5 Dakikada Küresel Sigorta Gündemi – 17 Nisan 2026

Küresel sigorta gündemi bu hafta; Avrupa’da artan siber tehditler, yapay zekânın yeni risk alanları yaratması ve finansal işlemlerde sigortanın değişen rolü etrafında şekilleniyor. Kritik altyapılara yönelik saldırıların daha yıkıcı hale gelmesi, siber riskin fiziksel etkilerini daha görünür kılarken; yapay zekânın hem dijital hem de fiziksel dünyada kullanımının artması risklerin kapsamını genişletiyor


Rusya Kaynaklı Siber Saldırılar Avrupa’da Kritik Altyapıları Hedef Alıyor

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin’e göre Rusya bağlantılı gruplar, geçmişte daha çok sistemleri yavaşlatmaya yönelik saldırılar gerçekleştirirken, artık doğrudan zarar vermeyi hedefleyen daha yıkıcı yöntemlere yöneliyor. Bu değişim, özellikle enerji ve kamu altyapılarının hedef alınmasıyla birlikte daha görünür hale geliyor.

Bohlin, son dönemde İsveç, Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinde enerji tesislerine yönelik saldırı girişimlerinin arttığına dikkat çekiyor. İsveç’te bir ısıtma tesisine yönelik saldırının son anda engellenmesi ve Polonya’daki enerji altyapısına yönelik geniş çaplı girişimler, bu eğilimin somut örnekleri arasında yer alıyor. Benzer tehditlerin Norveç ve Danimarka’da da gözlemlenmesi, riskin bölgesel ölçekte yaygınlaştığını gösteriyor.

Bu gelişmeler, siber saldırıların artık yalnızca veri kaybı değil, fiziksel kesintilere ve ekonomik zararlara yol açabilecek bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor. Kritik altyapılara yönelik bu tür saldırıların artması, siber riskin etkisini genişleterek enerji, ulaşım ve kamu hizmetleri gibi alanlarda kesinti riskini daha belirgin hale getiriyor [1].


Almanya’da Yapay Zekâ Alarmı: Bankalar Mythos Modelinin Risklerini Değerlendiriyor

Avrupa ve Almanya’da bankalar ile düzenleyici kurumlar, Anthropic tarafından geliştirilen yeni yapay zekâ modeli Mythos’un yaratabileceği riskleri incelemeye başladı. European Central Bank ve BaFin başta olmak üzere otoriteler, bankaların bu yeni risk türüne ne kadar hazır olduğunu değerlendirmeye hazırlanıyor. Sürece merkez bankaları, finans otoriteleri ve siber güvenlik ekiplerinin birlikte dahil olması, konunun küresel ölçekte ele alındığını gösteriyor.

Uzmanlara göre Mythos’un en kritik özelliği, yazılım açıklarını tespit edebilmesi ve bu açıkları istismar edecek kodları hızlı ve ölçeklenebilir şekilde üretebilmesi. Bu durum, daha önce yalnızca ileri düzey uzmanlık gerektiren siber saldırıların çok daha geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından gerçekleştirilebilmesi riskini doğuruyor. Özellikle eski sistemlerle çalışan finansal kurumlar için bu tür araçlar, tespit edilmesi zor ve hızlı yayılabilen yeni güvenlik açıkları anlamına geliyor.

Bu nedenle model şu aşamada kontrollü şekilde test edilirken, bankalar ve düzenleyiciler savunma mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanıyor. Gelişme, yapay zekânın yalnızca operasyonel verimlilik değil, aynı zamanda siber risklerin hızını ve ölçeğini artıran bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Finans sektörü açısından bu dönüşüm, risk yönetimi ve güvenlik süreçlerinin daha proaktif ve sürekli güncellenen bir yapıya evrilmesini zorunlu kılıyor [2].


Yapay Zekâ Fiziksel Dünyaya Taşınıyor: Risk Alanı Genişliyor

Yapay zekâ kaynaklı riskler yalnızca siber alanla sınırlı kalmıyor. Capgemini Research Institute tarafından yayımlanan yeni rapor, yapay zekânın fiziksel dünyada doğrudan aksiyon alabilen sistemlere dönüştüğünü ortaya koyuyor. “Physical AI” olarak adlandırılan bu yaklaşım, robotların çevreyi algılayarak karar verebilmesi ve otonom şekilde hareket edebilmesini mümkün kılıyor. Araştırmaya göre şirketlerin önemli bir kısmı bu alanda aktif çalışmalar yürütürken, önümüzdeki beş yıl içinde daha geniş ölçekli kullanım bekleniyor.

Bu dönüşüm, lojistikten üretime, tehlikeli saha operasyonlarından hasar tespitine kadar birçok alanda yeni kullanım imkanları yaratıyor. Yapay zekâ, veri ve bağlantı teknolojilerindeki ilerlemeler bu süreci hızlandırırken, iş gücü maliyetleri ve verimlilik baskıları da şirketleri bu alana yönlendiriyor. Ancak bu sistemlerin gerçek dünyada, değişken ve öngörülemeyen ortamlarda çalışması, hata ve arıza durumlarının doğrudan fiziksel sonuçlar doğurabileceği yeni bir risk boyutunu gündeme getiriyor.

Teknolojinin henüz tam olgunlaşmamış olması, maliyetler ve güvenlik konuları ise yaygınlaşmanın önündeki temel engeller arasında yer alıyor. Bu nedenle şirketler, bu sistemleri sınırlı ve kontrollü kullanım alanlarında test etmeye devam ederken, güvenlik ve denetim süreçlerini önceliklendiriyor. Gelişme, yapay zekâ kaynaklı risklerin yalnızca dijital değil, fiziksel boyutta da genişlemeye başladığını gösteriyor [3].


BMS Raporu: Birleşme ve Satın Alma Süreçlerinde Sigortanın Rolü Değişiyor

BMS Group tarafından yayımlanan “Private Equity, M&A and Tax Report 2026” raporu, birleşme ve satın alma işlemlerinde kullanılan işlem risk sigortalarının rolünün belirgin şekilde değiştiğini ortaya koyuyor. Bu sigortalar, işlem sonrasında ortaya çıkabilecek finansal kayıplara (örneğin yanlış beyan, eksik bilgi veya değerleme hataları) karşı alıcı ve satıcıyı koruyan yapılar olarak biliniyor. Rapora göre bu çözümler artık yalnızca işlem sonrası bir güvence değil, doğrudan işlem kurgusunun bir parçası haline geliyor. Artan işlem karmaşıklığı ve belirsizlik ortamı, yatırımcıları riskleri daha erken aşamada yönetmeye yönlendirirken, sigorta çözümleri de sürecin başından itibaren devreye alınıyor.

Veriler, bu dönüşümün hasar tarafına da doğrudan yansıdığını gösteriyor. EMEA bölgesinde işlem risk sigortalarına yönelik hasar bildirimleri 2021’den bu yana %333 artarken, ödenen toplam tazminat tutarı 1 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Dikkat çeken bir diğer gelişme ise hasarların niteliğinde yaşanan değişim. Büyük ölçekli hasarların yaklaşık yarısı artık basit muhasebe hatalarından değil, daha karmaşık değerleme ihtilaflarından kaynaklanıyor. Öte yandan ödenen tazminatların %50’den fazlasının 12 ay içinde sonuçlanması, hasar süreçlerinin hem hızlandığını hem de daha yoğun hale geldiğini gösteriyor.

BMS Group Türkiye Genel Müdürü Kerim Gürkan ise bu dönüşümün Türkiye pazarında da belirginleştiğine dikkat çekiyor. Gürkan’a göre artan hasar sayısı ve teminat kapsamlarının genişlemesi, risklerin işlem tamamlandıktan sonra değil, işlem daha yapılandırılırken ele alınmasını zorunlu hale getiriyor. Bu durum, sigortanın yalnızca hasar anında devreye giren bir mekanizma olmaktan çıkarak; işlem öncesi inceleme, teminat kurgusu ve hasar yönetimi süreçlerinde aktif rol oynayan bir çözüm ortağına dönüştüğünü ortaya koyuyor [4].


İngiltere’de 1,2 Milyon Bina Sel Riskine Karşı Korumasız

İngiltere’de yapılan yeni bir çalışmaya göre, sel riski altında bulunan yaklaşık 1,2 milyon bina mevcut koruma sistemlerinin dışında kalıyor. Ordnance Survey ve Snowflake tarafından yapılan analiz, bu yapıların büyük bölümünün yüzey suyu taşkınları nedeniyle risk altında olduğunu gösteriyor. Ayrıca risk altındaki yapıların önemli bir kısmının ekonomik olarak daha kırılgan bölgelerde bulunması dikkat çekiyor.

Artan yağış miktarı ve kentleşmenin etkisiyle sel riski giderek daha yaygın hale geliyor. 2026’nın ilk aylarında kaydedilen olağanüstü yağışlar bu eğilimi güçlendirirken, riskli bölgelerde yeni yapılaşmanın devam etmesi sorunu derinleştiriyor. Aviva verilerine göre son yıllarda inşa edilen konutların daha büyük bir kısmı orta ve yüksek sel riski taşıyan alanlarda yer alıyor.

Buna karşın sigorta erişiminin zorlaşması dikkat çekiyor. Özellikle düşük gelirli hanelerin koruma ve sigorta imkanlarına daha sınırlı erişimi olduğu belirtilirken, kamu destekli Flood Re programının bile bu açığı tamamen kapatamadığı ifade ediliyor. Bu durum, iklim kaynaklı risklerin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda finansal kırılganlıkları da artırdığını gösteriyor [5].


Kaynaklar

[1] Politico – Russia ramps up ‘destructive’ cyberattacks on Europe, says Sweden

[2] Reuters – German banks examine risks of Anthropic’s Mythos with authorities

[3] Capgemini – Physical AI: Taking human-robot collaboration to the next level

[4] BMS Group – Private Equity, M&A and Tax Report 2026

[5] Insurance Journal – England Has 1.2 Million Buildings at Risk of Flooding With No Defenses

Scroll to Top