2026’ya girerken küresel sigorta gündemi önemli bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. Aşırı hava olayları artık istisna değil, reasürans piyasasında koşullar yumuşuyor, yapay zekâ ise yavaş yavaş destekleyici bir araç olmaktan çıkıp işin merkezine yerleşiyor. 2025’in tablosu bize şunu söylüyor: Sigorta sektörü olağanüstü durumlara değil, kalıcı risklere göre yeniden şekilleniyor. Bu bültende, yılı kapatırken öne çıkan gelişmeleri ve 2026’ya taşınan temel eğilimleri özetliyoruz.
2025 Kayıtlara Geçen En Sıcak Üç Yıldan Biri Oldu
2025, küresel ölçekte kaydedilen en sıcak üç yıldan biri olarak tarihe geçti. World Weather Attribution (WWA) araştırmacılarına göre yıl, La Niña’nın geçici serinletici etkisine rağmen, insan kaynaklı sera gazı emisyonları nedeniyle olağanüstü yüksek sıcaklıklarla geçti. İlk kez üç yıllık ortalama sıcaklık artışı, Paris Anlaşması’nda belirlenen 1,5°C eşiğini aşmış oldu. Bu durum iklim krizinin artık istisnai değil, kalıcı bir gerçeklik haline geldiğini gösteriyor.
Araştırmacılar 2025’te yaşanan 157 ağır aşırı hava olayından 22’sini detaylı biçimde inceledi. En ölümcül olayların başında gelen sıcak hava dalgalarının, iklim değişikliği nedeniyle geçmişe kıyasla yaklaşık 10 kat daha olası hale geldiği belirtiliyor. Aşırı sıcaklar; kuraklık, orman yangınları, sel ve fırtınalarla birlikte binlerce can kaybına ve milyonlarca kişinin yerinden olmasına yol açtı. Yunanistan ve Türkiye’deki yangınlar, Meksika’daki seller ve Asya’daki tayfunlar yılın öne çıkan örnekleri arasında yer aldı.
Rapor, bu tabloya rağmen uyum politikalarının sınırlarına da dikkat çekiyor. Özellikle küçük ada ülkelerinde görülen hızlı şiddetlenen fırtınalar, hazırlık ve erken uyarı sistemlerinin dahi yetersiz kalabildiğini ortaya koydu. WWA’ya göre uyum yatırımları hayati önem taşısa da tek başına yeterli değil. Fosil yakıtlardan hızlı çıkış ve emisyonların azaltılması olmadan, aşırı hava olaylarının ekonomik ve toplumsal maliyetleri daha da ağırlaşacak [1].
Sompo 30 Bin Çalışanı için Yapay Zekâ Ajanlarını Devreye Alıyor
Sompo Holdings, Ocak 2026 itibarıyla Japonya’daki grup şirketlerinde çalışan yaklaşık 30 bin personel için “SOMPO AI Agent” adını verdiği yapay zekâ ajanlarını kullanıma açacağını duyurdu. Şirket, bu adımıyla operasyonel verimliliği ve çalışan üretkenliğini artırmayı, aynı zamanda iş yapış biçimlerini köklü biçimde dönüştürmeyi hedefliyor. Bu ölçek, Japonya’da tek bir kurumsal grup içinde gerçekleştirilen en büyük yapay zekâ ajanı yaygınlaştırmalarından biri olarak öne çıkıyor.
SOMPO AI Agent, doküman arama ve özetleme, masaüstü araştırma, toplantı notları çıkarma ve veri analizi gibi genel iş desteklerinin ötesinde; sigortacılık başta olmak üzere Sompo’nun iş süreçlerine özel bilgi ve sistemlerle entegre şekilde çalışacak. Grup, bu sayede özellikle hasar/masraf oranı hedeflerini öne çekmeyi ve süreçleri yapay zekâ merkezli yeniden tasarlamayı amaçlıyor. Yapay zekâ, çalışanlar için yalnızca bir araç değil, günlük işlerde yardımcı ajan olarak konumlanıyor.
Tam ölçekli uygulama öncesinde, Google Cloud’un Gemini Enterprise platformu kullanılarak bir pilot program yürütülecek. Bu süreçte otomasyon etkileri ölçülecek, yeni kullanım senaryoları geliştirilecek ve yöneticiler için yapay zekâ liderliği eğitimi zorunlu hale getirilecek. Sompo, yapay zekâ sayesinde kazanılan zamanı müşteri değeri yaratmaya ve yeni iş modelleri geliştirmeye yönlendirerek, uzun vadeli iş modeli dönüşümünü hızlandırmayı planlıyor [2].
Güney Kore’de Tarihi Veri İhlali: Coupang’dan 1 Milyar Dolarlık Telafi Paketi
Coupang Inc., Güney Kore tarihinin en büyük veri ihlali sonrası etkilenen müşterilerine toplamda 1 milyar doları aşan bir telafi paketi sunacağını açıkladı. Şirket, kişisel verileri sızdırılan 33,7 milyon kullanıcıya kişi başı 50.000 won’a (yaklaşık 35 dolar) kadar alışveriş kuponu vermeyi planlıyor.
Kuponlar, Coupang’ın ana platformu, yemek teslimat servisi, seyahat hizmetleri ve lüks kozmetik platformu R.LUX arasında paylaştırılacak. İhlal, ülkede nüfusun yaklaşık üçte ikisini etkilerken, olay kamu otoriteleri tarafından da incelemeye alındı ve şirket üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu.
Coupang, veri sızıntısının eski bir çalışan tarafından gerçekleştirildiğini ve yaklaşık 33 milyon hesabın etkilendiğini, ancak fiilen tutulan verilerin 3.000 hesapla sınırlı olduğunu belirtti. Buna rağmen, olay; dijital platformlarda veri güvenliği, tüketici tazmini ve siber risklerin finansal sonuçları açısından küresel ölçekte dikkatle izlenen bir örnek haline gelmiş durumda [3].
Willis Re: 2026’da Rekabet Artıyor, Reasürans Koşulları Gevşiyor
Willis Re, 2026 yılında reasürans piyasasında arzın artmaya devam edeceğini, rekabetin güçleneceğini ve sözleşme koşullarının alıcılar lehine gevşemeyi sürdüreceğini öngörüyor. Kuruma göre 2025 boyunca neredeyse tüm branşlarda fiyatlar yumuşadı ve bu eğilim 1 Ocak yenilemelerinde daha da belirginleşti.
Düşük hasar seviyesi, artan kapasite ve daha önce sınırlandırılan agregat excess of loss teminatlarının yeniden devreye alınması, reasürans alan şirketler için olumlu bir tablo yaratıyor. Özellikle afet riskleri kapasitesinin 2025’te bol olduğu ve büyümeye devam ettiği vurgulanırken, son iki yılın kârlı underwriting performansı reasürör bilançolarını güçlendirmiş durumda.
Willis Re ayrıca, alternatif sermayenin özellikle retrosesyon tarafında rekabeti artırdığına dikkat çekiyor. Afet tahvilleri 2025’te 20 milyar doları aşan ihraçla rekor kırarken, toplamda reasürans ve ticari sigorta piyasasına 45 milyar doların üzerinde yeni sermaye girişi yaşandı. Doğal afet sigortalı hasarlarının üst üste altıncı kez 100 milyar doları aşması beklenmesine rağmen, bu kayıpların reasürör bütçeleri içinde kaldığı ve alıcı piyasası oluşumunu durdurmaya yetmediği belirtiliyor [4].
Swiss Re: Gelecek Artık Bildiğimiz Gelecek Değil
Swiss Re, 2025’in hayat ve sağlık sigortaları açısından kısa vadede öngörülebilir, uzun vadede ise yapısal dönüşümlerin netleştiği bir yıl olduğunu vurguluyor. Yüksek faiz ortamı hayat sigortalarında kârlılığı desteklerken, küresel hayat primleri %2,2 arttı. Sağlık sigortası primleri ise son on yılın en hızlı büyümesini gösterdi. Ancak bu artışın önemli bölümü maliyet enflasyonundan kaynaklandı ve Swiss Re’ye göre sektörün asıl hedefi hâlâ daha fazla bireyi sigorta koruması altına almak.
Swiss Re’nin yıl sonu değerlendirmesinde 2025’in en belirleyici başlığı yapay zekâ oldu. Beklenenin aksine bir yapay zeka yaşanmadı; aksine sigortacılar IT bütçelerinin %3–8’ini yapay zekâya ayırarak somut verimlilik kazanımları elde etmeye başladı. Dönüştürücü etki, teknolojinin tek başına değil; underwriting, hasar ve veri ekiplerinin uzmanlığıyla birlikte kullanıldığında ortaya çıkıyor.
Risk cephesinde tablo daha karmaşık. Swiss Re, bazı pazarlarda mortalite göstergelerinde iyileşme sinyalleri görülse de küresel ölçekte pandemi öncesi seviyelere dönüşün henüz tamamlanmadığını belirtiyor. Buna karşılık zihinsel sağlık, uzun vadeli en kritik risk alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar
[3] Insurance Journal – Coupang Offers $1 Billion Compensation for Data Breach Victims
[5] Swiss Re – One year later – the future isn’t what it used to be


