Ocak ayının sonuna yaklaşırken küresel sigorta gündemi, belirsizliğin farklı kanallardan derinleştiği bir tablo çiziyor. Ticaret gerilimleri yeniden yükselirken, teknoloji sigortacılıkta risk tanımını değiştiriyor; şirketler birleşme ve satın alma kararlarında daha seçici davranıyor. Aynı zamanda CEO güvenindeki zayıflama ve bazı ülkelerde regülasyon odaklı uzun vadeli stratejiler, sigorta sektörünün hem kısa vadeli şoklara hem de yapısal dönüşümlere aynı anda uyum sağlamak zorunda olduğunu gösteriyor.
ABD–AB Gerilimi Tırmanıyor: Gümrük Tarifeleri Yeniden Masada
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ın ABD tarafından satın alınmasına karşı çıkan ülkelere yönelik yeni gümrük tarifeleri tehdidiyle Avrupa’yı yeniden ticaret savaşının eşiğine getirdi. Trump, Danimarka, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç ve Finlandiya’nın yanı sıra İngiltere ve Norveç’ten ithal edilen ürünlere 1 Şubat’tan itibaren ek vergiler uygulanacağını açıkladı. Bu adım, geçen yıl güçlükle sağlanan tarife uzlaşılarının fiilen askıya alınması anlamına geliyor.
Avrupa Birliği cephesinde ise diplomatik ve ekonomik karşılık hazırlıkları hızlandı. Birlik üyesi ülkeler, Trump’ı tarifelerden vazgeçirmeye çalışırken aynı zamanda 93 milyar euroluk bir misilleme paketi ve daha sert seçenekleri masaya koyuyor. Ursula von der Leyen, Avrupa’nın diyaloğu tercih ettiğini ancak gerekirse hızlı ve kararlı biçimde harekete geçmeye hazır olduğunu vurguladı.
Sigorta sektörü açısından bu gelişmeler, ticaret risklerinin yeniden yükseldiğine işaret ediyor. Artan belirsizlik; tedarik zincirlerini, yatırım kararlarını ve şirketlerin risk profillerini doğrudan etkileyebilir. Olası bir tarife savaşı, iş durması, kredi ve politik risk taleplerini artırırken; Avrupa ve ABD arasındaki gerilim, sigortacıların artık yalnızca ekonomik değil, jeopolitik senaryoları da fiyatlamasının kaçınılmaz hale geldiğini gösteriyor [1].
Lemonade’dan Otonom Sürüş Hamlesi: Tesla FSD’de %50 Daha Düşük Prim
Lemonade, Tesla ile yaptığı teknik iş birliği sayesinde daha önce erişilemeyen araç telematik verilerini kullanarak yeni bir oto sigortası ürünü geliştirdiğini açıkladı. Şirket, sürücünün aracı bizzat mı kullandığını yoksa Full Self-Driving (otonom sürüş) sisteminin devrede mi olduğunu ayırt eden kullanım bazlı risk modelleri oluşturacak. Yeni ürün, FSD aktifken kilometre başına primleri yaklaşık %50 oranında düşürüyor ve yazılım geliştikçe bu indirimin artmasını bekliyor.
Lemonade’e göre geleneksel sigortacılar, Tesla’yı da sürücüsünü de standart varsayımlarla değerlendiriyor. Oysa sensörlerle çevresini sürekli izleyen, yorulmayan ve milisaniyeler içinde tepki veren bir yazılımın risk profili farklı. Şirket, kilometre bazlı mevcut ürünleri sayesinde büyük miktarda gerçek sürüş verisini zaten topladığını ve bu altyapının daha hassas fiyatlamaya olanak verdiğini vurguluyor. Ürün, 26 Ocak’ta Arizona’da, ardından Oregon’da devreye alınacak.
Sigorta sektörü açısından bu adım, riskin araçtan çok yazılıma kaydığı yeni bir döneme işaret ediyor. Otonom sistemler daha güvenli hale geldikçe primlerin düşmesi iddiası, sigortacıların teknoloji performansını doğrudan fiyatlamaya başlaması anlamına geliyor. Ancak Tesla’nın kendi sigorta faaliyetlerinde yaşanan hasar yönetimi sorunları hatırlandığında, bu modelin başarısı yalnızca teknolojiye değil; şeffaf veri paylaşımı ve güçlü hasar süreçlerine de bağlı olacak.
Beazley, Zurich’in Satın Alma Teklifini Reddetti
Beazley, Zurich Insurance tarafından yapılan 7,67 milyar sterlinlik satın alma teklifini şirket değerini yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle geri çevirdi. Zurich’in hisse başına 1.280 peni seviyesindeki teklifi, Beazley’nin geçen yıl reddettiği daha yüksek bir teklifin de altında kaldı. Açıklamanın ardından Beazley hisseleri kısa süreli düşüş yaşasa da kayıpların büyük bölümünü telafi etti.
Beazley, bağımsız büyüme potansiyeline ve iş modeline güvendiğini vurgularken, hissedar değeri yaratacak tüm seçeneklere açık olduğunu belirtti. Şirket, Zurich’ten geçen yıl üç ayrı teklif aldığını ve sınırlı da olsa ön inceleme sürecine izin verdiğini açıkladı. Ancak yönetim, bu tekliflerin şirketin uzun vadeli stratejisini ve performansını yansıtmadığı görüşünde.
Bu gelişme, Avrupa sigorta piyasasında birleşme ve satın alma iştahının arttığı bir dönemde dikkat çekiyor. Zurich’in özellikle siber, denizcilik, havacılık ve özel branşlardaki uzmanlığı nedeniyle Beazley’i stratejik bir hedef olarak gördüğü biliniyor. Sigorta sektörü açısından bakıldığında bu dosya, güçlü niş oyuncuların değerlemesinin giderek daha tartışmalı hale geldiğini ve olası yeni tekliflerin gündemde kalabileceğini gösteriyor.
PwC: Küresel CEO Güveni Son Beş Yılın En Düşüğünde
PwC’nin 2026 Küresel CEO Araştırması, dünya genelinde yöneticilerin yalnızca %30’unun önümüzdeki 12 ayda gelir artışına güvendiğini gösteriyor. Bu oran son beş yılın en düşük seviyesi. Düşüşün arkasında yapay zekâ yatırımlarından beklenen finansal getirilerin henüz alınamaması ile artan siber ve jeopolitik riskler öne çıkıyor.
Araştırmaya göre küresel ölçekte CEO’ların en büyük endişesi, teknolojik dönüşümün özellikle yapay zekâ alanında yeterince hızlı ilerleyip ilerlemediği. Yöneticilerin %42’si bu konuyu birincil risk olarak görüyor. Yapay zekâyı yalnızca pilot projelerle sınırlı tutan şirketlerle, teknolojiyi iş süreçlerine derinlemesine entegre edenler arasındaki fark giderek açılıyor. Maliyet ve gelir tarafında somut kazanım sağlayan şirketlerin, yapay zekâyı ürünlerden stratejik karar alma süreçlerine kadar yaygın biçimde kullandığı dikkat çekiyor.
Sigorta ve finans sektörü açısından tablo net mesajlar içeriyor. Siber risk algısı hızla yükselirken, CEO’ların büyük bölümü kurumsal güvenliği güçlendirmeyi öncelik haline getiriyor. Aynı zamanda ticaret tarifeleri ve jeopolitik gerilimler yatırım kararlarını zorlaştırıyor. Buna rağmen şirketlerin önemli bir kısmı yeni sektörlere giriyor ve teknoloji odaklı yatırımlarla büyümeyi sürdürüyor. PwC’ye göre 2026, yapay zekâyı gerçek değer üreten bir araca dönüştürebilenlerle geride kalanlar arasındaki farkın hızla açıldığı bir yıl olacak.
Suudi Arabistan’dan Sigortada 2030 Vizyonu: Ulusal Strateji Belgesi Yayınlandı
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Sigorta Düzenleyici Kurumu tarafından hazırlanan Ulusal Sigorta Sektörü Stratejisi’ni onayladı. Strateji, sigorta sektörünün potansiyelini açığa çıkarmayı ve Suudi sigorta piyasasını dünyanın en hızlı büyüyen ve en gelişmiş pazarları arasına taşımayı hedefliyor. Kurum Başkanı Abdulaziz bin Hassan Al-Boug, kararın sektörün ülke yönetiminden gördüğü güçlü desteği yansıttığını belirtti.
Strateji üç ana hedef etrafında şekilleniyor: bireyler ve şirketler için sigorta korumasını güçlendirmek, sürdürülebilir ve verimli bir sigorta piyasası oluşturmak ve ulusal düzeydeki büyük riskler için kapsama sağlamak. Kurumun CEO’su Naji Al-Faisal Al-Tamimi, belgenin önümüzdeki yıllar için bir yol haritası niteliği taşıdığını ve ekonomik istikrarı destekleyeceğini vurguladı. Strateji kapsamında 11 program ve 72 girişim hayata geçirilecek.
Taahhütler oldukça iddialı. 2030’a kadar sigorta penetrasyonunun petrol dışı GSYH içinde %2,4’ten %3,6’ya çıkarılması, risk bazlı sermayenin iki katına ulaşması, sağlık sigortasında kapsanan kişi sayısının 23 milyona, sigortalı araç sayısının 16 milyona yükselmesi hedefleniyor. Sigorta sektörü açısından bu adım, Körfez bölgesinde regülasyon odaklı ve ölçekli büyümenin hızlanacağını; Suudi Arabistan’ın hem bölgesel hem küresel sigorta yatırımları için daha güçlü bir merkez haline geleceğini gösteriyor.
Kaynaklar
[1] Insurance Journal – Trump’s Greenland Threat Puts Europe Inc Back in Tariff Crosshairs
[2] Msn.com – Lemonade launches an insurance product for Tesla Full Self-Driving customers
[3] Reuters – UK’s Beazley rejects Zurich Insurance’s $10 billion takeover bid


