Türkiye’de Sunulabilecek Alternatif Hayat Sigortası Ürünleri

Tahmini Okuma Süresi: 5 dakika

Türkiye’deki sigortacılık mevzuatını incelediğimizde, Avrupa Birliğinin sigortacılık müktesebatı esas alınmak suretiyle hazırlanan ve resmi gazetede yayımlanan 11/7/2007 tarihli 2007/1 numaralı “Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ” de ”Hayat Grubu” sigorta branşlarının aşağıdaki şekilde sınıflandırıldığını görüyoruz.


1) Hayat

a) süre sonunda hayatta kalma halinde yapılacak ödeme (yaşama),

b) ölüm halinde yapılacak ödeme (ölüm),

c) (a) ve (b)’nin kombinasyonuna bağlı ödeme (karma),

ç) geri prim iadesi,

d) irat ödemesi,

e) hayat sigortasına tamamlayıcı olarak akdedilen (a,b,c,d) profesyonel çalışma yoksunluğu dahil cismani zararlar nedeniyle yapılan ödeme.

2) Evlilik Sigortası, Doğum Sigortası

3) Yatırım Fonlu Sigortalar

Yatırım fonları ile bağlantılı olarak verilen yaşama, ölüm, karma veya geri prim iadesi ile irat ödemeli hayat sigortalarına bağlı ödeme.

4) Sermaye İtfa Sigortası

Peşin ya da taksitli prim ödemeleri karşılığında, süresi ve miktarı açısından belirli olan taahhütleri kapsayan aktüeryal tekniğe dayanan birikim işlemlerine bağlı ödeme.

5) Fonların Yönetimi

Emeklilik fonlarının yönetim işlemleri; ilgili müessese açısından yatırımların (plasmanların)yönetimine ve özellikle ölüm, hayatta kalma ya da faaliyetlerin durması ya da azalması hallerinde tazminat ödemeyi üstlenen kurumların rezervlerini temsil edici aktiflerin yönetimine dayanan işlemler.

Sermayenin korunması ya da asgari faiz ödemesine ilişkin sigorta ile birlikte yapılan yukarıdaki işlemler.

6) Kaza (meslek hastalıkları dahil)

a) Ölme veya yaralanma sonucu toplu veya irat şeklinde tazminat ödemesi

b) Zararın tazmini

c) (a) ve (b)’nin kombinasyonuna bağlı ödemeler

7) Hastalık/Sağlık

a) hastalık sonucu toplu veya irat şeklinde tazminat ödemesi (hastalık)

b) tedavi masraflarının tazmini (sağlık)

c) (a) ve (b)’nin kombinasyonu (hastalık ve sağlık)


Görüldüğü gibi bireylerin ve ailelerin farklı ihtiyaçları ve farklı finansal hedeflerine uygun çok çeşitli hayat sigortası ürünleri geliştirmek ve satmak mümkündür. Gelişmiş sigortacılık piyasalarına sahip ülkelerde bu ürünlerin hemen hepsinin sigorta şirketleri tarafından geliştirilerek müşterilerine sunulduğu görülmektedir. Peki farklı çeşitlerdeki bu hayat sigortası ürünleri Türkiye’deki sigorta şirketleri tarafından satılmakta mıdır?

Geçen ay yapmış olduğum bir piyasa araştırmasında aşağıdaki hayat sigortası ürünlerinin hâlen Türkiye’deki sigorta şirketleri tarafından hiç satılmadığını tespit etmiş bulunuyorum.

  • Tüm hayat sigortası (Whole life insurance)
  • Yatırım fonlu veya emeklilik yatırım fonlu hayat sigortası (Unit-linked life insurance)
  • Uzun süreli bakım sigortası (Long-term care insurance)
  • Tontin sözleşmeleri (Tontines)

Bununla birlikte karma hayat sigortası veya irat ödemeli hayat sigortası (hayat annüite sözleşmesi) gibi bazı hayat sigortası ürünlerinin de Türkiye’de satılmakla birlikte, ya ürün çeşitliliğinin ya da söz konusu ürünlerin arzının çok sınırlı (sadece tek bir tip ürün bulunduğu veya sadece oldukça az sayıda birkaç şirket tarafından satıldığı) kaldığı görülmektedir.

Bireylerin ve ailelerin kendilerine özel finansal planlama çalışmaları neticesinde belirleyecekleri finansal hedeflerine ulaşabilmelerini temin edebilmek için, onların muhtelif bireysel ve sosyoekonomik risklerin olumsuz finansal etkilerinden korunmalarına ve bireysel birikim/tasarruf ihtiyaçlarına uygun bir şekilde birikim yapabilmelerine imkân sağlayacak şekilde, sigorta şirketleri tarafından çeşitli bireysel sigortacılık ürünlerinin geliştirilmesi ve müşterilerine sunulması, nihayetinde ülkemizde sigortacılık sektörünün gelişimi açısından da fevkalade büyük önem arz etmektedir.

Naçizane, çeşitli nedenlerle son yıllarda faaliyetleri neredeyse münhasıran banka sigortacılığı (bancassurance) ile sınırlı ve bu nedenle ticari başarıları, kendilerinin sigorta aracı kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların bireysel kredi işlerindeki olumlu/olumsuz gelişmelere bağımlı hâle gelmiş bulunan hayat sigortası ve emeklilik şirketlerimizde, özellikle sigortacılık ürün ve hizmet geliştirme bölümlerinde görev ve sorumluluk alan meslektaşlarımın bu konuda daha dikkatli, düşünceli ve gayretli çalışmaları gerektiği kanaatindeyim.


Tontin Sözleşmeleri

Bu yazımı okuyan değerli okurlarımın bazıları “tontin” kelimesi ile hayatlarında ilk defa karşılaşmış olabilirler. O nedenle öncellikle tontin sözleşmesinin tarihte ortaya çıkışından bahsedip, sonra tontin sözleşmesini tarif edip, daha sonra da tontin sözleşmelerinin hayat sigortası ve emeklilik şirketleri tarafından irat ödemeli hayat sigortası (life annuity) sözleşmelerinden kaynaklanan yatırım getirisi riski (investment return risk) ve uzun yaşama riskinin (longevity risk) bertaraf edilmesinde nasıl kullanılabileceğinden bahsetmek istiyorum.

Sahip olunan işlenebilir toprağın veya binaların kullanım ve yararlanma haklarının başkalarına devredilmesi karşılığında kira geliri elde edilmesi uygulamalarının başlangıcı tarihte Roma İmparatorluğu döneminin öncesine kadar gerilere gitmektedir. Ayrıca işlenebilir bir toprak veya kullanılabilir bir bina sahibi söz konusu mülkten elde ettiği kira veya düzenli geliri belli bir bedel karşılığında belli bir süreliğine başka bir kişiye (lehtara) devredebiliyordu.

Bunun bir adım ötesinde, kullanım hakları devredilen toprak ve/veya bina(lar) karşılığında düzenli hayat iratı (geliri) almaya dayalı sözleşmelerden, borç ödeme gücü kuvvetli, toplumda güvenilir kurumlar olarak addedilen bazı dini kurumlar veya devlet kurumları tarafından (kendilerine devredilen toplu bir para veya kıymetli varlık karşılığında) bağış/hibe şeklinde düzenli gelir ödemeleri (annuities) yapılması esasına dayalı sözleşmeler düzenlenmeye başlandı. Böylece, dini gerekçelerle tefeciliğin yasaklanmış olduğu ülkelerde düzenli gelir sözleşmesi (annuity contract), toplum nezdinde borç ödeme gücü kuvvetli, güvenilir kurumlar olan bazı dini kurumlar veya devlet kurumları için büyük tutarlarda borçlanma imkânı sağlayan özellikli bir kamu borçlanma aracı hâline geldi.

Gerçekten de 1689 yılında XIV. Louis döneminde Fransa’da Lorenzo Tonti tarafından geliştirilen bir düzenli gelir ödeme planı (annuity plan) Fransız devletinin harcama ve yatırımları için gerekli fonların temin edilmesinde kullanılan önemli bir fon toplama aracı oldu. “Tontin”kelimesi de işte bu Lorenzo Tonti’nin soyadından gelmiştir. Katılımcıların yaptıkları katkı payı ödemelerinin bir kısmı kenara ayrılarak, bu tutar ilgili katılımcılara yaşadıkları süre boyunca ömür boyu düzenli gelir ödemeleri yapmak için kullanılmıştır. Katılımcılar zaman içinde öldükçe, vefat eden katılımcılara yapılan düzenli gelir ödeme yükümlülüğü de ortadan kalktığından, geride kalan ve yaşamaya devam eden katılımcılara daha yüksek tutarlarda yıllık düzenli gelir (annuity) ödeme imkânı olmuştur. Bir başka deyişle, sağ kalan katılımcı ne kadar uzun süre yaşarsa ona yapılan düzenli gelir ödemesi de o ölçüde artıyordu.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Tontin” başlıklı 1488. Maddesine göre; Birden çok kişi tarafından verilen katkı payları ile oluşturulan varlıkların, belirli bir tarihte hayatta kalanlar ve ölenin önceden belirlemiş olması hâlinde, lehtarlar arasında paylaştırılması ilkesi uyarınca tontinler kurulabilir.


İrat Ödemeli Hayat Sigortaları

İrat ödemeli hayat sigortalısına (life annuitant) veya lehtara (beneficiary) belirli bir süre için veya irat ödemeli hayat sigortalısının hayatı boyunca belirli ve düzenli bir gelir ödemesini garanti eden annüite (irat, düzenli gelir) uygulamalarında sigorta şirketi açısından iki ana risk olduğu görülür. Bunlardan ilki yatırım getirisi riskidir. Yatırım getirisi riski (investment return risk); irat ödemeli hayat sigorta poliçesinin birikim değerini veya nakdi değerini (cash value) oluşturan tutarın yatırıma yönlendirildiği yatırım araçlarından elde edilen getiri oranının, poliçe sahibine (sigorta ettirene) sözleşmede taahhüt edilen getiri oranından daha düşük olması riskidir. İkinci risk uzun yaşama (longevity) riskidir.

İrat ödemeli hayat sigortalısı kişilerden oluşan grupta gerçekleşen ölüm adetlerinin, beklenen ölüm adetlerinden sistematik olarak sapmasından kaynaklanan risk ise sigortalının, mortalite tablosundaki yaşama varsayımında öngörülen süreden daha uzun bir süre yaşaması (longevity) riskidir. Bu nedenlerle hayat sigortası şirketleri bu iki önemli riskin her ikisinin veya en azından yatırım getirisi riskinin kendi üzerlerinde kalmasını istememekte ve irat ödemeli hayat sigortası (life annuity) ürünlerinden ya tamamen uzak durmakta ya da bu ürünlere mesafeli durmaktadırlar.


İşte tam da bu noktada tontin planları hem hayat sigortası şirketleri, hem sigorta ettirenler hem sigortacılık ve bireysel emeklilik konularında kısa, orta ve uzun vadeli plan, politika ve program belirleyen yasal düzenleme ve denetleme kurumları ve hatta bireysel yatırımcılar için tercih edilecek alternatif bir ürün tipi oluşturabilirler.

Aşkın Düşündere

Sigortacılık kariyerine 1988 yılında Türkiye Genel Sigorta‘da başladı. Sırasıyla Mapfre Genel Sigorta, Mapfre Genel Yaşam Sigorta, Garanti Emeklilik ve Cigna Finans Emeklilik şirketlerinde hayat ve sağlık sigortalarından sorumlu yönetici / üst düzey yönetici olarak çalıştır. Halen SHAW International  şirketinin yönetici ortaklarından biridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.