Bu hafta Türkiye gündeminde sağlık harcamalarındaki güçlü artış, sigorta ve emeklilik şirketlerinin kurumlar vergisi sıralamasındaki yeri, sektörün 2026 ilk yarı prim üretimi, araç değer kaybı ödemelerinde IBAN kullanımına ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) kararı ve katılım sigortacılığında danışma komitelerine getirilen yeni kurallar öne çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri Türkiye’nin sağlık harcamasının 2,36 trilyon TL’ye ulaştığını gösterirken, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) sıralamasında 12 sigorta ve emeklilik şirketi ilk 100’e girdi. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verileri prim üretiminin 743,9 milyar TL’ye yükseldiğini ortaya koyarken, KVKK ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) kararları da sektörde veri kullanımı ve yönetişim süreçlerine ilişkin yeni çerçeveler oluşturdu.
TÜİK: Türkiye’nin Sağlık Faturası 2,36 Trilyon TL’ye Ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İstatistiklerle Türkiye 2025 verilerine göre Türkiye’de toplam sağlık harcaması 2024 yılında yüzde 89,6 artarak 2,36 trilyon TL’ye ulaştı. Devletin genel sağlık harcamaları 1,79 trilyon TL’ye, özel sektörün harcamaları ise 564,9 milyar TL’ye yükseldi. Hanehalklarının sağlık için yaptığı harcama da 442,4 milyar TL’ye çıktı.
Sigorta şirketlerinin sağlık harcamalarındaki artış da dikkat çekti. 2022’de 16,6 milyar TL olan harcama, 2023’te 31,4 milyar TL’ye, 2024’te ise 66,1 milyar TL’ye ulaştı. Böylece sigorta şirketlerinin sağlık harcamaları iki yılda yaklaşık dört katına çıkarken toplam sağlık harcamaları içindeki payı yaklaşık yüzde 3 seviyesinde kaldı.
Veriler, sağlık harcamalarında gelir grupları arasındaki farkı da ortaya koydu. Toplam hanehalkı sağlık harcamasının yüzde 42,8’i en yüksek gelirli yüzde 20’lik grup tarafından yapılırken en düşük gelirli yüzde 20’nin payı yüzde 6’da kaldı. Sağlığın toplam tüketim harcamaları içindeki payı da harcama seviyesi yükseldikçe genel olarak artış gösterdi [1].
Kurumlar Vergisi Rekortmenleri Açıklandı: İlk 100’de 12 Sigorta Şirketi Var
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 2025 yılı kurumlar vergisi sıralamasında, bilgileri kamuya açık 12 sigorta ve emeklilik şirketi ilk 100’e girdi. Bu şirketlerin toplam tahakkuk eden kurumlar vergisi yaklaşık 44,9 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye genelinde ise 1,61 trilyon TL kurumlar vergisi tahakkuk ettirildi.
Sigorta ve emeklilik şirketleri arasında Allianz Sigorta 7,6 milyar TL ile ilk sırada yer alırken Türkiye genelinde 10. oldu. Türkiye Sigorta 7,5 milyar TL ile 12., Türkiye Hayat ve Emeklilik ise 5,9 milyar TL ile 18. sıraya yerleşti. Böylece kamuya açık şirketlerden üçü Türkiye genelinde ilk 20’ye girdi.
İlk 100’de ayrıca AXA Sigorta, Anadolu Sigorta, Garanti Emeklilik ve Hayat, Allianz Yaşam ve Emeklilik, Sompo Sigorta, Quick Sigorta, Ankara Sigorta, Anadolu Hayat Emeklilik ve AgeSA Hayat ve Emeklilik yer aldı. GİB, bazı mükelleflerin unvan ve vergi bilgilerini açıklamadığı için sigorta ve emeklilik sektörünün listedeki toplam şirket sayısı yalnızca kamuya açık veriler üzerinden belirlenebiliyor [2].
Sigorta Sektöründe İlk Yarı Tablosu: Prim Üretimi 743,9 Milyar TL’ye Ulaştı
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Haziran 2026 verilerine göre sigorta sektörünün yılın ilk yarısındaki toplam prim üretimi yüzde 29 artarak 743,9 milyar TL’ye ulaştı. Ancak enflasyondan arındırıldığında toplam prim üretimi yüzde 2,4 geriledi. Hayat dışı branşlarda 629 milyar TL prim üretilirken reel daralma yüzde 4,4 oldu. Hayat sigortaları ise 114,8 milyar TL’ye ulaşarak yüzde 10,7 reel büyümeyle sektör genelinden pozitif ayrıştı.
Branş bazında hastalık-sağlık sigortalarının prim üretimi 145 milyar TL’ye, kara araçları sorumluluk branşının üretimi 166,3 milyar TL’ye yükseldi. Genel zararlar yüzde 15,2 reel büyümeyle güçlü performans gösterirken yangın ve doğal afetler ile kasko branşlarında nominal artışa rağmen reel gerileme kaydedildi. Trafik ve Yeşil Kart dahil prim üretimi ise 154,5 milyar TL’ye ulaştı ancak reel büyüme yüzde 0,7 ile sınırlı kaldı.
Satış kanallarında acenteler 365,3 milyar TL ve yüzde 49,1 payla sektörün en büyük dağıtım kanalı olmayı sürdürdü. Hayat dışı sigortalarda acentelerin payı yüzde 55,7’ye çıkarken hayat sigortalarında bankalar yüzde 72,7 ile belirleyici kanal oldu. E-ticaret ve tele-satışın toplam prim üretimindeki payı yüzde 5,8 seviyesinde kalırken bu oran hayat sigortalarında yüzde 31,4’e yükseldi. Böylece ilk yarı verileri, prim üretimindeki nominal büyümeye rağmen reel performans ve dağıtım yapısında branşlar arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti [3].
Araç Değer Kaybı Ödemelerinde IBAN Kullanımına KVKK’dan Yeni Karar
Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), trafik kazası sonrasında hasar sürecinde hukuka uygun şekilde elde edilen IBAN bilgisinin aynı kazaya ilişkin araç değer kaybı ödemesinde kullanılmasını mevzuata uygun buldu. Kurul, banka hesap bilgisinin bu amaçla kullanılmasının “bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması” şartı kapsamında değerlendirilebileceğine karar verdi.
Karara konu olayda, trafik kazasında zarar gören kişi karşı aracın sigorta şirketine değer kaybı başvurusunda bulundu. Ödemenin kendi hesabına yapılmasının ardından IBAN bilgisini sigorta şirketiyle paylaşmadığını belirterek Kurula şikâyette bulundu. İncelemede IBAN bilgisinin ilk hasar bildirimi sırasında sigorta şirketine iletildiği ve Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) IBAN Doğrulama Hizmeti üzerinden doğrulandığı tespit edildi.
Kurul, hasar bildirimi sırasında hukuka uygun olarak elde edilen IBAN bilgisinin aynı kazadan kaynaklanan değer kaybı ödemesinde yeniden kullanılmasında KVKK açısından aykırılık bulunmadığına hükmetti. Buna karşılık sigorta şirketinin ilgili kişinin kişisel verilerine ilişkin başvurusuna süresi içinde yanıt vermediği belirlendi. Şirkete, veri sorumlularına yapılan başvuruların mevzuatta öngörülen sürelerde, gerekçeli ve etkin şekilde sonuçlandırılması gerektiği hatırlatıldı [4].
Katılım Sigortacılığı Danışma Komitelerine Yeni Kurallar: Kararlar SEDDK’ya Bildirilecek
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), katılım esaslı sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetlerinde danışma komitelerinin işleyişine yönelik yeni kurallar getirdi. 2026/26 sayılı Genelge ile komite gündemlerinin hazırlanmasından kararların gerekçelendirilmesine, kayıt altına alınmasından uygulama takibine kadar birçok süreç ayrıntılı şekilde düzenlendi.
Yeni düzenlemeye göre danışma komitesine sunulacak bilgi ve belgelerin açık, anlaşılır ve karar almaya yeterli nitelikte olması gerekecek. Alınan kararlar gerekçeleriyle birlikte izlenebilir ve denetlenebilir şekilde kaydedilecek. Kararların uygulanma durumu katılım uyum birimi veya sorumlusu tarafından takip edilirken gelişmeler şirketin yapısına göre üçer veya altışar aylık dönemlerde danışma komitesine sunulacak. Yönetim kurulunun uygun gördüğü kararlar çalışanların erişimine açılabilecek veya şirketin internet sitesinde yayımlanabilecek.
Genelgeyle danışma komitesi karar tutanakları için de asgari içerik standardı getirildi. Tutanaklarda toplantı bilgileri, gündem, konu özeti, kararın gerekçesi, kararın alınma usulü ve varsa muhalefet şerhi gibi bilgiler yer alacak. Ayrıca bir takvim yılı içinde alınan danışma komitesi kararları, takip eden yılın ocak ayı sonuna kadar şirket veya kuruluş tarafından SEDDK’ya iletilecek [5].
Kaynaklar
[1] Sigorta Strateji – TÜİK: Türkiye’nin Sağlık Faturası 2,36 Trilyon TL’ye Ulaştı
[2] Sigorta Strateji – Kurumlar Vergisi Rekortmenleri Açıklandı: İlk 100’de 12 Sigorta Şirketi Var


