COP31: Sigorta Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

2026 yılında Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadele açısından dünyanın en önemli etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 31.’si, yani COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek.

Son yıllarda iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm gibi kavramları çok daha sık duymaya başladık. Özellikle akademik tarafta son birkaç yıldır sürdülebilirlik konusu çok popüler. Gerek sosyal bilimler gerekse fen bilimlerinde çalışan meslektaşlarımızın konuya ilgisi çok yüksek. Bu açıdan COP31 hem sektörü hem de akademinin önemli gündemlerinden biri olacağını düşünüyorum.


Peki Bir Anda Her Yerde Karşımıza Çıkan COP Ne?

COP toplantılarının 30 yılı aşkın bir mazisi var. COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin bir araya geldiği Taraflar Konferansı’nın İngilizce kısaltması. Aynı zamanda Sözleşme’nin en üst karar organı. Taraf ülkeler bu toplantılarda iklim değişikliğiyle mücadelede attıkları adımları, emisyon verilerini ve kaydedilen ilerlemeyi değerlendiriyor, gelecek dönemde izlenecek politikaları tartışıyor.

İlk COP toplantısı 1995 yılında Berlin’de gerçekleştirildi. 1995’ten bu yana düzenlenen COP toplantıları, küresel iklim politikalarının müzakere edildiği en önemli platformlardan biri haline geldi. 1997 yılında Kyoto’da kabul edilen Kyoto Protokolü ve 2015 yılında Paris’te kabul edilen Paris Anlaşması da bu konferansların en bilinen somut çıktıları arasında [1].


Bu Yıl ise Gözler Türkiye’de Olacak

COP31’in Antalya’da düzenlenecek olması, ilgili tarihlerde Türkiye’yi neredeyse iki hafta boyunca tüm dünyanın izlediği bir aktöre dönüştürecek. Ayrıca Türkiye, konferansa ev sahipliği yapmanın yanında COP31 Başkanlığını da üstleniyor. Büyük sorumluluk…

Peki böylesine önemli bir etkinliğin Türkiye’de düzenlenmesi sigorta sektörü açısından ne anlama geliyor? İklim değişikliğinin son yıllarda yarattığı ekonomik kayıplara baktığımızda, bu sorunun cevabı aslında daha net ortaya çıkıyor…

Swiss Re Institute tarafından yayımlanan Sigma verilerine göre, 2025 yılında doğal afetlerin dünya genelinde neden olduğu ekonomik kayıp 220 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Bu kayıpların yaklaşık %49’u sigorta kapsamında karşılanmış. Görüldüğü gibi ekonomik kayıpların yarısından fazlası hâlâ sigorta korumasının dışında. Üstelik gelişmekte olan ekonomilerde tablo çok daha vahim. Bu ülkelerde doğal afetlerden kaynaklanan kayıpların %80-90’ı sigorta kapsamında değil. Önümüzdeki dönem için yapılan tahminler de riskin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Swiss Re’nin modellemelerine göre, en yüksek kayıp senaryosunda doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı kayıplar 2026 yılında 320 milyar dolara ulaşabilir [2]. Aslında son yıllarda sıkça konuştuğumuz “koruma açığı”kavramı tam olarak burada karşımıza çıkıyor.


Peki Önümüzdeki Dönemde Artması Beklenen Bu Kayıpların Ne Kadarına Sigorta Koruması Sağlayabileceğiz?

Bu soru Türkiye açısından daha da önemli. Türk sigorta sektörünün toplam prim üretimi 2025 yılında 1,2 trilyon TL’yi aşarken, sigorta penetrasyonu %2,62 seviyesinde gerçekleşmiş [3]. 2030 yılı için belirlenen penetrasyon hedefi ise %4,7 [4]. Ayakları yere basan bu hedefle önümüzde uzun bir yolumuz olduğunu görüyoruz. Üstelik mesele sadece penetrasyonun arttırılması da değil. Türkiye’de sigorta korumasının dışında kalan riskler düşünüldüğünde, kapatılması gereken ciddi bir koruma açığımız olduğu da ortada.

Söz konusu COP31 olduğunda, asıl tartışmamız gereken konulardan biri de bu açığı nasıl azaltacağımız. Stratejik açıdan sigortalılık oranlarının artırılması elbette önemli. Ancak risklerin önceden belirlenmesi, önleyici çalışmaların desteklenmesi ve sigorta bilincinin geliştirilmesi de işin diğer tarafını oluşturuyor.

Bir başka konu ise değişen risklere uygun sigorta çözümleri geliştirebilmek. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yayımladığı Türkiye Sigorta ve Emeklilik Sektörü Durum Belgesi’nde, bu kapsamda parametrik sigortalara dikkat çekiliyor. Yağış, sıcaklık veya rüzgâr hızı gibi önceden belirlenen göstergelere göre ödeme yapılmasını sağlayan bu ürünlerin Türkiye’de yaygınlaştırılması ve gerekli mevzuat altyapısının oluşturulması için çalışmalar yürütülüyor. Birlik, iklim risklerinin finansmanı, afetlere dayanıklılık ve tarım sigortaları gibi konularla Türk sigorta sektörünün COP31’de öne çıkabileceğini düşünüyor [4].

COP31’de TSB’nin de aktif bir şekilde yer alacak olması ayrıca önemli. Birlik öncülüğünde kurulacak Sigorta Evi, sektör temsilcilerinden kamu kurumlarına, uluslararası kuruluşlardan akademisyenlere kadar farklı kesimleri bir araya getirecek. Bana göre Sigorta Evi, Türk sigorta sektörünün COP31’de sesini daha güçlü duyurması ve farklı ülkelerden paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirmesi açısından güzel bir fırsat.

Ancak daha önemlisi, zirvede konuşulanları sonrasında ne kadar uygulamaya dönüştürebileceğimiz. COP31’in ardından risklerin daha iyi ölçüldüğü, önleyici çalışmaların daha fazla desteklendiği, yeni sigorta çözümlerinin geliştirildiği ve sigorta bilincinin güçlendiği bir noktaya gelebilirsek, bu organizasyon Türk sigorta sektörü açısından misyonunu tamamlamış olacak.

Kısacası yeni gündemimiz COP31. Biz akademisyenler de Antalya’ya uzanan bu süreci yakından takip ediyoruz. Özellikle COP31’de alınacak kararların ve ortaya çıkacak somut çıktıların önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalara önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Bu nedenle Kasım ayını şimdiden heyecanla bekliyoruz.


Kaynak

[1] United Nations Climate Change. (t.y.). Conference of the Parties (COP). https://unfccc.int/process/bodies/supreme-bodies/conference-of-the-parties-cop?page=1

[2] Swiss Re. (2026). Wildfires, storms, floods contribute to record 92% of global insured losses in 2025, says Swiss Re Institute. https://www.swissre.com/press-release/Wildfires-storms-floods-contribute-to-record-92-of-global-insured-losses-in-2025-says-Swiss-Re-Institute/7b39b1a5-b878-4a55-a5ff-bf5aa561a675

[3] TSB. (2026). 2025 Genel Kurul faaliyet raporu. https://www.tsb.org.tr/tr/yayin/genel-kurul-faaliyet-raporlari

[4] TSB. (2026). Türkiye Sigorta ve Emeklilik Sektörü Durum Belgesi. https://www.tsb.org.tr/content/Broadcasts/TSB%20DURUM%20BELGES%C4%B0.pdf

Scroll to Top