Türk sigorta ve bireysel emeklilik sektöründe bu hafta, sağlık sigortalarından afet teminatlarına, hasar süreçlerinden ekonomik göstergelere kadar sektörün maliyet ve düzenleme gündemini etkileyen başlıklar öne çıktı. Türk Tabipler Birliği’nin (TTB), Hekimlik Uygulamaları Veritabanı (HUV) katsayısında refah payı dahil yaptığı artış özel sağlık sigortalarında maliyet baskısı ve prim öngörülebilirliği tartışmasını gündeme taşırken, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), Zorunlu Deprem Sigortası teminatlarını enflasyondaki aylık değişimlere bağlı olarak güncelledi. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ise yasa dışı hasar takibiyle mücadeleye yönelik yeni genelgeyi yürürlüğe alırken, sigorta eksperi atamalarında pilot uygulamanın kapsamını genişletti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran enflasyon verilerinde sigorta ve finansal hizmetlerdeki artış genel enflasyonun altında kalırken, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) yılın ilk yarısında büyüme hızının yavaşladığı, fon tarafında ise altın ve para piyasası fonlarının öne çıktığı görüldü.
HUV Katsayısındaki Artış Sağlık Sigortalarında Maliyet Baskısını Gündeme Taşıdı
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 2026 yılı ikinci döneminde uygulanacak Özel Hekimlik Uygulamaları katsayısı artışını yüzde 20,18 olarak açıklaması, özel sağlık sigortalarında maliyet öngörülebilirliği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Açıklamada, bu dönem hesaplamasında enflasyon verilerine ek olarak ilk kez yüzde 2 oranında refah payı uygulandığı belirtilirken, 1 Temmuz 2025 – 1 Temmuz 2026 döneminde Hekimlik Uygulamaları Veritabanı (HUV) katsayısındaki toplam artışın yüzde 39,96’ya ulaştığı ifade edildi. Ocak ayında muayene katsayılarına yapılan ilave artışın yıllık etkisiyle birlikte sağlık hizmeti sunum maliyetlerindeki toplam artışın yaklaşık yüzde 42 seviyesine çıktığı değerlendiriliyor.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), söz konusu artışın özel sağlık sigortası prim hesaplamalarında dikkate alınan resmi ekonomik göstergelerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,61 seviyesinde bulunurken, Haziran verisinin açıklanmasıyla yıllık enflasyonun yüzde 32–33 bandında oluşması bekleniyor. Bu çerçevede, HUV katsayısındaki artışın sağlık sigortacılığı açısından maliyet yapısını etkileyen önemli unsurlardan biri hâline geldiği vurgulandı.
TSB, sağlık sigortası primlerinin yalnızca sağlık hizmeti maliyetlerine göre değil, yaş grubu değişimi, hasar gerçekleşmeleri, hizmet kullanımI ve aktüeryal hesaplamalarla birlikte belirlendiğini hatırlattı. Bu nedenle HUV katsayısındaki artışın sigortalılara bire bir aynı oranda yansımasının söz konusu olmadığı, ancak maliyet artışlarının primler üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi [1].
Zorunlu Deprem Sigortasında Teminatlar Güncellendi
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sunulan teminat tutarlarını enflasyondaki aylık değişimlere bağlı olarak güncellemeye devam ediyor. Açıklanan güncel rakamlara göre, 1 Ağustos 2026 itibarıyla betonarme yapılar için birim teminat tutarı 11.562 TL’ye, diğer yapı türleri için birim teminat tutarı ise 7.708 TL’ye yükseldi.
DASK’ın paylaştığı verilere göre azami teminat tutarı da aylık güncellemelerle birlikte artış gösterdi. 1 Haziran 2026’da 2 milyon 343 bin 283 TL olan azami teminat tutarı, 1 Temmuz 2026’da 2 milyon 407 bin 723 TL’ye, 1 Ağustos 2026 itibarıyla ise 2 milyon 451 bin 62 TL’ye ulaştı. Aynı dönemde Üretici Fiyat Endeksi’ne (ÜFE) bağlı artış katsayısı Haziran ayında 1,0317, Temmuz ayında 1,0275 ve Ağustos ayında 1,018 olarak uygulandı.
DASK, yapılan düzenli güncellemelerle olası bir deprem sonrasında sigortalıların daha güçlü bir finansal koruma altında olmasını hedefliyor. Zorunlu Deprem Sigortası teminatlarının güncel maliyet koşullarına göre revize edilmesi, hem konut sahiplerinin risklere karşı korunması hem de afet sonrası finansal dayanıklılığın artırılması açısından önem taşıyor [2].
Hasar Süreçlerinde Yeni Dönem: Yetkisiz Takibe Önlem, Eksper Atamasında Kapsam Genişliyor
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 29 Haziran 2026 tarihli basın duyurusunda, eksper hesaplamalarının standartlaştırılması, eksper atamalarında akıllı sisteme geçilmesi ve değer kaybı tazminatının ilave başvuru şartı aranmaksızın maddi hasarla birlikte hesaplanarak ödenmesi yönündeki düzenlemelerin ardından, eylem planının dördüncü aşamasında yasa dışı hasar takibiyle mücadeleye yönelik yeni genelgenin yürürlüğe girdiği belirtildi.
25 Haziran 2026 tarihli 2026/15 sayılı genelgeyle, sigorta tazminatı alacaklarının takip ve tahsil süreçlerine ilişkin çerçeve yeniden netleştirildi. Buna göre tazminat alacağı, alacaklının kendisi, kanuni temsilcisi, avukatı veya belirli yakınları tarafından takip edilebilecek; tahsil işlemi ise yalnızca tazminat alacaklısı, kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından yapılabilecek. Genelgede ayrıca tazminat alacaklarının devredilemeyeceği, bu yöndeki sözleşme ve işlemlerin hükümsüz sayılacağı ve kanuna aykırı şekilde hasar danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvuruda bulunulacağı hükme bağlandı.
Hasar süreçlerine yönelik reformların bir diğer ayağında ise sigorta eksperi atamalarına ilişkin pilot uygulamanın kapsamı genişletildi. SEDDK’nın 30 Haziran 2026 tarihli ve 1798 sayılı kararıyla, Bursa ve Ordu’da 1 Nisan 2026’dan itibaren uygulanan pilot sistemin süresi 1 Ağustos 2026’ya kadar uzatılırken, 6 Temmuz 2026’dan itibaren Balıkesir, Erzurum, Kayseri, Kütahya, Manisa, Uşak ve Van da uygulamaya dahil edildi. Böylece Kurum, hem eksper atama süreçlerinde standart ve izlenebilir bir yapıyı yaygınlaştırmayı hem de hasar tazmin süreçlerinde sigortalıların doğrudan, hızlı ve güvenli şekilde sonuca ulaşmasını hedefleyen düzenlemeleri kademeli olarak hayata geçirmeyi sürdürüyor [3].
Sigorta ve Finansal Hizmetlerde Artış Genel Enflasyonun Altında Kaldı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK), Haziran 2026 verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda %32,11, aylık bazda ise %0,99 arttı. Böylece TÜFE’de yılın ilk yarısındaki artış %17,76 olurken, on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı %32,03 olarak gerçekleşti. Haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon, geçen yılın aynı dönemindeki %35,05 seviyesinin altında kaldı.
Ana harcama grupları içinde sigorta ve finansal hizmetlerde yıllık değişim oranı %28,07 olarak kaydedildi. Bu oran, genel TÜFE artışı olan %32,11’in altında gerçekleşirken, grubun yıllık enflasyona katkısı 0,32 puan seviyesinde oldu. Yıllık bazda en yüksek artış eğitimde %46,10, konutta %45,14 ve gıda ile alkolsüz içeceklerde %35,45 olarak öne çıktı.
Aylık verilere bakıldığında sigorta ve finansal hizmetler grubunda fiyat artışı %1,06 oldu. Bu grubun Haziran ayı genel endeks değişimine katkısı ise 0,01 puanla sınırlı kaldı. Aynı dönemde aylık bazda en yüksek artış %3,46 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda görülürken, konutta %2,30, lokanta ve konaklamada %2,11 artış kaydedildi [4].
BES ve OKS’de İlk Yarıda Büyüme Yavaşladı, Fonlarda Güvenli Liman Arayışı Öne Çıktı
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS), 2026 yılının ilk yarısını büyüme hızının sınırlı kaldığı bir görünümle geride bıraktı. BES ve OKS toplam katılımcı sayısı 18,06 milyon kişiye, fon büyüklüğü ise 2,46 trilyon TL’ye ulaştı. Ancak BES’te devlet katkısı oranının 1 Ocak itibarıyla %30’dan %20’ye düşürülmesi, sisteme yeni katılımcı girişinde ivme kaybına neden oldu. Yılın ilk yarısında BES’e dahil olan yeni katılımcı sayısı yaklaşık 210 bin kişiyle sınırlı kaldı.
Fon performansları açısından da 2026’nın ilk yarısı zorlu geçti. Şubat sonunda başlayan ABD-İran savaşıyla küresel piyasalarda artan dalgalanma, BES fonlarını da etkilerken tasarruf iştahında zayıflama yarattı. Bu dönemde getiriler genel olarak beklentilerin altında kalırken, yatırımcı tercihlerinde daha korumacı bir eğilim öne çıktı. Altın ve para piyasası fonları, belirsizliklerin arttığı ilk yarıda BES ve OKS fonları içinde dikkat çeken araçlar arasında yer aldı.
Sektör temsilcileri, Türkiye’de devlet katkısı oranı %20’ye düşürülmüş olsa da özel emeklilik tasarruflarına sağlanan desteğin hâlâ cazip seviyede olduğunu belirtiyor. Buna karşın ilk yarı verileri, katkı oranındaki değişikliğin katılımcı girişleri üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar
[1] TSB – Türk Tabipleri Birliği’nin HUV Katsayısı Artışı Hakkında Kamuoyuna Duyuru
[2] DASK – Güncel Teminat Rakamları
[3] SEDDK – 2026-15 Sayılı Genelge, Basın Duyurusu
[4] TÜİK – Tüketici Fiyat Endeksi, Haziran 2026
[5] Forbes – BES ve OKS Fonlarında 2026’nın İlk Yarısında Altın ve Para Piyasası Fonları Öne Çıktı


