Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sigorta Strateji Kurucu Ortağı Doç. Dr. Hasan Meral, bireysel emeklilik sisteminde (BES) devlet katkısının %30’dan %20’ye düşürülmesine ilişkin değerlendirmelerini Bloomberg HT’de Zeynep Özyol’un sunduğu Fokus programında paylaştı.
BES Hâlâ Çok Güçlü Bir Birikim Aracı
Programda, devlet katkısının BES açısından kritik bir teşvik unsuru olduğuna dikkat çeken Meral, katkı oranındaki düşüşün psikolojik bir etki yaratacağını, ancak buna rağmen BES’in hâlâ oldukça cazip bir sistem olmaya devam ettiğini vurguladı. Dünya örneklerine bakıldığında, bu ölçekte ve bu kapsamda devlet katkısı uygulayan ülke sayısının sınırlı olduğunun altını çizdi.
Doç. Dr. Meral, BES’in avantajlarının yalnızca devlet katkısıyla sınırlı olmadığını belirterek, stopaj oranlarının düşüklüğü ve fon yönetim maliyetlerinin diğer yatırım alternatiflerine kıyasla daha avantajlı olması gibi unsurların da sistemin gücünü artırdığını ifade etti.
Kazanılmış Haklar Korunuyor, Duygusal Kararlardan Kaçınılmalı
Programda uygulamaya ilişkin kafa karışıklıklarına da değinen Meral, %20’lik devlet katkısının yalnızca 2026 sonrası ödenen katkı payları için geçerli olduğunu, daha önce ödenmiş ve hesaplara geçmiş devlet katkılarının ise kazanılmış hak kapsamında korunmaya devam ettiğini özellikle vurguladı.
Devlet katkısının tamamına hak kazanabilmek için sistemde belirli bir süre kalmanın önemine dikkat çeken Meral, katılımcıların duygusal kararlarla sistemden çıkmamaları gerektiğini, aksi halde mevcut haklarından da yeterince yararlanamayabileceklerini ifade etti.
Önümüzdeki dönemde devlet katkısında farklı ve hedefli teşvik mekanizmalarının devreye alınabileceğini belirten Meral, mevcut sistemde uygulanan oransal teşvik yapısı nedeniyle devlet katkısı fonlarının önemli bir bölümünün yüksek katkı payı ödeyebilen sınırlı sayıdaki katılımcıya yöneldiğine dikkat çekti. Genç çalışanlar, 18 yaş altı katılımcılar, belirli meslek grupları ve kadınlar için ilave teşvik modellerinin gündeme gelebileceğini dile getirdi.


