2025 Türk sigorta sektörü için güçlü bir büyüme yılı olarak kayda geçti. Prim üretimi hızla arttı, nominal rakamlar tarihsel zirvelere ulaştı ve sektör hacmi kısa sürede genişledi. Ancak bu büyüme, tüm şirketler için aynı anlama gelmedi. Enflasyonun yüksek seyrettiği bir ortamda nominal artışlar çoğu zaman reel performansı maskeledi ve sektör içinde gerçek güç farkları daha görünür hâle geldi.
Veriler, 2025’te büyüklüğün tek başına yeterli olmadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Bazı şirketler pazar paylarını koruyarak ölçeklerini sağlamlaştırırken, bazıları yüksek üretim artışına rağmen reel olarak geride kaldı. Bu ayrışma, sigorta sektöründe artık yalnızca ne kadar büyündüğünün değil, nasıl büyündüğünün de belirleyici olduğunu gösteriyor.
Türkiye Sigorta Birliği 2025 yıl sonu rakamları ışığında bu yazı, Türk sigorta sektöründe büyümenin neden her zaman güç anlamına gelmediğini ve 2025’in hangi yapısal dersleri sunduğunu ele alıyor.
2025’te Sektör Performansı: Büyüme Neden Yeterli Olmadı?
2025’te Türk sigorta sektörünün toplam prim üretimi 1,22 trilyon TL’ye ulaştı. Yıllık nominal büyüme %45’in üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerinden birini gördü. Bu tablo, sektörün hacim açısından güçlü bir yılı geride bıraktığını ve fiyatlama dinamiklerinin büyümeyi belirgin biçimde desteklediğini gösteriyor.
Ancak nominal performans ile reel sonuçlar arasındaki fark dikkat çekici düzeyde açıldı. Enflasyondan arındırıldığında sektörün reel büyümesi yaklaşık %11 ile sınırlı kaldı. Başka bir ifadeyle, 2025’te büyümenin önemli bir bölümü yeni üretimden ziyade fiyat artışları kaynaklı gerçekleşti. Bu ayrışma, şirketlerin gerçek operasyonel performanslarını daha net görünür hâle getirdi.
Maliyet baskıları, hasar enflasyonu ve devam eden reasürans sözleşmeleri, sektör genelinde reel büyümeyi sınırlayan temel faktörler oldu. Özellikle hayat dışı branşlarda bu baskılar daha belirgin hissedilirken, rekabetin yoğunlaştığı alanlarda kârlılık ve sürdürülebilirlik yeniden tartışma konusu hâline geldi. Buna karşılık hayat ve emeklilik tarafı, daha dengeli bir büyüme profiliyle sektör ortalamasının üzerinde reel performans sergileyerek pozitif ayrıştı.
İlk 10’daki Rekabet: Güç Dengeleri Nasıl Değişti?
2025’te sektörün en büyük oyuncuları, yüksek hacimlerini korurken büyümeyi daha temkinli ve kontrollü yönetmeyi tercih etti. İlk 10’da yer alan şirketlerin önemli bir bölümü, agresif pazar payı arayışından ziyade mevcut ölçeği konsolide etmeye odaklandı. Bu yaklaşım, fiyatlama baskılarının, hasar enflasyonunun ve reasürans maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir ortamda risklerin daha sıkı yönetilmesine işaret ediyor.
2025 Sonu İtibarıyla Türkiye’nin En Büyük 10 Sigorta Şirketi
| Sıra | Şirket | Üretim (Milyon TL) | Pazar Payı (%) | Nominal Değişim (%) | Reel Değişim (%) |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Türkiye Sigorta | 147.117 | 12,03 | 45,13 | 10,88 |
| 2 | Allianz Sigorta | 115.385 | 9,43 | 40,14 | 7,07 |
| 3 | Anadolu Sigorta | 97.883 | 8,00 | 40,66 | 7,46 |
| 4 | AXA Sigorta | 90.255 | 7,38 | 47,76 | 12,89 |
| 5 | Sompo Sigorta | 51.303 | 4,19 | 45,87 | 11,44 |
| 6 | HDI Sigorta | 50.640 | 4,14 | 47,76 | 12,89 |
| 7 | Ray Sigorta | 43.507 | 3,56 | 38,72 | 5,98 |
| 8 | Quick Sigorta | 42.566 | 3,48 | 40,73 | 7,52 |
| 9 | Aksigorta | 35.101 | 2,87 | 0,66 | -23,10 |
| 10 | Neova Katılım Sigorta | 30.715 | 2,51 | 61,07 | 23,06 |
Sektör lideri Türkiye Sigorta, 2025’i pazar payını büyük ölçüde koruyarak kapattı. Nominal büyüme güçlü seyrederken, reel performans sektör ortalamasına yakın gerçekleşti. Bu tablo, liderlik konumunun agresif genişleme yerine ölçeğin korunması ve portföy dengesinin gözetilmesi yoluyla sürdürüldüğünü gösteriyor. Allianz Sigorta ve Anadolu Sigorta da benzer bir görünüm sergiledi; yüksek üretim hacimleri korunurken pazar paylarında sınırlı bir gerileme yaşandı. Her iki şirkette de reel büyüme, sektör ortalamasına paralel kaldı.
Buna karşılık AXA Sigorta ve HDI Sigorta, 2025’te ilk 10 içinde daha belirgin biçimde pozitif ayrıştı. Her iki şirket de hem nominal hem reel büyümede sektör ortalamasının üzerine çıkarak pazar paylarını artırmayı başardı. Bu performans, büyümenin yalnızca fiyatlama etkisinden değil, operasyonel genişleme ve portföy kalitesinden de beslendiğine işaret ediyor.
Orta ölçekli büyükler arasında Sompo Sigorta, dengeli bir büyüme profiliyle pazar payını korudu. Aksigorta ise düşük nominal artış ve negatif reel büyüme ile ilk 10 içinde en belirgin zayıflamayı yaşayan şirket oldu. Buna karşılık Neova Katılım Sigorta, yüksek reel büyüme oranıyla dikkat çekti. Katılım sigortacılığı tarafındaki bu ivme, 2025’te ilk 10 içinde ölçekten bağımsız olarak güçlenen nadir hikâyelerden biri olarak öne çıktı.
Dikkat çekici bir diğer nokta ise, ilk 10 sıralamasında hayat ve emeklilik şirketlerinin yer almaması oldu. Oysa 2025’te sektörün en güçlü reel büyümesi bu alanda gerçekleşti. Bu durum, hayat ve emeklilik tarafında büyümenin henüz toplam sektör ölçeğine yansıyacak bir hacim üretmediğini gösteriyor.
Hayat ve Emeklilik: 2025’in Parlayan Yıldızı
2025, hayat ve emeklilik branşı açısından Türk sigorta sektörünün en güçlü ve en dengeli performans sergileyen alanı oldu. Toplam üretim yıl sonunda yaklaşık 179 milyar TL’ye ulaşırken, nominal büyüme %79, reel büyüme ise %37 seviyesinde gerçekleşti. Bu görünüm, hayat ve emeklilik tarafında büyümenin büyük ölçüde fiyatlama etkisinin ötesine geçtiğini ve reel talep artışıyla desteklendiğini gösteriyor.
Bu güçlü performans, branşın sektör içindeki ağırlığını da artırdı. Hayat ve emeklilik primlerinin toplam sigorta üretimi içindeki payı, 2024’te yaklaşık %12 seviyesindeyken 2025 sonunda %14,6’ya yükseldi. Böylece sektör büyümesi içinde hayat ve emeklilik, yalnızca hızlı büyüyen değil aynı zamanda dengeleyici bir unsur hâline geldi. Enflasyonist ortamda reel büyüme üretebilen nadir alanlardan biri olarak ayrıştı.
2025 Sonu İtibarıyla Türkiye’nin En Büyük 10 Hayat ve Emeklilik Şirketi
| Sıra | Şirket | Üretim (Milyon TL) | Pazar Payı (%) | Nominal Değişim (%) | Reel Değişim (%) |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Türkiye Hayat ve Emeklilik | 29.341 | 16,40 | 105,43 | 56,95 |
| 2 | AgeSA Hayat ve Emeklilik | 24.074 | 13,46 | 70,91 | 30,57 |
| 3 | Viennalife Emeklilik ve Hayat | 21.543 | 12,04 | 60,07 | 22,29 |
| 4 | Anadolu Hayat Emeklilik | 20.674 | 11,56 | 66,52 | 27,22 |
| 5 | Garanti BBVA Emeklilik ve Hayat | 20.004 | 11,18 | 108,41 | 59,22 |
| 6 | Allianz Yaşam ve Emeklilik | 17.081 | 9,55 | 86,45 | 42,45 |
| 7 | QNB Sağlık Hayat ve Emeklilik | 14.626 | 8,18 | 87,20 | 43,02 |
| 8 | MetLife Emeklilik ve Hayat | 14.373 | 8,04 | 84,88 | 41,25 |
| 9 | HDI Fiba Emeklilik ve Hayat | 4.321 | 2,42 | 77,10 | 35,31 |
| 10 | BNP Paribas Cardif Hayat Sigorta | 3.339 | 1,87 | 5,07 | -19,73 |
Hayat ve emeklilik pazarında yoğunlaşma seviyesi ise oldukça yüksek. İlk 10 şirket, toplam üretimin yaklaşık %95’ini gerçekleştiriyor. Bu yapı, ölçek ve dağıtım gücünün bu branşta hâlen belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Ancak 2025 verileri, yoğunlaşmanın performans farklarını ortadan kaldırmadığını; aksine bu farkları daha görünür hâle getirdiğini gösteriyor.
Pazar lideri Türkiye Hayat ve Emeklilik, üretimini bir yıl içinde iki katın üzerine taşıyarak liderliğini belirgin biçimde güçlendirdi. Garanti BBVA Emeklilik ve Hayat, AgeSA Hayat ve Emeklilik ve Allianz Yaşam ve Emeklilik gibi oyuncular da yüksek reel büyüme oranlarıyla öne çıktı. Bu şirketler, yalnızca hacim artırmakla kalmayıp büyümenin kalitesini koruyarak pazar paylarını genişletmeyi başardı.
Hayat Dışı Sigortacılık: Yüksek Hacim, Sınırlı Büyüme
2025’te hayat dışı sigortacılık, Türk sigorta sektörünün açık ara en büyük bileşeni olmaya devam etti. Yıl sonunda hayat dışı prim üretimi 1,04 trilyon TL seviyesine ulaşarak sektör hacminin büyük bölümünü oluşturdu. Nominal büyüme güçlü seyretti. Ancak enflasyondan arındırıldığında hayat dışı branşta reel büyüme yaklaşık %8 ile sınırlı kaldı. Bu görünüm, hacmin büyüdüğünü ancak yaratılan reel değerin sınırlı kaldığını gösteriyor.
Bu büyüme profili, hayat dışı sigortacılıkta yoğunlaşma yapısını da büyük ölçüde korudu. 2025 sonunda ilk 10 hayat dışı sigorta şirketi toplam üretimin yaklaşık %67’sini, ilk 20 şirket ise %90’a yakınını gerçekleştirdi. Ölçek avantajı, bu alanda rekabetin temel belirleyicisi olmayı sürdürdü. Büyük oyuncular üretim hacimlerini artırırken, pazarın daha küçük şirketler lehine anlamlı biçimde açıldığı bir yapı henüz oluşmadı.
Yoğunlaşmanın sürmesinde yalnızca üretim hacmi değil, operasyonel kapasite de belirleyici oldu. Geniş dağıtım ağları, reasürans erişimi, hasar yönetimi kabiliyeti ve fiyatlama esnekliği, büyük şirketlere belirgin avantajlar sağladı. Buna karşılık artan hasar frekansı, yükselen onarım ve işçilik maliyetleri ile reasürans fiyatları, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler üzerinde daha yoğun bir baskı yarattı. Bu baskı, ölçek farklarının yapısal olarak korunmasına katkı sağladı.
Ancak 2025 verileri, hayat dışı sigortacılıkta büyüklüğün tek başına yeterli olmadığını da net biçimde ortaya koyuyor. İlk sıralarda yer alan şirketler arasında pazar payını koruyanlar olduğu gibi, yüksek nominal büyümeye rağmen pay kaybeden oyuncular da dikkat çekti. Bu tablo, ölçeğin korunmasının artık daha fazla stratejik disiplin, doğru risk seçimi ve portföy kalitesi gerektirdiğine işaret ediyor. Hayat dışı sigortacılıkta gerçek ayrışma, hacimden çok büyümenin niteliğinde gerçekleşti.
Branş Bazlı Görünüm: Büyüme Eşit Dağılmadı
2025’te hayat dışı sigorta branşlarının tamamında nominal büyüme görülse de, reel performanslar arasında belirgin bir ayrışma yaşandı. Bazı branşlar reel talep artışıyla güçlenirken, bazıları yüksek hacimlerine rağmen enflasyon ve maliyet baskıları karşısında sınırlı bir reel performans sergiledi. Bu tablo, hayat dışı sigortacılıkta büyümenin artık branş bazında çok daha seçici hâle geldiğini gösteriyor.
2025 Sonu İtibarıyla Hayat Dışı Branşların Prim Üretimleri
| Branş | Üretim (Milyon TL) | Pazar Payı (%) | Nominal Değişim (%) | Reel Değişim (%) |
|---|---|---|---|---|
| Kara Araçları Sorumluluk | 309.816 | 29,67 | 41,16 | 7,85 |
| Hastalık – Sağlık | 211.869 | 20,29 | 55,12 | 18,51 |
| Yangın ve Doğal Afetler | 166.167 | 15,91 | 35,94 | 3,86 |
| Kara Araçları | 147.568 | 14,13 | 31,07 | 0,13 |
| Genel Zararlar | 112.131 | 10,74 | 50,01 | 14,61 |
| Diğer Branşlar | 96.569 | 9,26 | – | – |
| Toplam | 1.044.119 | 100,00 | 45,82 | 11,41 |
Hacim açısından bakıldığında, kara araçları sorumluluk sigortaları 2025’te de sektörün en büyük branşı olmayı sürdürdü. Trafik ve Yeşil Kart dâhil bu alanda üretim yaklaşık 310 milyar TL’ye ulaşırken, pazar payı %29,7 ile büyük ölçüde korundu. Reel büyümenin %7,9 seviyesinde kalması, bu branşta hacmin sürdürüldüğünü ancak büyümenin ağırlıklı olarak fiyatlama ve zorunlu sigorta yapısından beslendiğini gösteriyor.
Hastalık–sağlık sigortaları ise 2025’in en net pozitif ayrışan branşı oldu. 212 milyar TL üretim ve %20,3 pazar payıyla sektör içindeki ağırlığını belirgin biçimde artıran sağlık branşı, %18,5’lik reel büyüme ile talep kaynaklı bir genişlemeye işaret etti. Sağlık sigortaları, hayat dışı sigortacılıkta büyümenin niteliğinin en güçlü hissedildiği alan olarak öne çıktı.
Yangın ve doğal afetler branşı, 166 milyar TL üretimle üçüncü büyük branş konumunu korudu. Ancak %3,9’luk reel büyüme, bu alanda büyümenin sınırlı kaldığını gösteriyor. Artan sigorta bedellerine rağmen hasar maliyetleri ve reasürans koşulları, yangın branşında reel güçlenmeyi sınırlayan temel unsurlar olmaya devam etti.
Kasko sigortası, 148 milyar TL üretimle yüksek hacmini korusa da reel büyümenin neredeyse sıfıra yakın gerçekleşmesiyle zorlanan branşlar arasında yer aldı. Pazar payındaki gerileme, yoğun rekabet ve fiyat baskısının bu alanda belirginleştiğine işaret ediyor. Kasko, 2025’te hacim ile kârlılık arasındaki gerilimin en net hissedildiği branşlardan biri oldu.
Buna karşılık genel zararlar branşı, daha sınırlı bir hacme sahip olmasına rağmen %14,6’lık reel büyüme ile olumlu ayrıştı. Bu performans, hayat dışı sigortalar içinde reel anlamda güçlenen az sayıdaki ana branştan biri olarak dikkat çekti.
Daha küçük hacimli branşlarda ise heterojen bir görünüm öne çıktı. Nakliyat, kaza, finansal kayıplar ve kefalet gibi branşlarda nominal artışlar görülse de reel daralma yaşandı. Hukuksal koruma ve destek gibi branşlar yüksek reel büyüme oranlarıyla dikkat çekti; ancak bu alanların toplam sektör içindeki ağırlığı hâlen sınırlı kaldı ve genel dengeyi belirleyici ölçüde etkilemedi.
2026’de Türk Sigorta Sektörünü Neler Bekliyor
2026’ya girerken Türk sigorta sektörü, 2025’te yakaladığı güçlü hacim artışını artık daha dengeli ve seçici bir zeminde sürdürmek zorunda kalacak. Para politikasında dezenflasyon sürecinin devam etmesi ve faizlerde kademeli gevşeme beklentisi, nominal büyümeyi desteklemeyi sürdürecek. Ancak enflasyonun düşüş eğilimine girmesiyle birlikte, fiyatlama kaynaklı büyümenin etkisi azalacak; şirketlerin gerçek performansı, yani reel büyüme ve teknik kârlılık daha görünür hâle gelecek. Bu da 2026’yı, hacmin değil büyümenin niteliğinin test edileceği bir yıl konumuna taşıyor.
Maliye politikasında sıkı duruşun korunması ve bütçe disiplininin öncelik olmaya devam etmesi, kamu kaynaklı genişleyici etkilerin sınırlı kalacağını gösteriyor. Bu çerçevede sigorta sektörü açısından iç talep tarafında sert bir ivmelenmeden ziyade, daha seçici ve branş bazlı bir büyüme bekleniyor. Sağlık ve hayat sigortaları, demografik eğilimler ve artan farkındalık sayesinde talep tarafında güçlü kalmayı sürdürürken; motor ve yangın gibi yüksek hacimli branşlarda kârlılık baskısının devam etmesi muhtemel görünüyor. 2026’da bu alanlarda büyüme, hacimden çok portföy kalitesi ve risk seçimi üzerinden şekillenecek.
Küresel ekonomik görünüm de bu tabloyu destekliyor. IMF ve OECD projeksiyonları, 2026’da küresel büyümenin yavaşlamakla birlikte pozitif kalacağını; gelişmiş ekonomilerde sınırlı, gelişmekte olan ülkelerde ise daha parçalı bir büyüme patikasının öne çıkacağını gösteriyor. Türkiye açısından bu görünüm, dış talep ve ticaret kanallarının sigorta sektörü üzerinde belirleyici bir ivme yaratmaktan ziyade, dolaylı ve sınırlı etkiler üreteceğine işaret ediyor. Özellikle ticaretle bağlantılı branşlarda daha temkinli bir büyüme senaryosu öne çıkıyor.
Reasürans cephesinde ise 2026, önceki yıllara kıyasla daha dengeli fakat daha seçici bir piyasa yapısını işaret ediyor. Küresel reasürans kapasitesi güçlü kalmaya devam ederken, fiyatlama koşullarında sınırlı bir gevşeme bekleniyor. Bu durum, Türk sigorta şirketleri açısından reasürans erişiminin sürdürülebilir olacağını; ancak doğal afet, yangın ve büyük risklerde maliyet baskısının tamamen ortadan kalkmayacağını gösteriyor. Dolayısıyla 2026’da reasürans stratejisi, yalnızca maliyet yönetimi değil, risk yapısının yeniden dengelenmesi açısından da kritik önem taşıyacak.
Yeni Dönemin Şifreleri
2025 verileri, Türk sigorta sektöründe büyümenin artık tek başına yeterli bir performans göstergesi olmadığını net biçimde ortaya koydu. Nominal hacimler tarihsel zirvelere ulaşırken, reel performanslar şirketler ve branşlar arasında belirgin biçimde ayrıştı. Bu tablo, sektörün yeni bir eşiğe geldiğini ve büyüklük kadar büyümenin niteliğinin de belirleyici hâle geldiğini gösteriyor.
Hayat ve sağlık sigortaları reel talep artışıyla pozitif ayrışırken, hayat dışı branşlarda hacim korunmasına rağmen kârlılık ve sürdürülebilirlik baskı altında kaldı. Ölçek avantajı önemini korudu; ancak 2025, tek başına ölçeğin yeterli olmadığını da açık biçimde gösterdi. Büyük oyuncular arasında dahi pazar payını koruyanlar ile gerileyenler arasındaki farklar daha görünür hâle geldi.
2026’ya girerken sektör, daha dengeli ve seçici bir büyüme dönemine hazırlanıyor. Para ve maliye politikalarındaki kademeli normalleşme, küresel ekonomideki yavaşlama ve reasürans piyasalarındaki seçicilik, şirketleri daha temkinli ve stratejik kararlar almaya zorlayacak. Bu ortamda teknik kârlılık, branş dengesi ve risk yönetimi öncelikli rekabet alanları hâline gelecek.
Özetle Türk sigorta sektörü, hacim odaklı büyümeden kalite odaklı büyümeye geçiş sürecinde kritik bir aşamada bulunuyor. Önümüzdeki dönemde güçlü bilanço yapısına, sürdürülebilir iş modellerine ve disiplinli risk seçimine sahip şirketler daha net biçimde ayrışacak. 2025 verileri, bu dönüşümün artık ertelenemez bir gerçek olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Kaynak
TSB. (2026). Mali Tablolar ve İstatistikler – Prim Üretimleri Sıralama 2025 – 12. https://www.tsb.org.tr/tr/istatistik/genel-sigorta-verileri/prim-adet


