Swiss Re Institute’un sigma 3/2026 raporuna göre yapay zekâ veri merkezleri ve yenilenebilir enerji yatırımları, 2026-2030 döneminde yaklaşık 200 milyar dolarlık yeni ticari sigorta primi yaratabilir. Ancak büyüyen ve birbirine daha fazla bağlanan fiziksel varlıklar, sigorta sektörü açısından kapasiteden çok sigortalanabilirlik sorununu öne çıkarıyor.
Küresel yatırım döngüsündeki dönüşümü ele alan ve Swiss Re Institute tarafından yayımlanan Time to Build: Expanding the Frontier of Insurability for the Capex Super-Cycle raporu, küresel ekonomide yatırımların yazılım ve hizmetler gibi alanlardan enerji sistemleri, elektrik şebekeleri, yapay zekâ veri merkezleri, yarı iletken fabrikaları ve ileri üretim tesisleri gibi büyük fiziksel altyapılara yöneldiğine dikkat çekiyor. Rapora göre bu dönüşüm yalnızca sigortalanabilir varlıkların değerini artırmıyor, aynı zamanda daha büyük, yoğunlaşmış ve birbirine bağlı yeni bir risk yapısı oluşturuyor.
Yapay Zekâ ve Yenilenebilir Enerji Sigortada Yeni Büyüme Alanları Açıyor
Rapor, yeni yatırım dalgasının sigorta talebini farklı branşlara yayacağını ve özellikle veri merkezleri ile yenilenebilir enerji projelerinin önemli bir büyüme alanı oluşturacağını ortaya koyuyor. Swiss Re Institute’un tahminine göre 2030’a kadar veri merkezlerinden 91 milyar dolar, yenilenebilir enerji yatırımlarından ise 111 milyar dolar kümülatif prim üretilebilir.
Veri merkezlerinde en büyük payın yaklaşık 49 milyar dolarla mal sigortalarından gelmesi öngörülüyor. Mühendislik sigortaları için 18 milyar dolar, sorumluluk için 10 milyar dolar, kredi ve kefalet için 9 milyar dolar, deniz sigortaları için ise 5 milyar dolarlık kümülatif prim tahmin ediliyor.
Asıl Sigorta Talebi Operasyon Döneminde Oluşacak
Raporda yeni yatırımların ilk aşamada mühendislik, kredi ve kefalet sigortalarına talep yaratacağı; tesislerin faaliyete geçmesiyle birlikte mal, iş durması, şarta bağlı iş durması ve sorumluluk sigortalarının daha belirleyici hale geleceği belirtiliyor. Özellikle uzun ömürlü altyapı varlıklarında operasyon döneminin onlarca yıl devam eden bir prim havuzu oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.
Yenilenebilir enerjide yıllık yeni primlerin 2030’da 26 milyar dolara ulaşması beklenirken bunun 23 milyar dolarının işletme, 3 milyar dolarının ise inşaat aşamasından gelmesi öngörülüyor. Avrupa, bu alandaki en büyük sigorta fırsatının bulunduğu bölge olarak öne çıkıyor.
Risk Yoğunlaşması Artarken Sigortalanabilirlik Öne Çıkıyor
Swiss Re’ye göre sektör açısından temel sorun sermaye yetersizliğinden çok yeni risklerin sigortalanabilirliği. Büyük veri merkezleri ve stratejik altyapılar; ortak elektrik şebekelerine, telekomünikasyon sistemlerine, tedarikçilere ve bulut altyapısına bağımlı olduğu için tek bir kesinti birden fazla sigortalıyı ve branşı aynı anda etkileyebiliyor.
Raporda bu nedenle risk değerlendirmesinin artık yalnızca tek bir tesis veya coğrafi konuma değil, ortak altyapı ve tedarik zincirleriyle bağlantılı varlık kümelerine odaklanması gerektiği vurgulanıyor. Swiss Re, mühendislik temelli underwriting, gelişmiş modelleme, katmanlı sigorta programları, reasürans, captive yapıları ve alternatif sermayenin bu riskler için kapasite oluşturulmasında daha önemli hale geleceğini değerlendiriyor.
Sonuç olarak rapor, küresel yatırım döngüsünün sigorta sektörü için son yılların en büyük ticari büyüme alanlarından birini oluşturabileceğine işaret ederken, bu fırsatın prim üretimine dönüşmesinin sektörün giderek daha büyük ve bağlantılı riskleri ölçme, fiyatlama ve yönetme kapasitesine bağlı olacağını ortaya koyuyor.
Kaynak
Swiss Re Institute. (2026). Time to build: Expanding the frontier of insurability for the capex super-cycle (Sigma No. 3/2026). Swiss Re. https://www.swissre.com/dam/jcr:4c925647-6ca5-4f03-9b02-5a8948318bbb/2026-09-sr-sigma-3-2026-time-to-build.4d9612d0970d83cc5314310c52e1716a.pdf


