Gelişimin Temel Yapı Taşı: Eğitim

Tahmini Okuma Süresi: 3 dakika

Evrende en büyük ziyan, sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir. Albert Einstein’ın insanlığın gelişimi için ortaya sunduğu en çarpıcı ve gerçekçi tespitlerinden birisidir.

Sahi stratejik düşünmenin ve ilerlemenin temel yapı taşı ve amacı neydi? Amacı kişiyi, kurumları, ülkeleri hatta dünyayı bir adım ileriye taşımak, temel yapı taşı ise gelişmiş ve sorgulayabilen bir beyindir.

Peki bir ileri adımda ne var? Nasıl bir strateji kim tarafından belirlenmiş? Burada Albert Einstein’ın bir diğer sözü devreye giriyor. İnsanlar ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılmazlar o kadar komplike değildir. İnsanlar 2’ye ayrılır iyi insanlar ve kötü insanlar. Yani aslında ırkını, milliyetini, statüsünü, dinini veya dilini ilerletmez stratejik gücü elinde tutanlar. İyiliği veya kötülüğü bir adım ilerletirler özünde.


Gelişmiş bir beyin konfor alanından çıkabilme kabiliyeti ile ölçülür. Ünlü bilim insanı Richard Feynman’a göre dünyanın en büyük problemi eğitimsizlik değil, insanlığın yeterince eğitildiğini düşünmesi ve bu yüzden sorgulama yeteneğini yitirmesidir.

Sınıfta kaldığımızda aynı dersi farklı öğretmenlerden tekrar aldığımızı düşünelim. Burada konu aynı olmasına rağmen, aktaran farklı bir beyin olduğu için aynı konu beyin hücrelerimizin farklı alanlarında konuşlanır ve böylece beyin farklı loblar arasındaki hücrelerinin birbirine bağlanması ile birlikte gelişir, bakış açısı ve farkındalık seviyesi artar. Bu da doğrudan bir sonraki adımımıza ve insanlar arası biyolojik iletişimin frekansına yansır.

Mantarlarda bu durum çok daha anlaşılır bir şekilde açıklanır. Mikoloji yani mantar bilimine göre, mantarlar miselyum adı verilen yeraltının mantarlar için nöral ağı başka bir deyişle bakteri kolonisi aracılığıyla birbirleri ile iletişime geçerek bilgi alışverişinde bulunurlar.

Bu demektir ki, insanlarda kendi beyinlerindeki nöral ağları içerisindeki bilgileri başka beyinlerdeki nöral ağlarda bulunan hücrelere aktararak bilgi alışverişinde bulunurlar. İletişime geçtikleri beyinlere kendi beyinlerindeki gelişmiş bölgelerden gönderdikleri sinyal ile karşıdaki kişinin dolayısıyla kolektif bilincin de gelişimini sağlar. İşte böylece konfor alanı genişler ve beyin yeni hücresel bağlantılar kurarak gelişir.


Tıpkı yeni bir dil öğrenmek veya bir konuyu farklı dilde öğrenmek yada farklı dilde aynı konuyu farklı kişiler ile bilgi alışverişinde bulunarak öğrenmek gibidir. Hücreler bir kere kendi kendine bağ kurmayı öğrendiğinde ise kolektif bilinç ile alışveriş çok daha hızlı ve otomatize hale gelmektedir.

Aslında makine öğrenmesinin, deep learning ve nöral network programlarının temeli de bu özden beslenir. Öyleyse bizlerde bu gelişim karşısında beyin jimnastiği yapabileceğimiz alanlara stratejik olarak adım atmalıyız.

Özellikle bir kısır döngü içerisinde büyümeye çalışan penetrasyonu olan biz sigorta sektörü oyuncuları olarak aynı konuyu başka kanallar ile daha fazla istişare etmeli yada başka dilde benzer konuyu ele alarak beynimizde çapraz gelişimin oluşmasını sağlamalıyız. Böylece sektörel nöral ağımızı genişleri dolayısıyla penetrasyonumuzu da büyütebiliriz.

Ticaret savaşlarında ülkelerin ekonomik yaralar aldığı günümüzde, finansal cephanenin sigorta sektöründen oluştuğu aşikar. Neferleri olarak ise riski üstlenen sigorta underwriterlarını, yaraları teşhis ve tedavide askeri hemşire olarak ise hasar kanallarımızı düşünebiliriz.


İşte tam bu noktada dünyanın en büyük dijital sigortacılık topluluklarından biri olan The Digital Insurer meslektaşlarımızı bir araya getiren platformundaki bilgi birikimini TDI Akademi çatısı altında birleştirdi ve global sektör oyuncuları ile sektörümüzün stratejik olarak ilerlemesinde önemi oldukça yüksek olan konu başlıklarını bir müfredat haline getirdi.

Yerel piyasada ise Okan Utkueri moderatörlüğünde dönem boyunca farklı ekosistem oyuncuları ile zenginleştirilecek müfredat konu başlıkları hakkında istişare grupları oluşturularak global bilgi yerelleştirilerek kişilere, kurumlara, sektörümüze ve dolayısıyla ülke ekonomimize fayda sağlıyor olacak.

Ebru Çetin

Marmara Üniversitesi‘ndeki Aktüerya eğitimi esnasında çeşitli STK’lar ile sosyal sorumluluk projeleri geliştirerek profesyonel iş hayatına başladı. Sigorta sektöründe risk analizi, aktüerya, reasürans ve insurtech alanlarında çalıştı. Sigortacılıktaki teknolojik gelişmelerle  köşe yazıları yazmakta olup, sigortacılığın dijital dönüşümünü hızlandırma vizyonuyla yola çıkan dünyanın en geniş dijital sigorta topluluğu The Digital Insurer'ın Türkiye sorumlusudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.