Bu hafta Türkiye sigorta gündeminde düzenleme, emeklilik, sektörün ekonomik görünümü, deprem güvencesi ve yapay zekâ öne çıktı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), yangın sigortası poliçelerinde ana ve ek teminatların ayrı gösterilmesine yönelik yeni esasları belirlerken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) likidite sorunu bulunmadığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri sigorta ve emeklilikte katma değerin yüzde 89,7 arttığını ve finans ile sigortada yapay zekâ kullanımının yüzde 30,2’ye yükseldiğini gösterdi. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ise 26 yıllık dönemde 42 milyar TL’yi aşan hasar ödemesi gerçekleştirdiğini duyurdu.
Yangın Sigortası Poliçelerinde Teminat ve Primler Ayrı Gösterilecek
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), yayımladığı 2026/29 sayılı genelgeyle yangın sigortası poliçelerinde ana teminat ile ek sözleşmeyle sağlanan diğer teminatların ayrı izlenmesine yönelik yeni esaslar belirledi. Düzenlemeye göre yangın, yıldırım ve infilak ile bunların doğrudan neden olduğu duman, buhar ve hararet zararları yangın sigortasının ana teminatı kapsamında değerlendirilecek.
Ek sözleşmeyle teminat altına alınan diğer rizikolar ise aynı poliçede yer alsa veya ürün paket sigorta olarak düzenlense dahi ana teminattan bağımsız kabul edilecek. Bu teminatların her birine ait teminat tutarı ve prim ile toplam ek teminat primi, poliçede yangın sigortasının ana teminatına ilişkin tutarlardan ayrı gösterilecek.
Sigorta şirketleri aynı bilgileri üretim verileri kapsamında Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (SBM) eş zamanlı aktaracak. Şirketlerin bilgi sistemlerini yeni yapıya uyarlaması ve poliçe kayıtlarıyla SBM kayıtlarının tutarlılığını sağlaması gerekecek. Teminat ve primlerin ayrı gösterimi ile veri aktarımına ilişkin yükümlülükler 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek [1].
TSB: BES’te Likidite Sorunu Yok, Ayrılma Talepleri Yüzde 22 Geriledi
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), sermaye piyasalarındaki son gelişmelerin ardından Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) sistemik bir sorun veya likidite problemi bulunmadığını açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) bazı yatırım fonlarına ilişkin tasfiye kararları sonrasında yapılan değerlendirmede, tasfiye edilen fonlar içinde en büyük paya sahip serbest fonların BES fonları arasında yer almadığı ve emeklilik yatırım fonlarının farklı bir yapıya sahip olduğu belirtildi.
TSB verilerine göre 14-18 Eylül ile 21-25 Eylül dönemleri karşılaştırıldığında BES’ten ayrılma talepleri yüzde 22, gerçekleşen çıkış işlemleri ise yüzde 9 geriledi. Aynı dönemde sisteme yeni girişler yüzde 4 azalırken, katılımcıların bilgi alma amacıyla şirketlere yaptığı başvuruların etkisiyle şikâyetlerde yüzde 14 artış görüldü. TSB, piyasa hareketlerinin bazı fonlarda kısa vadeli değer kayıplarına yol açabildiğini ancak bunun sistem genelinde bir likidite sorununa dönüşmediğini bildirdi.
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nin toplam fon büyüklüğü 14 Eylül’de 2,613 trilyon TL iken 28 Eylül’de 2,566 trilyon TL’ye geriledi. TSB ayrıca BES fonlarının SPK, SEDDK, Takasbank ve EGM tarafından çok katmanlı bir gözetim mekanizmasıyla izlendiğini hatırlatırken, katılımcıların fon dağılımlarını yılda 12 kez değiştirebildiğini belirtti [2].
TÜİK: Sigorta ve Emeklilikte Katma Değer Yüzde 89,7 Arttı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 verilerine göre sigorta, reasürans ve emeklilik fonları mali aracı kuruluşlar içinde katma değer artışının en yüksek olduğu faaliyet grubu oldu. Sektörde faktör maliyetiyle katma değer yıllık yüzde 89,7 artarak 332,6 milyar TL’ye, üretim değeri ise 796,8 milyar TL’ye ulaştı. Faaliyet grubu, mali aracı kuruluşların toplam katma değerinin yüzde 11,1’ini oluşturdu.
Sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında yıllık ortalama çalışan sayısı 2024’te 26 bin 597 iken 2025’te 27 bin 821’e yükseldi. Ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 56,4’ünü kadınlar oluştururken, girişim sayısı 75’ten 74’e geriledi. Buna rağmen istihdamda yıllık yüzde 4,6 artış kaydedildi.
Sigorta acenteleri ve brokerlerde de büyüme devam etti. Bu alandaki girişim sayısı 18 bin 589’a, yıllık ortalama çalışan sayısı ise yüzde 7,4 artışla 62 bin 991’e çıktı. Acente ve brokerlerde katma değer 33,8 milyar TL’ye ulaşırken, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarının sabit sermaye yatırımları yaklaşık 11,1 milyar TL olarak gerçekleşti [3].
DASK 26. Yılında Deprem Güvencesinin Bilançosunu Açıkladı
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), kuruluşundan bugüne hasar ödemesine konu olan 1.403 depremde 891 bin 774 hasar ihbarı aldı. Kurum, 701 bin 696 hasar dosyası için ödeme gerçekleştirirken toplam tazminat tutarı 42 milyar TL’yi aştı. DASK’ın mevcut durumda Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında güvence sağladığı konut sayısı ise 11 milyon 710 bin 514’e ulaştı.
DASK’ın poliçelerden oluşturduğu fon büyüklüğü 30 milyar TL seviyesine çıkarken, fonlar ve reasürans koruması gerektiğinde devlet desteğiyle birlikte finansal kapasiteyi güçlendiriyor. Kurum, bu yapının bir yıl içinde meydana gelebilecek iki büyük ölçekli depremin hasarlarını ayrı ayrı karşılayabilecek düzeyde olduğunu belirtirken, bugüne kadar yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki kurlar üzerinden hesaplanan karşılığının yaklaşık 2 milyar dolar olduğunu açıkladı.
DASK önümüzdeki dönemde hasar ve poliçe süreçlerinde teknoloji kullanımını artırmayı planlıyor. Hasar değerlendirmelerinde yapay zekâdan yararlanılması, poliçe üretiminde tapu verilerinin daha etkin kullanılması ve TCKN bazlı tapu sorgulamasıyla mülkiyet bilgilerinin otomatik doğrulanması üzerinde çalışılıyor. Poliçe yenilemelerinin e-Devlet üzerinden hatırlatılması ve takip edilebilmesi de planlanan uygulamalar arasında yer alıyor [4].
TÜİK: Finans ve Sigortada Yapay Zekâ Kullanımı Yüzde 30,2’ye Yükseldi
TÜİK’in 2026 Yapay Zekâ İstatistikleri’ne göre finans ve sigorta faaliyetlerinde yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı yüzde 30,2’ye ulaştı. Bu oran, yüzde 14 olan Türkiye girişim ortalamasının iki katından fazla gerçekleşti. Veriler, özellikle büyük ölçekli girişimlerde yapay zekâ kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.
Türkiye genelinde yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 51’i bu teknolojileri pazarlama veya satış amacıyla kullandı. Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) veya yenilik faaliyetlerinde kullanım oranı yüzde 46,3, üretim veya hizmet süreçlerinde ise yüzde 43,4 oldu. Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 67,8’i açık kaynaklı yazılımlardan yararlandığını bildirdi.
Yapay zekâ kullanmayan ancak kullanmayı düşünen girişimlerde en önemli engel yüzde 72,3 ile uzmanlık eksikliği oldu. Hukuki sonuçların net olmaması yüzde 66,4, veri koruma ve gizliliğine ilişkin endişeler yüzde 65,4 ile diğer başlıca engeller arasında yer aldı. Yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 16,6’sı ise kişisel veri işlediğini belirtti [5].
Kaynaklar
[1] Sigorta Strateji – Yangın Sigortası Poliçelerinde Teminat ve Primler Ayrı Gösterilecek
[2] Sigorta Strateji – TSB: BES’te Likidite Sorunu Yok, Ayrılma Talepleri Yüzde 22 Geriledi
[3] Sigorta Strateji – TÜİK: Sigorta ve Emeklilikte Katma Değer Yüzde 89,7 Arttı
[4] Sigorta Strateji – DASK 26. Yılında Deprem Güvencesinin Bilançosunu Açıkladı
[5] Sigorta Strateji – TÜİK: Finans ve Sigortada Yapay Zekâ Kullanımı Yüzde 30,2’ye Yükseldi


