi?

Veriyi Anlamanın Yeni Yolu

Bütün bunlar sigorta şirketleri için fırsattır. Zor olan, artan veri akışını sindirmek ve onu anlamlandırmaktır. Bu hızlı gerçekleşen bilgileri elde etmek için, sigorta şirketleri analitik uygulamalarını geleneksel geçici (ad hoc) raporların ötesine taşımalıdır. Geçmişte, iş zekası raporları grup bazında – haftalara yada aylara ayrılarak- yürütülür ve bu veri gelecek eğilimler hakkında tahmin yapmak için kullanılırdı. Bu uygulamalar hala değerlidir, ancak rekabetçi kalmak için sigorta şirketleri analitik süreçlerini geliştirmelidir; sürekli olarak bilgileri izlemeli ve bunlardan tahminler çıkartmak için proaktif olarak analiz etmelidir.

Bu olgunluk seviyesi, yeni veri türlerini özümsemeyi de içerir. Geçmişte katı ve ilişkisel veritabanları (relational databases) bilginin aslanın payını ellerinde tutuyorlardı. Gerçek zaman çağında, bu veri yapıları artık yeterli değiller. Sigorta şirketleri bu veri yapılarını bir araya getirmelidir, böylece hepsini sorunsuz bir şekilde analiz edebilirler. Bu, bilgi depolarını ayrıntılarına kadar açıklamak demektir. Bunu yapabilmek için, veri havuzuna ve bilgi akışına giderek daha fazla güveneceklerdir. Geleneksel veri ambarlarındaki bu değişim, şirketlerin proaktif olarak sorgulayabildiği ve izleyebildiği, yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verilerin geniş bir koleksiyonudur.

Yeni Veri Sularında Gezinme

Bu geniş veri havuzunu işlerken, sigorta şirketlerinin hıza odaklanmaları gerekecek. Sorgu sürelerini parçalara bölerek ve eş zamanlı yöneterek kısaltabilirler. Burada, Apache Hadoop ve MapReduce gibi sistemler yardımcı olabilir. Şirketler büyük verinin artan hacim ve hızı ile baş etmeye çalışırken, kullandıkları uygulamalar da giderek daha çok yapay zekaya dayanıyor. Makine öğrenimi algoritmaları ve doğal dil işleme (natural language processing), insan analistlerin gözden kaçırabilecekleri yada araştıracak vakit bulamayabilecekleri kalıpları keşfetmek için veriyi hızlıca işleyebileceklerdir.

Bunların herhangi birinin olması için, sigorta şirketleri dikkatlice yeni yetenekler yetiştirmelidir. Veri bilimciler büyük talep görecek, ancak yeterli olmayacaklardır. Sigortacılar teknolojilerini ve bilgi-becerilerini sektörel uzmanlıklarıyla birleştirecek yollar bulmalıdır, böylece hangi bilgileri arayacaklarını ve nasıl göstereceklerini bilirler.

Bu yeni işletim modeline yolculuk kolay olmayacak. Veriden doğru zamanda doğru tahminler elde edebilmek ve uygulanabilir kararlar üretebilmek için, insanların, süreçlerin, ve teknolojinin dikkatlice harmanlanması gerekir. Sigorta şirketleri bunu ne kadar çabuk ve doğru şekilde yaparlarsa, o kadar çağın ötesinde olacaklardır – ve daha önce hiç olmadığı kadar büyük riskleri yöneten, yüksek oranda rekabetçi bir sektörde, daha fazla rekabet gücüne sahip olacaklardır.

Kaynak:

Hortonworks.com internet sitesinde “Big Data In Insurance: How Analytics Will Change The Game” başlığıyla yayınlanmış olan yazının Türkçe çevirisidir.

Yazar: Danny Bradbury

https://hortonworks.com/article/big-data-in-insurance-how-analytics-will-change-the-game/

Paylaşmaya değer bulduysanız;
Gamze Ayaz

Gamze Ayaz

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümlerinden mezun oldu. Halen Cigna Finans'ta Stratejik Pazarlama Uzmanı olarak çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir