Bu hafta Türkiye sigorta gündeminde İstanbul’daki şiddetli yağışların bilançosu, sigorta sektörü ve BES’e yönelik asılsız iddialar, finansal piyasalara ilişkin açıklamalar ve tarım sigortalarındaki yeni düzenlemeler öne çıktı. İstanbul Valiliği, sağanak yağışlarda 1.277 su baskını ve 15 heyelan meydana geldiğini açıklarken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) üç sigorta şirketinin iflas ettiği yönündeki iddiaları yalanladı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), BES’ten kitlesel çıkış yaşandığı iddialarını reddederek son bir ayda 100 binden fazla net sözleşme artışı gerçekleştiğini bildirdi. Takasbank, TPP ve TEFAS işlemlerine ilişkin açıklamalarda bulunurken, Tarım ve Orman Bakanlığı 2027 yılı TARSİM düzenlemeleriyle don teminatı kapsamındaki ürün sayısını 25’e yükseltti.
İstanbul’daki Şiddetli Yağışlarda 1.277 Su Baskını ve 15 Heyelan Meydana Geldi
İstanbul’da 14 Ekim 2026 tarihinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, kent genelinde çok sayıda su baskınına ve maddi hasar riski oluşturan olaylara neden oldu. İstanbul Valiliği tarafından açıklanan verilere göre, yağışlar sonucunda 1.277 su baskını, 15 heyelan, 47 mahsur kalma, 13 ağaç devrilmesi ve 2 çatı uçması olayı kaydedildi.
Valilik açıklamasında, yağış nedeniyle 808 konut, 280 iş yeri ve 76 araçla ilgili ihbar alındığı belirtildi. Aynı gün saat 06.00–20.00 arasında AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne toplam 2.518 ihbar ulaşırken, olumsuzluklara müdahale amacıyla AFAD, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri başta olmak üzere ilgili kurumların 8 bin personel ve 2 bin araç ile iş makinesini sahada görevlendirdiği açıklandı.
Yağış miktarının Beykoz-Ömerli’de metrekare başına 193,84 kilogram, Arnavutköy’de 125,9 kilogram ve Sarıyer-İTÜ Maslak’ta 124,72 kilogram seviyesine ulaştığı bildirildi. Şiddetli yağışların konutlar, iş yerleri ve araçlar üzerindeki etkileri, sel ve su baskını risklerinin sigorta teminatları açısından önemini bir kez daha gündeme taşıdı [1].
TSB’den Sigorta Şirketlerinin İflas Ettiği İddialarına Yalanlama
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), İstanbul’da meydana gelen sel felaketinin ardından sosyal medyada üç sigorta şirketinin iflas ettiğine yönelik paylaşılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Birlik, kamuoyunda endişeye neden olabilecek söz konusu iddiaların asılsız olduğunu belirterek sigorta sektörünün güçlü kurumsal yapısı ve uluslararası reasürans güvenceleriyle yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini vurguladı.
TSB tarafından yapılan açıklamada, sel felaketinin ardından sigorta şirketlerinin hasar ihbarlarını almaya ve hasar tespit süreçlerini yürütmeye devam ettiği belirtildi. Poliçe teminatları kapsamındaki tazminatların hak sahiplerine en kısa sürede ulaştırılması için sektörün tüm imkânlarını seferber ettiği ifade edildi. Ayrıca vatandaşlardan, resmî kaynaklara dayanmayan ve sektörün güvenilirliğini hedef alan yanıltıcı paylaşımlara itibar etmemeleri istendi.
Birlik, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 35’inci maddesi kapsamında sigorta kuruluşlarının itibarını zedeleyebilecek asılsız haberlerin yayılmasının cezai yaptırıma tabi olduğunu hatırlattı. Sigorta şirketlerinin faaliyetleri ve mali durumlarına ilişkin değerlendirmelerde başta Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) olmak üzere yetkili kurumların resmî açıklamalarının esas alınması gerektiği vurgulandı. TSB, yanıltıcı paylaşımları takip ederek sektörün itibarını ve sigortalıların haklarını korumaya yönelik gerekli girişimlerde bulunacağını bildirdi [2].
Bireysel Emeklilik Sistemi’nden Kitlesel Çıkış İddiaları Yalanlandı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan, sermaye piyasalarındaki gelişmeler nedeniyle Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) kitlesel çıkışlar yaşandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Merkez, söz konusu paylaşımların tamamen asılsız olduğunu belirtti.
DMM tarafından yapılan açıklamada, güncel BES istatistiklerinin sistemde olumsuz bir seyre işaret etmediği vurgulandı. Son bir ayda 100 binden fazla net sözleşme artışı gerçekleştiği ve sisteme önemli miktarda yeni kaynak girişi olduğu bildirildi. Açıklamada, BES’in devlet katkısı ve sağladığı güven ortamıyla büyümesini sürdürdüğü ifade edildi.
Merkez, kamuoyunda güvensizlik oluşturabilecek spekülatif içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin BES’ten kitlesel çıkışlara yol açtığı yönündeki iddiaların mevcut verilerle örtüşmediği vurgulanırken, sistemin gelişimine ilişkin değerlendirmelerde yalnızca yetkili resmî kurumlar tarafından yayımlanan açıklamaların dikkate alınması çağrısında bulunuldu [3].
Takasbank’tan TPP ve TEFAS İşlemlerine İlişkin İddialara Açıklama
İstanbul Takas ve Saklama Bankası (Takasbank), Takasbank Para Piyasası (TPP) ve Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) işlemlerine ilişkin kamuoyunda gündeme gelen iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. TPP’nin üyeler arasında işlem gerçekleştirilen organize bir para piyasası olduğu belirtilirken, Takasbank’ın kendi kaynaklarından finansman sağlamadığı ve işlemlerde borç alan veya veren taraf olarak yer almadığı vurgulandı.
Takasbank tarafından yapılan açıklamada, TPP’deki tüm borçlanmaların teminatlı olduğu ve yaklaşık 240 milyar liralık işleme karşılık 450 milyar lira tutarında teminat bulunduğu bildirildi. Teminatların yaklaşık yüzde 84’ünün banka teminat mektuplarından oluştuğu, pay senetlerinin toplam teminatlar içindeki oranının ise yüzde 1,5’in altında kaldığı belirtildi. Piyasada bugüne kadar herhangi bir temerrüt yaşanmadığı ve kaynak sağlayan kurumların zarara uğramadığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Tera Portföy Birinci Serbest Fon’un (TLY) TEFAS işlemlerine ilişkin iddialara da yanıt verildi. Fonun, izahname değişikliğinin SPK onayı olmadan yapıldığının bildirilmesi üzerine 1 Ağustos 2025’te alım işlemlerine kapatıldığı, gerekli onayın ardından 12 Ağustos 2025’te yeniden açıldığı belirtildi. Takasbank, fonun 11 ay boyunca onaysız işlem gördüğü iddiasını reddederken, piyasaların olağan işleyişini sürdürdüğünü açıkladı [4].
TARSİM’in 2027 Yılı Sigorta Teminatları Genişletildi
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2027 yılında uygulanacak Devlet Destekli Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) düzenlemelerini açıkladı. Yeni düzenlemeyle teminat dönemi öncesinde yaşanan don olaylarına karşı güvence sağlanan ürün sayısı 9’dan 25’e yükseltildi. Ceviz, badem, nar, incir, kivi ve muzun da aralarında bulunduğu 16 ürün kapsama eklenirken, Temel Sigorta Paketi kapsamındaki ürün sayısı da 25’e çıkarıldı.
Gelir Koruma Sigortası’na buğday, arpa ve çavdarın ardından tritikale de dahil edildi. Parsel Bazlı Verim Sigortası’nın pilot uygulama alanı Tekirdağ’ın ardından Şanlıurfa ve Kayseri’ye genişletildi. Ayrıca pelemir ürünü sigorta kapsamına alınırken, şeker pancarı tohumluk üretiminde yaban domuzu kaynaklı verim kayıpları ile baraj kapaklarının açılmasından kaynaklanan sel ve su baskını hasarları da teminata eklendi.
Hayvan hayat, arıcılık ve sera sigortalarında da yeni düzenlemeler yapıldı. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nda buzağıların ilk günden itibaren sigortalanabilmesine imkân tanınırken, arıcılıkta kovan bedeli 5.500 TL’den 6.500 TL’ye yükseltildi. Sera Sigortası’nda örtü onarım masrafı 8.500 TL’ye çıkarıldı ve modernize edilen seralara yüzde 5 prim indirimi getirildi. Ayrıca mevcut indirim uygulamasının gazi yakınlarını da kapsayacak şekilde genişletildiği açıklandı [5].
Kaynaklar
[1] Euronews – İstanbul’da yağışın bilançosu açıklandı: 1.277 su baskını, 15 heyelan
[3] TRT Haber – DMM ‘BES’ten kitlesel çıkışlar yaşandığı’ iddialarını yalanladı
[4] AA- Takasbank’tan TPP ve TEFAS işlemlerine ilişkin açıklama


