Beyaz Perdedeki Sigortacılar: Timsah

Beyaz Perdedeki Sigortacılar yazı dizimize, dijital platformların en popüler dizilerinden biri olan Black Mirror’ın“Timsah” bölümüyle devam ediyoruz. Her ne kadar bir sinema filmi olmasa da, dizi bölümler arası küçük atıflar dışında bağımsız filmlerden oluşuyor diyebiliriz. Bu diziyi birçoğunuzun duyduğuna eminim; fakat belki aramızda hiç duymamış olanlar da vardır. Onlar için diziyi kısaca tanıtalım:

Black Mirror, her bölümünde teknolojinin keyfini süren insanoğlunun bir süre sonra o teknolojinin kurbanı olduğu temasını işliyor. Bu dizinin türünü sadece bilim kurguya sığdırmak zor. Bilim kurgu, distopya ve gerilim türlerinin harmanlandığı melez bir yapısı var. Her türden bir parça taşıyor.

İncelediğimiz bölüm, 7. sezonun 4. bölümü olan “Timsah”, IMDb’de 7.3 puan almış. Sigortacı olmasak da izlenmeye değer.


Hikâye, İzlanda’nın kasvetli coğrafyasında geçiyor. Yaklaşık 15 yıl önce, başroldeki Mia’nın, bir partiden dönen ve alkollü şekilde araç kullanan arkadaşı Rob ile birlikte bir bisikletliye çarpmasıyla başlıyor. Paniğe kapılan Mia ve Rob, çarpmanın etkisiyle yola savrulup oracıkta ölen adamı kimsecikler görmeden göle atarak hayatlarına devam ediyorlar. Hikâye 15 yıl sonra, günümüzde devam ediyor.

Mia, güzel bir aile kurmuş ve ünlü bir mimar olmuştur. Konuşmacı olarak gittiği bir şehirde, akşam otelinde dinlenirken Rob bir anda ziyaretine gelir. Rob, Mia’nın aksine yıllar önce işledikleri cinayetin yükü altında ezilmekte ve her geçen gün biraz daha yok olmaktadır. Artık dayanamayarak, o zavallı bisikletlinin eşine bir mektup yazmaya karar verdiğini Mia’ya söyler. O naif, çıtı pıtı Nordik kadının içinden o an bir canavar çıkar ve Rob’u oracıkta öldürüverir. Eh, ne de olsa 15 yıl önce gömlek yanlış iliklenmiştir bir kere.

Bu arada gönlümüzün efendisi, asıl karakterimiz, Ream Sigorta şirketinde müfettiş olan Shazia’nın hikâyesi de ara ara ekrana gelmektedir. Shazia, teknolojinin son nimeti olan bir “hatırlama cihazı” kullanmaktadır. Bu cihaz, ilk görüşte Macintosh’un en ilkel versiyonlarındaki monitörlere benzemektedir. Dizi, 2050 yılının teknolojisini böyle garipliklerle sunabiliyor. Ona takılmıyoruz. Asıl önemli olan cihazın işlevi… Küçük iki aparatı anılarını görmek istediğiniz kişinin şakaklarına yapıştırıyorsunuz ve bam! Öznel de olsa, kişinin anıları ekranda beliriveriyor! Tabii cihazın son model kablosuz bir kulaklığı da var. Anıları sadece izlemiyor, aynı zamanda duyuyorsunuz!

Sigortacımız, Mia’nın Rob’u öldürdüğü otel odasının karşısında gerçekleşen bir kazayı araştırmaktadır. Sürücüsüz bir pizza dağıtım aracı, turneye çıkacak filarmoni orkestrasında görevli bir müzisyene çarpmıştır. Kolu kırılan müzisyene sigorta şirketi tazminat ödeyecektir. Shazia, kazanın detaylarını ve olası rücu imkânlarını detaylıca araştırmaktadır. Müzisyenin kazaya dair anılarını görselleştiren cihaz aracılığıyla sırasıyla yoldan geçen bir kadına, sonra bir dişçiye ve nihayetinde Mia’ya ulaşır. Artık Shazia ve Mia’nın yolları kesişmiştir.

Sonra ne mi olur? Büyüsünü bozmadan ve daha fazla spoiler vermeden sizleri dizinin bu bölümüyle baş başa bırakıyoruz.

Keyifli seyirler…

Scroll to Top