Ekonominin Geleceği Sigorta Sektörünün Ellerinde

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

Ekonominin bugünü, geçmiş verileri, anlık değişim ve etkileri, teknik analizi ve doğal olarak etkisi, dalgalanması, makroekonomik veriler vs. için en doğru sözü tabi ki işin uzmanları söyleyecektir. Bu noktada sınırları belirlemek ve bilmek mühim…

Lakin şu çok net ki konu gelecekse; “ekonominin geleceği tam anlamı ile Sigorta Sektörünün ellerindedir” desek abartı olmaz.

Gelişimin ve bilinirliğin oluşturduğu ekosistem değerlendirildiğinde, sektör aktörlerinin ekonominin geleceği hakkında söz söyleyebileceği ve artık fazlaca belirleyici olacağı aşikar.


Sektörün her alanda kendini ispat yükümlülüğü, sektörün bu topraklarda var oluşundan bu yana vaz geçilmez yükü oldu. İhtiyacın oluşması, güvenin tesisi, bilginin ve daha önemlisi bilincin yayılması, sanayinin ve mülkiyet kavramının gelişimi, müşteri tarafında hatalı yönetilen algıların fark edilmesi, belki sektörün deneyimlenmesi, belki gerekli önemin verilmesi uzunca bir zaman aldı denilebilir.

Ancak geldiğimiz nokta sektör yönetimleri, inisiyatif sahipleri, her seviyedeki çalışanı ve tüm aktörleri tarafından derinlemesine düşünülmesi gereken bir nokta. Hızla aksiyon alınması gereken değil, farkına varılıp derinleşilmesi gereken bir nokta. Hatta ve hatta, geleceğe dair şu ana kadar yapılmış bütün öngörülerin ötesini hedefe almanın düşünülmesi gereken bir nokta.

Pandemi döneminde sektörün verdiği sınav, İzmir depreminde sektör yönetimlerinin konuya hızla müdahil olması, son yıllarda kurulan dinamik ve yeni nesil firmalar, köklü kurumların dönüşümü, yeni yatırımlar ile oluşan büyük birleşimler, startup ve insurtech yatırımlarına bakışın gelişmesi, sektör kurumlarının yeniden şekillenmesi, belki sosyal medyanın belki iş hayatı iletişiminin yeni hali, dijitalleşmenin sektöre ve hizmet algısına & şekline katkıları, büyük fırsatı işaret ediyor.


Fırsatı kaçırmamak için elbette birçok yapılması gerekenler listesi çıkarmak mümkün. Lakin üç noktayı özellikle vurgulamanın elzem olduğu düşüncesindeyim.

Esneklik; elbette kanun ve üst kurulların yönlendirmesi esas olacaktır ancak uygulamalarda, ek hizmetlerde, ürünün tasarımında, iş yapış şeklinde, çalışma üslubunda, müşterinin isteğini karşılamada ve hizmette, çalışanın ihtiyaçlarında…

Dayanıklılık; elbette ekonomik gücün elverdiği ölçüde ancak bu dönemin fırsat dönemi olduğunu bilerek ve muhafaza etmekten çok olabilecek tüm dalgalanmalarda yeni ihtiyaçlara çözüm olma kararlılığı ile…

Çalışanı ve müşteriyi duymak; elbette duymak ve duymaya çalışmak ancak daha önemlisi anlamak ve harekete geçmek. Yeni dönem çalışanın ve müşterinin ihtiyaçlarına, tüketim alışkanlığına, günlük faaliyetlerine, beklentilerine üst düzeyde uyumlanma…

Bu üç konuya sektörce değinme vaktidir. Esneklik, dayanıklılık, çalışanı ve müşteriyi duymak…

Şahap Tokgöz

Şahap Tokgöz

Yüksek eğitimi Mühendislik ve İşletme alanlarındadır. Profesyonel iş hayatında Satış Uzmanı, İşe Alım Uzmanı, Eğitim Müdürü, İş Geliştirme Yöneticisi olarak çalışmıştır. Halen MB Akademi'de İş Geliştirme Müdürü & Program Lideri olarak çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir