5 Dakikada Küresel Sigorta Gündemi – 11 Eylül

Küresel sigorta gündeminde bu hafta reasürans fiyatlarındaki baskı, artan ikincil afet kayıpları, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji yatırımlarının yarattığı yeni prim potansiyeli, Orta Doğu’daki çatışmaların sigortalı hasarlara etkisi ve zorunlu trafik sigortasında yeni denetim modelleri öne çıktı. Moody’s reasürans görünümünü durağan tutarken Munich Re ikincil afet kayıplarının 100 milyar doları aştığını açıkladı. Swiss Re yeni altyapı yatırımlarında 200 milyar dolarlık prim fırsatına işaret etti. Lloyd’s Orta Doğu kaynaklı hasar yükünü açıklarken Hindistan’da sigortasız araçların yakıt erişimini sınırlandıracak yeni bir uygulama gündeme geldi.


Moody’s Küresel Reasürans Görünümünü Durağan Tuttu

Moody’s Ratings, katastrofik risk reasüransında fiyatların gerilemesine rağmen küresel reasürans sektörü için görünümünü durağan seviyede korudu. Kuruluşa göre güçlü bilançolar, yüksek ödeme gücü oranları ve son üç yıldaki güçlü kârlılık sektörü desteklerken, artan reasürans kapasitesi ve alternatif sermayedeki büyüme özellikle katastrofik risklerde fiyatlama üzerindeki baskıyı artırıyor.

Moody’s’in Aon verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre alternatif reasürans sermayesi ve sigorta bağlantılı menkul kıymetler (ILS) 2025 yılında yüzde 18 büyürken, geleneksel reasürans sermayesindeki artış yüzde 8’de kaldı. Alternatif sermayenin toplam reasürans piyasasındaki payı yaklaşık yüzde 18’e ulaşırken, teminatlandırılmış reasürans sidecar piyasasının büyüklüğünün 2026’da 23 milyar dolarla rekor seviyeye çıktığı tahmin ediliyor.

Moody’s, reasürans fiyatlarındaki zayıflamanın sektörün finansal performansında sınırlı bir gerilemeye yol açabileceğini ancak güçlü yatırım getirileri ve farklı risk alanlarındaki çeşitliliğin kârlılığı desteklemeye devam edeceğini öngörüyor. Yaklaşan yenilemelerde ise reasürörlerin daha sık gerçekleşen düşük şiddetli olaylar yerine büyük katastrofik kayıplara yönelik teminatlara öncelik vermesi ve underwriting disiplinini koruması bekleniyor [1].


İkincil Afet Risklerinde Sigortalı Kayıplar 100 Milyar Doları Aştı

Munich Re’nin Monte Carlo Rendez-Vous kapsamında paylaştığı verilere göre dolu, sel, şiddetli konvektif fırtına ve orman yangını gibi ikincil afet risklerinden kaynaklanan sigortalı kayıplar 2025’te ilk kez 100 milyar dolar eşiğini aşarak 104 milyar dolara ulaştı. Küresel sigortalı doğal afet kayıpları da üst üste altıncı yıl 100 milyar doların üzerinde gerçekleşirken, yılın en büyük olayı 54 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açan Kaliforniya orman yangınları oldu.

Artan ikincil afet kayıpları, reasürans teminatının devreye girdiği hasar eşiklerini yeniden gündeme taşıdı. Reasürörlerin 2022 ve 2023 sonrasında yükselttiği bu eşikler nedeniyle daha küçük ve orta ölçekli afetlerden kaynaklanan kayıpların önemli bölümü sigorta şirketlerinin üzerinde kalırken, 2026 yıl ortası yenilemelerinde küresel katastrofik reasürans fiyatlarının yaklaşık yüzde 16 gerilemesi dikkat çekti.

Munich Re ayrıca siber saldırılar, yapay zekâ kaynaklı tehditler ve sıcak hava dalgalarının yeni risk ortamını şekillendirdiğine dikkat çekti. Küresel reasürans sermayesi son sekiz yılda yıllık ortalama yüzde 5,8 büyüyerek güçlü kapasitesini korurken, sektörün önceliği mevcut risk modelleri ile reasürans eşiklerinin değişen afet yapısına uyarlanması olarak öne çıkıyor [2].


Sigortada 200 Milyar Dolarlık Yeni Fırsat: Yapay Zekâ ve Yenilenebilir Enerji

Swiss Re Institute’un sigma 3/2026 raporuna göre yapay zekâ veri merkezleri ve yenilenebilir enerji yatırımları, 2026-2030 döneminde yaklaşık 200 milyar dolarlık kümülatif ticari sigorta primi yaratabilir. Raporda veri merkezlerinden 91 milyar dolar, yenilenebilir enerji yatırımlarından ise 111 milyar dolar prim potansiyeli öngörülürken, yeni yatırım döngüsünün enerji altyapısı, yarı iletken tesisleri ve ileri üretim gibi fiziksel varlıklara yöneldiği belirtiliyor.

Veri merkezlerinde prim üretiminin ağırlıklı olarak mal, mühendislik, sorumluluk, kredi ve kefalet ile deniz sigortalarından gelmesi bekleniyor. Yenilenebilir enerjide ise yıllık yeni primlerin 2030’da 26 milyar dolara ulaşabileceği, bunun büyük bölümünün tesislerin işletme döneminde oluşacağı tahmin ediliyor. Swiss Re, uzun ömürlü altyapı yatırımlarının operasyon aşamasında onlarca yıl devam edebilecek yeni bir prim havuzu yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Rapora göre sektör açısından temel sorun sermaye kapasitesinden çok büyüyen ve birbirine daha fazla bağlanan risklerin sigortalanabilirliği. Veri merkezleri ve stratejik altyapıların elektrik şebekeleri, telekomünikasyon sistemleri, tedarik zincirleri ve bulut altyapısına bağımlılığı tek bir kesintinin birden fazla sigortalıyı aynı anda etkileyebilmesi riskini artırıyor. Bu nedenle gelişmiş modelleme, mühendislik temelli risk değerlendirmesi, reasürans ve alternatif sermaye çözümlerinin daha kritik hale gelmesi bekleniyor [3].


Lloyd’s İran Savaşı Kaynaklı Sigortalı Kayıplarının 1,9 Milyar Dolara Ulaştığını Açıkladı

Lloyd’s, 2026’nın ilk yarısında Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan net sigortalı hasar yükünün 1,4 milyar sterline (yaklaşık 1,9 milyar dolar) ulaştığını açıkladı. Buna rağmen piyasanın güçlü sermaye yapısını koruduğu belirtilirken, Lloyd’s’un brüt yazılan primi 34,7 milyar sterlin, toplam sermayesi ise 48,4 milyar sterlin seviyesinde gerçekleşti.

Çatışmanın etkisi özellikle denizcilik, enerji ve politik şiddet sigortalarında yoğunlaştı. Howden Re verilerine göre Hürmüz Boğazı geçişlerinde savaş riski fiyatları, gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,10-0,125’i seviyesinden mart ayında yüzde 2-3 aralığına çıkarak 20 katın üzerinde arttı. Buna rağmen sigorta kapasitesi piyasadan tamamen çekilmedi ve riskler daha yüksek fiyatlarla teminatlandırılmaya devam etti.

Orta Doğu kaynaklı hasarlar Lloyd’s’un kârlılığı üzerinde baskı yaratırken vergi öncesi kâr ilk yarıda yüzde 16,8 düşüşle 3,5 milyar sterline geriledi. Buna karşın merkezi sermaye yeterlilik oranı yüzde 496’dan yüzde 503’e yükseldi. Lloyd’s yönetimi, mevcut hasar ve maruziyetler dikkate alındığında çatışmanın piyasa açısından bir sermaye olayına dönüşmesini beklemiyor [4].


Hindistan’da Sigortasız Araçlara Yakıt Verilmeyecek

Hindistan’ın Madhya Pradesh eyaleti, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçların akaryakıt istasyonlarından yakıt almasını engellemeye yönelik pilot uygulamaya hazırlanıyor. Akaryakıt istasyonlarındaki kameraların ulusal araç kayıt sistemi VAHAN’a bağlanmasıyla araçların sigorta durumu plaka üzerinden kontrol edilecek; geçerli üçüncü şahıs sorumluluk sigortası bulunmayan araçlara poliçe yaptırılana kadar yakıt verilmeyecek.

Uygulamanın sigortasız araç oranının en yüksek olduğu ilçede başlaması ve sonuçlarına göre diğer bölgelere yayılması planlanıyor. IRDAI verilerine göre Madhya Pradesh’te araçların yüzde 60’tan fazlası sigortasızken, ülke genelinde de kayıtlı araçların önemli bölümünün zorunlu teminattan yoksun olduğu belirtiliyor. Resmî e-DAR verileri ise trafik kazalarının yüzde 22’sinde sigortasız araçların yer aldığını gösteriyor.

Daha sıkı denetimin Hindistan motor sigortası pazarında yeni prim üretimini desteklemesi beklenirken, sektörün teknik kârlılık tarafında farklı bir baskı bulunuyor. Motor üçüncü şahıs sigortalarında net hasar-prim oranı 2024 mali yılında yüzde 82 seviyesinde gerçekleşirken, yaklaşık 9,37 milyar dolarlık pazarın 2031’e kadar 15,83 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor [5].


Kaynaklar

[1] Sigorta Strateji – Moody’s Küresel Reasürans Görünümünü Durağan Tuttu

[2] Sigorta Strateji – İkincil Afet Risklerinde Sigortalı Kayıplar 100 Milyar Doları Aştı

[3] Sigorta Strateji – Sigortada 200 Milyar Dolarlık Yeni Fırsat: Yapay Zekâ ve Yenilenebilir Enerji

[4] Sigorta Strateji – Lloyd’s İran Savaşı Kaynaklı Sigortalı Kayıplarının 1,9 Milyar Dolara Ulaştığını Açıkladı

[5] Sigorta Strateji – Hindistan’da Sigortasız Araçlara Yakıt Verilmeyecek

Scroll to Top