Sürdürebilirlik son birkaç yılın en popüler kavramlarından biri. Ben de adet olduğu üzere bu konuyu sigorta sektörünün özelinde ele almak istedim. Konuya ilginin ne düzeyde olduğuna dair hem bir fikir sahibi olmak hem de Türk sigorta sektörünün mevcut durumunu ortaya koymak için Sigorta Dünyası Dergisi’nin Kasım 2025 sayısında “Sigorta Sektörünün Sürdürebilirlik Karnesi” başlıklı bir yazı kaleme aldım. [1] Beklediğim gibi yazıya ilgi yoğun oldu. Şimdi o yazıyı genişleterek sektörün güncel durumunu ve konuyu bir rehber tadında sizlerle paylaşmaya çalışayım.
Nedir Bu Sürdürülebilirlik?
Önce Sürdürülebilirlik kavramının nasıl ortaya çıktığına bir göz atalım. Kavram ilk defa neredeyse üç asır önce kullanılmış. Sürdürülebilirlik terimine, Alman bir ormancı olan Hans Carl von Carlowitz’in 1712’de kaleme aldığı Sylvicultura Oeconomica adlı eserde rastlıyoruz. Sürdürülebilirlik kavramı bu kitapta, orman örtüsünün uzun vadede nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin bir tanım olarak kullanılıyor. [2]
Sürdürülebilirlik kavramı zaman içinde büyüyor ve serpiliyor. Böylece farklı boyutlarla kavrama çok daha geniş anlamlar yükleniyor. Nihayetinde günümüze geldiğimizde işletmelerin yolunun, sürdürülebilirliğin üç boyutu olan çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ile kesiştiğini görüyoruz. Aslında ESG boyutları bize, işletmeleri sürdürülebilirlik değerlendirmelerinde kullanılan bir çerçeve sunuyor. Şirketler işte bu çerçeveyi referans alarak sürdürülebilirlik raporları hazırlıyor. Bu raporlar aracılığıyla başta toplum olmak üzere yatırımcılar gibi diğer birçok paydaşa işletmenin sürdürülebilirlik noktasındaki hassasiyetlerini gösterme fırsatı veriyor. Tabii bu durum rapor yayınlayan kurumlar için geçerli. Hayatın her alanına temas eden sigorta şirketlerinin de şüphesiz bu raporları hazırlamaları gerekiyor.
Türkiye’de Sigorta ve Emeklilik Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Raporları
Aslında sektörün konuya olan ilgisi çok daha uzun bir geçmişe sahip. ESG boyutlarına ilişkin birçok tema, yıllardır sigorta şirketlerinin faaliyet raporlarında görülüyor. Bunlar, sürdürülebilirliğe özgü münferit raporlar değil. Sistematik olmaktan uzak faaliyet raporlarının içine serpiştirilmiş ifadelerden ibaret.
Bugün sektör ne durumda, bir göz atalım. Hayat dışı branşta faaliyet gösteren ve Kasım 2025 döneminde pazar payı en yüksek ilk 10 şirket örneklemimiz olsun. [3] Bu şirketlerin çoğu ilk defa 2024 yılına ait ve zorunlu olduğu için Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu raporlarını paylaşmış. Bu şirketlerden bazıları hem zorunlu olan TSRS hem de Küresel Raporlama Girişimi (GRI) standartlarına uyumlu ayrı ayrı rapor sunuyor. Özellikle konuyu ciddiye alan şirketler zorunlu olmayan bu raporları görsel, grafik ve tablolarla zenginleştirerek okuyucu dostu şekilde hazırlıyor. Ancak bir şirket var ki, “marifet iltifata tabidir” diyerek onu da anmak gerekiyor. Henüz çok az konuştuğumuz 2016 yılında GRI standartlarını referans alarak hazırladıkları raporla bir ilke imza atan Allianz Grubu’nu tebrik ediyorum.
Hayat ve emeklilik şirketlerinin sürdürülebilirlik raporlamalarında da benzer bir tablo görüyoruz. Burada da 2016’da ilk olarak rapor yayınlayan Allianz Grubu karşımıza çıkıyor. Bunun dışında çoğu şirketin ilk defa zorunlu olduğu için 2024 yılına ait TSRS uyumlu raporları yayınladıklarını görüyoruz. Bununla birlikte zorunlu olan raporlar hariç ihtiyari sürdürülebilirlik raporları hem şekil hem de içerik açısından aynı standartta olmadığı dikkat çekiyor.
Güzel haber, Nisan 2025’te Türkiye Sigorta Birliği (TSB) “Sigorta Sektöründe Sürdürülebilirlik Kılavuzu” başlıklı detaylı bir yol haritası paylaştı. [4] Bu ve benzer kılavuzlar çok kıymetli çünkü anlaşılması zor ve karmaşık raporlama süreçlerinden sadece biz mağdur değiliz. Geçtiğimiz aylarda, tam da bu konu Insurance Europe ve European Insurance CFO Forum’un gündemine geldi. Etkinlikte Avrupa Komisyonu’na sürdürülebilirlik raporlama süreçlerinin sadeleştirilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. [5]
Sigorta Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Raporlaması Artık Zorunlu
Sigorta şirketleri için TSFR uyumlu sürdürülebilirlik raporlarının hazırlanıp, paylaşılması zorunlu bunu biliyoruz. Bunu Kamu Gözetleme Kurumu (KGK) Kurul Kararının 3 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Sayılan Ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi, C maddesinde görüyoruz. Bu madde açıkça sigorta ve emeklilik şirketlerini işaret ediyor [6];
“3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.”
Sigorta ve emeklilik şirketleri dahil, ilgili listede ve kapsamda yer alan şirketlerin 2024 yılında sürdürülebilirlik kapsamındaki tüm faaliyetleri 2025 yılı içerisinde raporlamaları zorunlu. Raporlamada herhangi bir şekil şartı olmamakla birlikte TSFR’ye göre, 1) Yönetişim, 2) Strateji, 3) Risk yönetimi, 4) Metrikler ve hedefler başlıklı ayrı dört bölümden oluşması gerekiyor.
Pratiğe baktığımızda, sigorta ve emeklilik şirketlerinin TSFR uyumlu raporlarını incelerken bazı şirketlerin kurumsal kimliklerini öne çıkaran kapak görselleri koymaları dikkat çekiyor. Bazılarının ise, daha sade bir raporlama yaparak böyle görseller kullanmadıkları görülüyor. Tabii her ikisi de TSFR’ye uyumlu bir format kullanıyor. Teknik olarak doğru.
Sonuç
Özetle, geçmiş yılları da dikkate aldığımızda sektör sürdürülebilirlik raporlamalarında bütünlükten uzak bir görünüm sergiliyor. Yatırımcılar için önemli bir motivasyon kaynağı olan bu raporları 2024 yılına kadar şirketlerin önemli bir kısmı yayınlamamış. Tabii bu tablo TSRS uyum zorunluğu ile değişiyor. Bazı şirketler ise konuya daha hassas yaklaşıyor. Hem TSRS uyumlu hem de GRI standartlarını uyumlu ayrı ayrı raporlama yapıyor. Bakalım ilerleyen dönemlerde zorunluluk dışında da raporlama yapan şirket sayısı artacak mı göreceğiz.
Kaynaklar
[1] Sigorta Dünyası (2025). Sigorta Sektörünün Sürdürebilirlik Karnesi, https://www.sigortadunyasi.com.tr/2025/12/08/dr-behlul-ersoy-sigorta-sektorunun-surdurulebilirlik-karnesi/
[2] Scoones, I. (2007). Sustainability. Development in Practice, 17(4–5), 589–596. https://doi.org/10.1080/09614520701469609
[3] TSB (2025). Görsel Analiz Raporları, https://tsb.org.tr/tr/gorsel-analiz-raporlari
[4] TSB (2025). Sigorta Sektöründe Sürdürülebilirlik Kılavuzu, https://www.tsb.org.tr/content/PageAssets/TSB_SigortaSektorundeSurdurulebilirlikKilavuzu.pdf
[5] Keller, Y. (2025). EU insurers push Brussels for simpler sustainability reporting rules, https://beinsure.com/news/eu-insurers-push-brussels-for-simpler-sustainability-rules/
[6] KGK (2025). Kurul Kararının 3 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Sayılan Ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi, https://kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/sustainability/Duyuru_Surdurulebilirlik_.pdf
Not: Bu metin, yazarın Sigorta Dünyası Dergisi Kasım 2025 sayısında yayımlanan “Sigorta Sektörünün Sürdürebilirlik Karnesi” başlıklı yazısının güncellenmiş ve genişletilmiş versiyonudur.


