Bu hafta Türk sigorta sektöründe dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Katılım esaslı alacak sigortası, yeni kurulan stratejik işbirlikleriyle daha geniş bir güvence sunmaya başladı. SEDDK, hak sahiplerince aranmayan paralara ilişkin parasal sınırları ve bildirim yöntemlerini güncelledi. TÜİK’in açıkladığı yaşam süresi verileri, sigortacılar için risk hesaplamalarından ürün tasarımına kadar pek çok alanda önemli içgörüler sunuyor. OECD verileri, Türkiye’de yaşlı nüfusun gelir kaynaklarına ışık tutarak bireysel emeklilik sisteminin gelecekteki rolünü bir kez daha öne çıkardı. Bu haftanın öne çıkan başlıklarını sizler için derledik.
Türkiye’de Beklenen Yaşam Süresi 78,1 Yıla Çıktı: Emeklilik, Hayat ve Sağlık Sigortasında Uzun Vadeli Planlamanın Önemi Artıyor
TÜİK’in 2022–2024 dönemi “Hayat Tabloları” verilerine göre, Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi bir önceki döneme göre 0,8 yıl artarak 78,1 yıla yükseldi. Erkeklerde bu süre 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl. Kadınlar ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor.
Bu artış, bireysel emeklilik sisteminde (BES), hayat ve sağlık sigortalarında uzun vadeli planlama yapmanın önemini artırıyor. Özellikle 65 yaşındaki bireylerin ortalama 18 yıl daha yaşacak olması, emeklilik gelirlerinin sürdürülebilirliği ve sağlık sigortalarının kapsamı açısından kritik bir veri niteliğinde.
Raporda öne çıkan bir diğer bulgu da eğitim düzeyi yükseldikçe yaşam süresinin uzaması. Bu durum prim hesaplamaları ve risk modellerinde sosyoekonomik değişkenlerin önemini de öne çıkarıyor. Sağlıklı yaşam süresinin doğuşta 57,6 yıl olarak belirlenmesi ise özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık ürünlerinde yaşlılık dönemine yönelik hizmetlerin planlamasında belirleyici olabilir [1].
Türk Eximbank’tan Katılım Esaslı Alacak Sigortasında Ziraat Katılım ve Kuveyt Türk İle İşbirliği
Türk Eximbank’ın Katılım Esaslı Alacak Sigortası, Ziraat Katılım ve Kuveyt Türk ile yeni imzalanan acentelik sözleşmeleri sayesinde daha geniş bir ihracatçı kitlesine ulaşacak. Bu yeni iş birlikleriyle ihracatçılar, yurt dışı ve yurt içi vadeli satışlarını ticari ve politik risklere karşı güvence altına alabilecek. Ürün, 360 güne kadar vadeli sevkiyatlarda tahsilat riskini minimize ederek firmaların yeni pazarlara güvenle açılmasına imkân tanıyor.
Ziraat Katılım iş birliği kapsamında, Katılım Esaslı Alacak Sigortası’nın yanı sıra “Katılım Esaslı Yurt İçi Alacak Sigortası” da devreye girdi. Böylece ihracatçı firmalar, hem yurt dışı hem de yurt içi satışlarını güvence altına alabilecek. Kuveyt Türk ise Katılım Esaslı Alacak Sigortası poliçelerini finansman teminatı olarak kabul ederek ihracatçıların uygun koşullarda ihracat finansmanına daha hızlı erişmesini sağlıyor.
Her iki banka, bu yeni iş birlikleriyle ihracatçıların uluslararası rekabet gücünü artırmayı ve Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Katılım esaslı sigorta ürünlerinin yaygınlaşması ise, faizsiz finans ilkelerine uygun çözümler arayan firmalar için önemli bir fırsat oluşturuyor [2] [3].
SEDDK’dan Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar İçin Yeni Sınırlar ve Bildirim Kuralları
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), “Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Sigortalar Kapsamında Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar Hakkında Yönetmelik”te yer alan parasal sınırları revize etti ve bildirim yöntemlerinde değişiklik yaptı.
Yeni düzenlemeye göre, 100 TL ve üzerindeki tutarlar için öncelikle kalıcı veri saklayıcısı (KVS) aracılığıyla hak sahiplerine bilgilendirme yapılacak. Bu yolla ulaşılamayan durumlarda ise 1.000 TL ve üzerindeki tutarlar için iadeli taahhütlü mektup gönderilecek. Ayrıca parasal sınırlar, her yıl ocak ayında TÜİK’in açıkladığı yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) değişim oranına göre otomatik olarak artırılacak [4].
Bu değişiklik, hem sigorta şirketlerinin hak sahiplerini bilgilendirme süreçlerini dijitalleştirmeyi hem de enflasyon karşısında parasal eşiklerin güncel kalmasını hedefliyor.
OECD: Türkiye’de Emeklilerin Gelirinde Kamu Ödemelerinin Payı %57
OECD’nin en güncel verilerine göre, Avrupa’da 65 yaş ve üzeri bireylerin gelirlerinin ortalama %66’sı kamu ödemelerinden oluşuyor. Türkiye’de bu oran %57 seviyesinde. Devlet yardımlarını takiben ikinci en büyük gelir kaynağı ise çalışma hayatı. Türkiye’de yaşlı nüfusun %27’si hâlâ çalışarak gelir elde ediyor.
Sermaye gelirleri ve özel emeklilik sistemleri Avrupa genelinde sınırlı paya sahip. Türkiye’de yaşlıların gelirlerinde sermaye getirilerinin (bireysel tasarruflar ve özel emeklilik fonları) oranı %16. Bu durum, BES ve özel emeklilik ürünlerinin uzun vadede gelir çeşitlendirmesi açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.
Veriler, Batı Avrupa ülkelerinin kamu ödemelerine yüksek oranda bağımlı olduğunu, Nordik ülkelerde özel emeklilik sistemlerinin güçlü bir yer tuttuğunu, Doğu ve Güney Avrupa’da ise çalışma gelirinin daha yüksek paya sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin mevcut yapısı, özel emeklilik sistemlerinin geliştirilmesi ve yaşlılık döneminde finansal güvenceyi artıracak ürünlerin yaygınlaştırılması ihtiyacını işaret ediyor [5].
Kaynaklar
[1] TÜİK – Hayat Tabloları 2022–2024
[2] Anadolu Ajansı – Türk Eximbank ile Kuveyt Türk arasında ihracatçılara yönelik işbirliği
[3] Ekonomim – Ziraat Katılım ile Türk Eximbank arasında iş birliği
[4] SEDDK – Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Sigortalar Kapsamında Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar Hakkında Yönetmelikte Yer Alan Tutarlar Revize Edildi
[5] Gazete Oksijen – Listede Türkiye de var: Avrupa’da emekliler nereden para buluyor?