Sigorta Şirketlerinde Sürdürülebilirlik: TSRS ile Başlayan Yeni Dönem

Sürdürülebilirlik Kavramının Evrimi

Sürdürülebilirlik son yıllarda iş dünyasında, akademide ve kamu politikalarında en sık kullanılan kavramlardan biri haline geldi. Ancak bu kavramın ortaya çıkışı sanıldığından çok daha eskiye dayanıyor. Sürdürülebilirliğin ilk sistematik kullanımlarından biri 1712 yılında Alman ormancı Hans Carl von Carlowitz tarafından kaleme alınan Sylvicultura Oeconomica adlı eserde görülür [1]. Carlowitz bu çalışmasında, ormanların yalnızca kısa vadeli ekonomik kazanç için değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözeterek yönetilmesi gerektiğinden bahseder. Bu yaklaşım, doğal kaynakların tüketim hızının yeniden üretim kapasitesini aşmaması gerektiği fikrine dayanmaktaydı. Böylece Carlowitz, sürdürülebilirlik kavramının ilk teorik çerçevelerinden birini oluşturmuştur.

Zaman içinde sürdürülebilirlik kavramı yalnızca doğal kaynakların yönetimiyle sınırlı kalmamış, ekonomik ve toplumsal boyutları da kapsayacak şekilde genişlemiştir. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren çevre sorunlarının küresel ölçekte görünür hale gelmesi, sürdürülebilir kalkınma tartışmalarını hızlandırmıştır.

Günümüzde sürdürülebilirlik işletmelerin yönetim anlayışını ve stratejik kararlarını şekillendiren kapsamlı bir çerçeveye dönüşmüştür. Bu çerçevenin en yaygın kullanılan modeli ise çevresel (Environmental), sosyal (Social) ve yönetişim (Governance) boyutlarını içeren ESG yaklaşımıdır.  Finans sektörü başta olmak üzere birçok sektör için ESG kriterleri artık yalnızca gönüllü bir uygulama olmaktan çıkmış, yatırım kararlarında ve kurumsal değerlendirmelerde önemli bir referans noktası haline gelmiştir. Şirketler bu kapsamda sürdürülebilirlik raporları yayımlayarak faaliyetlerinin çevresel ve sosyal etkilerini paydaşlarıyla paylaşmakta, aynı zamanda uzun vadeli değer yaratma stratejilerini ortaya koymaktadır. Böylece sürdürülebilirlik kavramı, doğal kaynakların korunmasına yönelik bir düşünceden başlayarak günümüzde şirketlerin kurumsal stratejilerini ve finansal sistemin işleyişini etkileyen kapsamlı bir yönetim anlayışına evrilmiştir.


Sigorta Sektöründe Sürdürülebilirliğin Önemi

Sürdürülebilirlik, finansal sistem içinde yer alan kurumlar için giderek daha önemli bir kavram haline gelmiştir. Sigorta şirketleri ise bu sistem içinde özel bir konuma sahiptir. Çünkü sigorta sektörü bir yandan bireylerin ve işletmelerin karşı karşıya kaldığı riskleri üstlenirken, diğer yandan topladığı primleri uzun vadeli yatırımlara yönlendiren önemli kurumsal yatırımcılardan biridir.  Bu nedenle, sigorta sektörünün sürdürülebilirlik politikalarını iş süreçlerine dahil etmesi ve ekosistem paydaşlarını da bu uygulamaları benimsemeye teşvik etmesi sistemik riskleri azaltmaları açısından çok önemlidir [2].

Özellikle iklim değişikliği ve doğal afetlerin artan sıklığı, sigorta sektörünün riski yönetme şeklini önemli ölçüde değiştirmiştir. Sel, fırtına ve orman yangınları gibi afetlerin maliyetinin yükselmesi, sigorta şirketlerinin risk değerlendirme ve fiyatlama süreçlerini daha dikkatli yönetmesini gerektirmektedir. Bu açıdan sürdürülebilirlik yaklaşımı, sektörün hem çevresel sorumluluklarını hem de risk yönetimi kapasitesini doğrudan ilgilendirmektedir.

Bunun yanında sigorta şirketleri yatırım faaliyetleri yoluyla sürdürülebilir ekonominin finansmanında da önemli bir rol üstlenmektedir. ESG kriterlerini dikkate alan yatırım ve yönetim anlayışı, şirketlerin uzun vadeli finansal dayanıklılığını desteklerken aynı zamanda çevresel ve sosyal açıdan daha dengeli bir ekonomik yapının oluşmasına da katkı sağlar. Bu nedenle sürdürülebilirlik, gelecekte sigorta sektörü için çok daha stratejik öneme sahip olacaktır.


Hangi Sigorta Şirketleri için Sürdürülebilirlik Raporlaması Zorunlu?

Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin düzenlemeler çerçevesinde, zorunlu raporlama kapsamına giren şirketlerin 1 Ocak 2024 tarihinde başlayan hesap döneminden itibaren sürdürülebilirlik raporlaması yapma zorunluluğu gelmişti. Başka bir ifadeyle, sigorta şirketleri 2024 yılı boyunca sürdürülebilirlik kapsamında gerçekleştirdikleri tüm faaliyetleri 2025 yılı içerisinde raporlayacaklardı. Öyle de oldu. Sigorta şirketlerinin internet sitelerinde bu raporlara ulaşmanız mümkün.

Peki bu zorunluluğun hukuki dayanağı nedir? Tüm sigorta şirketlerini kapsıyor mu?

Bu zorunluluğun hukuki dayanağı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan düzenlemelerde yer alıyor. Bir şirketin sürdürülebilirlik raporlaması yapma yükümlülüğünün bulunması için öncelikle “Kurul Kararının 3’üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Sayılan ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi” kapsamında yer alması gerekiyor. Söz konusu listede, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet gösteren sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri de açıkça belirtiliyor.

Ancak liste kapsamına giren şirketlerin sürdürülebilirlik raporlaması yapma zorunluluğu belirli büyüklükleri sağlamaları şartına bağlı. Buna göre bir işletme aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini art arda iki raporlama döneminde aşması durumunda zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması kapsamına dahil oluyor:

  • Aktif toplamının 500 milyon Türk Lirasını aşması
  • Yıllık net satış hasılatının 1 milyar Türk Lirasını aşması
  • 250 ve üzeri çalışan sayısına sahip olması

Bu kriterler dikkate alındığında sigorta sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli şirketlerin önemli bir kısmının sürdürülebilirlik raporlama yükümlülüğü kapsamında yer aldığı görülüyor [3].


Sigorta Şirketlerinde Sürdürülebilirlik Raporlarının Yapısı

Raporlamada şekil açısından öngörülen katı bir format bulunmuyor fakat Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarında (TSRS) sürdürülebilirlik raporlarının içerik çerçevesi belirli başlıklar etrafında tanımlanmış. Buna göre raporların genel olarak yönetişim, strateji, risk yönetimi ile metrikler ve hedefler başlıklı dört temel bölümden oluşması beklenmekte. Bu yapı, sigorta şirketlerinin sürdürülebilirlik konularını yalnızca faaliyet bazlı değil, kurumsal yönetim yapısı, uzun vadeli stratejileri ve risk yönetimi süreçleriyle birlikte ele almalarını amaçlıyor. Böylece paydaşlar, şirketlerin sürdürülebilirlik konularına nasıl yaklaştığını ve bu konuları kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre ettiğini daha sistematik bir şekilde değerlendirme imkanı buluyor.

Hazırlanacak sürdürülebilirlik raporlarının mutlaka ayrı bir rapor olarak yayımlanması ise zorunlu değil. TSRS kapsamında sürdürülebilirlik bilgilerinin faaliyet raporu, sürdürülebilirlik raporu, strateji raporu veya entegre rapor gibi farklı raporlama formatları içerisinde sunulması mümkün. Şirketler bu bilgileri ister ayrı bir sürdürülebilirlik raporu olarak yayımlayabilir, ister mevcut kurumsal raporlarının içinde ilgili başlıklar altında paydaşlarına sunabilir [4].


Sürdürülebilirlik Raporlamasında Güvence Denetimi ve Uzmanlık Süreci

2024 yılına ait sürdürülebilirliğe ilişkin faaliyet sonuçlarının 2025 yılında raporlanmaya başlanmasıyla birlikte, söz konusu raporlar zorunlu sürdürülebilirlik güvence denetimine tabi tutulmaya başlandı. Böylece güvence denetimi ile, raporlarda yer alan bilgilerin doğruluğu, tutarlılığı ve standartlara uygunluğu konusunda paydaşlara önemli bir güvence sağlandı.

TSRS kapsamında zorunlu veya gönüllü olarak raporlama yapacak kurum ve işletmelerde görev alacak kişilerin bilgi ve yetkinliklerinin artırılmasına yönelik düzenlemeler de yürürlüğe girmiştir. 4 Haziran 2024 tarihli ve 32566 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Eğitimlerine İlişkin Usul ve Esaslar” ile ülke genelinde sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin eğitim müfredatının ve eğitici profillerinin çerçevesi belirlenmiştir [5].

Belirlenen eğitim programı, kurumsal sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin kavramsal çerçeveden başlayarak ulusal ve uluslararası düzenlemelere, ESG yaklaşımına, performans ölçümüne ve emisyon yönetimine kadar geniş bir içeriği kapsamakta. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Paris İklim Anlaşması, Avrupa Birliği düzenlemeleri, TSRS standartları, sürdürülebilir finansman araçları ve finansal raporlama ile ilişkili konular eğitim modüllerinin temel bileşenleri arasında yer almaktadır. Ayrıca sürdürülebilirlik performansının ölçümü, sera gazı hesaplama metodolojileri, karbon ayak izi, net-sıfır hedefler ve güvence denetimi gibi teknik konular da eğitim kapsamına dahil edilmiştir [6].


Sonuç

Sürdürülebilirlik kavramı, ortaya çıktığı ilk dönemlerde doğal kaynakların korunmasına yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirilirken, günümüzde işletmelerin stratejik kararlarını şekillendiren kapsamlı bir yönetim anlayışına dönüşmüştür. Finansal sistemin önemli aktörlerinden biri olan sigorta şirketleri de bu dönüşümden doğrudan etkilenmektedir. Artan iklim riskleri, çevresel ve sosyal beklentiler ile yatırımcı talepleri, sigorta şirketlerinin sürdürülebilirlik politikalarını kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline getirmelerini zorunlu kılmaktadır.

Türkiye’de sürdürülebilirlik raporlamasının TSRS çerçevesinde zorunlu hale gelmesi, sigorta sektörü açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Önümüzdeki dönemde şirketlerin risk yönetimi, yatırım stratejileri ve itibar yönetimi açısından bu raporların çok daha öne çıkacağı ve sürdürülebilirlik uygulamalarının kurumsal yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası haline geleceği değerlendirilmektedir.


Kaynaklar

[1] Scoones, I. (2007). Sustainability. Development in Practice, 17(4–5), 589–596. https://doi.org/10.1080/09614520701469609

[2] Meral, H., Ersoy, B., & Dogan, M. (2025). Enhancing Sustainability: The Impact of ESG Factors in Global Insurance Performance. Borsa Istanbul Review.

[3] KGK (2025). Kurul Kararının 3 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Sayılan ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi, https://kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/sustainability/Duyuru_Surdurulebilirlik_.pdf (Erişim: 01.03.2026).

[4] KGK (2025). Sıkça Sorulan Sorular, https://www.kgk.gov.tr/surdurulebilirlik-sss#:~:text=4.,hedefler%20ba%C5%9Fl%C4%B1kl%C4%B1%204%20b%C3%B6l%C3%BCmden%20olu%C5%9Facakt%C4%B1r. (Erişim: 01.03.2026).

[5] KGK (2024). Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Eğitimlerinde Eğitim Kuruluşlarına İlişkin Belirlenen Kriterler ve Akreditasyon Başvurusu, https://www.kgk.gov.tr//Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/Surdurulebilirlik/Kurumsal%20S%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClebilirlik%20Raporlamas%C4%B1%20E%C4%9Fitimlerinde%20E%C4%9Fitim%20Kurulu%C5%9Flar%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Belirlenen%20Kriterler%20ve%20Akreditasyon%20Ba%C5%9Fvurusu.pdf Erişim: 01.03.2026).

[6] KGK (2024). “Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Eğitimlerine İlişkin Usul ve Esaslar” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/Surdurulebilirlik/Duyuru/S%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClebilirlik%20E%C4%9Fitimi%20Usul%20Esaslar%20Duyuru.pdf (Erişim: 01.03.2026).

Scroll to Top